MENÜ

Yemek.com

YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Vücudunuzda Omega-3 Eksikliği Olduğunu Anlamanızı Sağlayan 10 Mühim İpucu

https://chooselife.me/cold-hands-feet-can-serious-think/ | chooselife

Size özel ramazan sayfası hazırladık, şimdi şehrini seçerek devam et.

Yaşadığımız ya da yaşayacağımız sağlık sorunlarıyla ilgili vücudumuzu tanımamız aslında düşündüğünüzden çok daha önemli.

Çünkü vücudumuz aslında çoğu zaman bununla ilgili işaretler vermeye, işler ciddi boyutlara ulaşmadan önce bizi uyarmaya çalışıyor çoğu zaman.

Mesela her zaman nem dengesi yerinde olan cildiniz bir anda kurumaya başladıysa bilin ki aslında bir şeyler ters gidiyor. Tabii ki bunun nedeni yaşadığınız yeri değiştirmeniz, hava şartları, sıcaklık gibi dış etkenler de olabilir ama vücudunuz da bir şeylerin eksikliğini çekmeye başlamış olabilir.

İşte vücutta mutlaka yeteri miktarda bulunması gereken önemli maddelerden biri de omega-3 yağ asitleridir. Vücudun kendi kendine üretemeyeceği bu çoklu doymamış yağ asitlerinin eksikliği uzun süre devam ederse vücutta ciddi rahatsızlıklara neden olabilir.

Bu nedenle eğer aşağıdaki belirtilerden biri, birkaçı ya da hepsi sizde de varsa hemen bir doktora danışmalı, omega-3 başta olmak üzere vücudunuzda olması gereken tüm vitamin, mineral ve yağ asitleriyle ilgili gerekli ölçümleri yaptırmalısınız. Zaten doktorunuz sizi bu konuda doğru bir şekilde yönlendirecek, herhangi bir maddenin eksikliği söz konusuysa beslenme programından tutun da ilaç takviyesine dek ihtiyacınız olan tedavi yöntemlerini anlatacaktır diyor ve omega-3 eksikliğinin belirtilerini sıralamaya başlıyoruz.

Cildiniz kurumaya ya da sertleşmeye başladıysa...

Omega-3 yağ asitleri, tahmin edebileceğiniz gibi cildin nemlenmesini sağlamada oldukça yardımcı oluyor. Hal böyle olunca vücudumuzda ihtiyaç duyduğumuzdan çok daha az bulunması durumunda da cildimiz kuruyor. Eğer sizin de cildiniz eskiden hiç olmadığı kadar kurumaya ve hatta deriniz pul pul olup dökülmeye başladıysa omega-3 eksikliği çekiyor olabilirsiniz, bizden söylemesi.

Özellikle el ve ayaklarınız eskiden hiç olmadığı kadar çabuk üşüyorsa ve sürekli soğuksa...

Omega-3 yağ asitleri vücudun kendi sıcaklığını ayarlayabilmesinde düşünebileceğimizden çok daha önemli bir yol oynuyor. Cildimizin altında, vücudu dışarıdaki soğuk havadan izole etmeye yardımcı olan bu yağ asitlerinin eksikliğinde el ve ayaklar başta olmak üzere vücudun birçok yeri eskiden hiç olmadığı kadar soğuyabiliyor, üşüme hissi daha belirgin bir şekilde kendini gösteriyor.

Saç diplerinizde kurumalar oluşuyorsa ya da kepek sorunu ortaya çıktıysa...

Omega-3 yağ asitlerinin cildi nemlendirme özelliği saç derimiz için de geçerli tabii. Doğal olarak eksikliği durumunda saç diplerindeki deri de kuruyabiliyor, zaman içinde bu kepek sorununu da beraberinde getiriyor.

Saçlarınız daha kırılgan olduysa, çok dökülüyorsa ve hiç olmadığı kadar cansız durmaya başladıysa...

Saç diplerimizin tutunduğu deride oluşan kurumalar, belirli bir süre devam eder ve önlenmezse bu durum saç köklerinin de sağlığını etkiliyor ve saç dökülmeleri meydana geliyor. Bu durum biraz daha ilerlediğinde saçlarınız belki de bugüne dek hiç olmadığı kadar sağlıksız, cansız ve kırılgan bir hale gelebiliyor.

Bu nedenle eğer böyle bir sorunla karşılaşmaya başladıysanız mutlaka doktorun yolunu tutun ve gerekli ölçümleri yaptırın.

El ve ayak tırnaklarınız eskiden hiç olmadığı kadar çabuk kırılmaya başladıysa...

Omega-3 yağ asitleri, vücudumuzda bağışıklık sistemini güçlendirmekten tutun da cildi nemlendirmeye dek birçok işe yarasa da aslında dolaylı olarak sağladığı faydalar da oldukça fazla. Örneğin bu yağ asitleri birçok vitamin ve mineralin vücut tarafından emilimini kolaylaştırıyor, hızlandırıyor. Omega-3 eksikliği söz konusu olduğunda vücudumuz sadece bu yağ asitlerinden değil aynı zamanda birçok vitamin ve mineralden de mahrum kalabiliyor.

Hal böyle olunca minerallerin önemli bir rol oynadığı tırnak sağlığı bozuluyor, el ve ayak tırnakları çok daha kırılgan bir yapıya geçiyor.

Eskiden çok düzgün olan uyku düzeniniz bozulduysa...

Omega-3 yağ asitleri beynin fonksiyonlarını gerektiği şekilde yerine getirmesinde de etkisi olan maddelerdir. Özellikle vücuda enerji verme konusunda tam bir uzman sayılabilecek omega-3, ihtiyacımızdan daha az olduğunda uyku düzeninde bozukluklar kendini göstermeye başlayabilir.

Bu kimilerinde akşam yatağa geçer geçmez uyuyamama, saatlerce yatakta dönüp durma olarak kendini gösterirken kimilerinde sabahları uyanamama, zor uyanma olarak hissedilir. Elbette bu iki sorunu aynı anda yaşayan birçok insan da var bildiğiniz gibi.

Konsantrasyon sorunları yaşamaya başladıysanız, dikkat dağınıklığı yaşadığınızı fark ediyorsanız...

Omega-3'ün beynin sağlıkla çalışmaya devam etmesinde ne denli etkili olduğunu yukarıda söyledik. İşte bu durum, eksikliği söz konusu olduğunda da olumsuz bir etki yaratıyor ve beyin, bazı fonksiyonlarını yeteri kadar yerine getiremeyebiliyor.

Özellikle herhangi bir olaya veya konuya konsantre olamama çok yaygın olarak görülüyor. Eğer siz de son zamanlarda "Dikkatim dağıldı", "Odaklanamıyorum." gibi cümleleri sık sık kurmaya başladıysanız hemen bir doktora gidip gerekli ölçümleri yaptırın deriz.

Kendinizi sebepsizce üzgün, kırgın, endişeli ya da kızgın hissetmeye başladıysanız...

Omega-3 yağ asitlerinin eksikliği beyin fonksiyonlarını olumsuz etkilediği yetmezmiş gibi vücudu da enerjisiz bırakıyor. Uyku problemleri de ortaya çıkınca insan kendini gün içinde çok halsiz, kızgın, depresif ya da üzgün hissedebiliyor.

Eğer siz de bu aralar bir neden olmaksızın kendinizi depresif hissediyorsanız omega-3 eksikliği sorunu yaşıyor olabilirsiniz.

Görme bozuklukları baş göstermeye başladıysa ya da zaten var olan göz sorunlarınızda bir anda artma yaşandıysa...

Omega-3 yağ asitlerinin eksikliğinden göz sağlığı da çok etkileniyor. Gözlerde oluşan bozukluklar, var olan bozuklukların hızlı bir şekilde ilerlemesi, göz kuruluğu ya da yüksek göz basıncı gibi sorunlardan şikayetçiyseniz hiç vakit kaybetmeden doktorun yolunu tutmalı ve onun önerileri doğrultusunda hareket etmelisiniz.

Ve en önemlisi kalbinizle ilgili bir rahatsızlık hissediyorsanız...

Birçok diyetisyenin, beslenme uzmanının ve doktorun omega-3'ten mahrum kalmamamızı söylemesi boşuna değil yukarıda da gördüğünüz gibi. Ama belki de en ama en önemli nedenlerden biri de bu. Çünkü omega-3 yağ asitleri kanın pıhtılaşmasının, kanda plak oluşumunun, bu sayede de yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi sorunların, damar tıkanıklıklarının ve doğal olarak da kalp krizlerinin önüne geçmeye yardımcı oluyor.

Eksikliği ise yukarıda saydığımız tüm bu sorunların baş göstermesine neden oluyor. Kalbinizle ilgili en ufak bir rahatsızlık bile hissediyorsanız mutlaka ama mutlaka hiç vakit kaybetmeden ilgili alanda uzman doktorlarla görüşün, gerekli testleri, ölçümleri yaptırın, aman diyelim.

Önemli bir not: Eğer yaptırdığınız ölçümlerde omega-3'ünüzün eksik olduğu gibi bir durumla karşılaşırsanız her şeyden önce mutlaka doktorunuzun önerileri doğrultusunda hareket edin ve kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin. Beslenme programınızı değiştirmeniz gerekiyorsa bunu da yine bir diyetisyene ya da beslenme uzmanına danışarak yapın.

"Omega-3 bakımından zengin yiyecekler nelerdir?" onları da saymadan geçmeyelim tabii: Somon başta olmak üzere balıklar, balık yağı, keten tohumu, keten tohumu yağı, ceviz, kabak çekirdeği, kanola yağı, hardal yağı, kurutulmuş nane, karanfil, kekik, Brüksel lahanası başta olmak üzere lahanagiller, soya fasulyesi, soya yağı, avokado.

Editör

Yemek.com'u Youtube'da takip etmeyi unutmayın!

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0 yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?