Doğayı ve İnsanı Yaşatır: Yarım Bardak Suyun Önemi

Favorilerime
Ekle

Geçmiş ve gelecek arasında zaman; dünya içerisinde milyonlarca insanı barındırmış, kimisi yok oluşlara neden olmuş kimisi kurtuluşlara ama her biri yaşamak için tüketmiş ve çok azı kendinden sonrakileri düşünerek korumaya kollamaya çalışmış. Bunu amaç edinen insanlar ne güzel insanlar...

İçinde bulunduğumuz dünya tüketimin fazlasıyla arttığı, bireyin özellikle su ve gıda tüketimiyle alakalı bilinirliğin az olduğu ya da göz ardı ettiği bir yer. Umutlandırıcı durum ise bizlerin farkındalığa daha çabuk ve etkili bir şekilde ulaşabilmemiz. Bu yüzden korumaktan ziyade tüketmeye ve şimdiki dünyanın karanlık bir hal almasına neden olan geçmiş nesillere kızmaktansa; farkındalığımızı ve bilgi seviyemizi artırarak, önce kendimizi daha sonra bizden sonraki nesilleri eğiterek, suyu ve gıdayı korumanın önemini kavramamız gerekiyor.

suyun-onemi-9

Çoğumuzun çocukken ailelerimizden çeşitli öğütler alarak büyüdüğünü ve buna bağlı çevreye olan saygıya sahip olduğunu biliyorum. Ebeveynlerimizin öğütleriyle dişlerimizi fırçalarken suyu kapattık, boşa yanan ışıkları söndürdük. Peki, şimdilerde aramızdan kaç kişi en az israfla doğru bir şekilde bulaşık yıkamayı ya da bayatlamış ekmekleri değerlendirmenin yollarını veya çürümeye yüz tutmuş muzlarla neler yapılabileceğini biliyor?

“Başta su ve gıda olmak üzere çevreyi nasıl koruyabiliriz? Hem kendi hem de çocuklarımızın geleceğini güvence altına alabilmek adına neler yapabiliriz?” sorularını kendime sorarak cevaplar aramaya ve bu cevaplara bağlı olarak sizlere anlatmayı amaçladığım birkaç bölümlük bir seriye başlıyorum. Biraz olumsuz veya can sıkan bir konu olduğunun farkındayım ama artık bardağın dolu veya boş tarafına odaklanmayı bırakıp içindeki suyun ne olacağını düşünmeye başlamamızın vakti geldi. Bir tohumun yeşermesi için can mı olacak o su? Yoksa yorgun ve kurumuş bir boğazdan mı geçecek?

Su neden bu kadar önemli?

suyun-onemi-3

Hepimiz yaşam faaliyetlerimizi devam ettirebilmemiz için günlük yeterli su miktarımızı almamız gerektiğini biliyoruz. Peki, dünyada herkes yeterli suya ulaşabiliyor mu? Cevabı tahmin edebileceğiniz gibi “hayır”. Bunun elbette birçok nedeni var. Dünyaya dağıtılan özellikle tatlı suların geldiği yerde (Fiji) aslında pek çok kişi suya istediği gibi ulaşamıyor. İlerleyen yıllarda olası bir su kıtlığından sadece bu tarz fakir veya kurak ülkeler etkilenmeyecek. Ne yazık ki, her bir birey susuzluğa maruz kalacak. Bunların çeşitli nedenleri var ki bizim üzerinde duracağımız konular değil. Ama bunun arkasında yatan en etkin nedenin siyasi ve politik olduğunu bilmemiz gerek. Suyun ticarileştirilmiş ve özelleştirilmiş olması ne yazık ki pek çok kişinin en doğal hakkı olan içme suyuna ulaşmasına engel oluyor.

Bunu engelleyebilmemiz adında yapabileceğimiz bazı şeyler var. Sesimiz yettiğince insanlara anlatıp bu farkındalığı yayabiliriz veya suyu korunmasını temel alan birçok sosyal sorumluluk projesine katılabiliriz. Bunun dışında ise günlük hayatımızın içerisinde suyun önemini her daim olsun hatırlayarak faaliyetlerimizi devam ettirmeye ve suyu korumaya çalışabiliriz. İleride, evde başlattığımız suyu koruma çalışmalarından özellikle mutfakla alakalı olanlara değineceğim ama şunu unutmamız lazım ki geçmişte dişlerimizi fırçalarken ki bize öğretilen suyu kapama ve boşa harcamama öğüdünü bir sorumluluk olarak değil, kendimize ve çocuklarımızı bir zorunluluk olarak anlatmamız ve aşılamamız gerekiyor. Sorumluluklardan kaçabilir veya göz ardı edip unutabiliriz ama su gibi önemli ve yaşatan bir konuyu zorunluluk olarak ele alırsak her daim daha fazla dikkatli ve özverili davranırız.

Su ayak izini öğrenmek

suyun-onemi-4

Yapılan araştırmalara göre kişi başı günlük ortalama 2 litre su tüketiyoruz ama yıkadığımız bulaşıklar, tükettiğimiz yiyecekler, aldığımız kıyafetler ve boşa akan musluk sularını da işin içine katınca bu miktar günlük 200 litreye kadar buluyor. Ben size gastronomiyi temel alarak bazı farkındalıklar kazandırmaya amaçlasam da su ayak izine değinmeden geçemeyeceğim. Hayata dair kendi su tüketim farkındalığımızı arttırabilmemiz için yapabileceğimiz ilk şey, su ayak izimizi hesaplamak. Bu oldukça kolay, internette [3] ufak bir araştırmayla su ayak izinizi çabucak hesaplayabilirsiniz. Su ayak iziyle birlikte duşta geçirdiğiniz süreye, çamaşır ve bulaşık makinelerinizi çalıştırma sıklığına, mutfak musluklarınızı ne kadar kullandığınıza, kıyafet masraflarınızdan, günlük tükettiğiniz kahveye kadar pek çok alanda tükettiğiniz suyu öğrenebilirsiniz. Bunu öğrendikten sonra emin olun ne kadar israfta bulunduğumuzun farkına varıyoruz. Elbette farkına varmak tek başına bir anlam ifade etmiyor, önce kendimize daha sonraysa gelecek nesillerimizi düşünerek onlara daha dikkatli olacağımıza dair söz vermemiz lazım.

Mutfağımızda suyu korumak

suyun-onemi-8

Mutfaklarımızda suyu korumak için yapabileceğimiz ilk ve en önemli şey gıda israfını bitirmek. “Bir parça ekmeğin, bir tavuk butunun çöpe gitmesiyle suyun ne alakası var?” diye düşünebilirsiniz. Nasıl kendi bedenimizin yarısından fazlasını su oluşturuyorsa yediğimiz ve tükettiğimiz şeylerin yarısından fazlasını da su oluşturuyor. Ayrıca çöpe giden onlarca yemeğin üretimindeki tonlarca suyu düşünün. Bir parça ekmeği çöpe atmak aslına bakarsanız sadece bir parça ekmeği değil, tonlarca suyu temsil ediyor. Hazırladığımız yemekleri koruyarak ve bilinçli bir şekilde hazırlayarak tüketmek, suyu koruyabilmemiz adına mutfaklarımızda yapabileceğimiz en basit yöntem. Bunun en temel nedenin dünyadaki tatlı su kaynaklarının yüzde 70’i tarımda kullanılması [2]. Yani, gidip manavdan aldığımız her sebze ve meyve; toptancıdan ve marketlerden aldığımız her malzeme üretilirken tonlarca su kullanılıyor. Üstelik sadece tarım da değil!

suyun-onemi-7

Özellikle süt ve süt ürünlerinin elde edilebilmesi veya bir parça et için çiftliklerde besi hayvanlarının tonlarca litre su tüketmesi gerekiyor. Suyun o hayvanlar için de bir yaşama aracı olduğunu söyleyebiliriz ama kendi yaşamları için değil, bizler için kurulan bu çiftlikler ve fabrikalar, o hayvanların tükettiği sudan çok daha fazla su tüketiyor. Hayvanlardan elde edilen sütün, etin fabrikalara gitmesi, işlenmesi, paketlenmesi, tedarik zincirine bağlı olarak marketlere ve sofralarımıza geldiği her süreçte su israfı yapılıyor. Ayrıca yapılan diğer bir araştırmaya göre sebze ağırlıklı beslenme tercihi kişi başı su ayak izinin yarı yarıya indirdiğini gösteriyor. Elbette burada sizlere “vegan olun, vejetaryen olun!” demiyorum, bu kişilerin niye bu şekilde beslendiklerini anlamamız gerekiyor. Şunu da belirtelim, bu şekillerde beslenen her kişinin asla suyu israf etmediğini söylemek doğru olmaz ama yine de beslenmelerine bağlı olarak, et ve sütle beslenen insanlara nazaran suyu minimum şekilde israf ettiklerini söyleyebiliriz.

“Et ve süt ürünleri tüketen insanlar olarak ne yapabiliriz?” diye sorarsanız, bunun cevabı basit; gıda israfına mutfağımızda dur diyebilmek. Madem bir bardak süt, bir parça et soframıza gelirken tonlarca su harcanıyor, o zaman bunun değeri bilelim.

Peki, mutfağımızda sıklıkla tüketilen ürünler üretilirken tahmini kaç litre su harcanıyor? [1] Gelin, bazılarına bir göz atalım:

  • 1 dilim ekmek için 40 litre,
  • 1 fincan çay için 30 litre,
  • 1 paket patates cipsi için 185 litre,
  • 150 gram hamburger için (çiftlikten sofraya kadar) 2 bin 400 litre,
  • 1 kilo sığır eti için 15 bin 500 litre,
  • 1 adet portakal için 50 litre,
  • 75 gram peynir için 375 litre,
  • 1 bardak kahve için (karton bardakta) 208 litre,
  • 1 porsiyon pilav ise 150 litre

Tabi, bu harcanan su miktarların her zaman ayını değil. Yetişen ürünlerin, kurak bir yerde mi yoksa bol yağışlı bir yerde mi olduğuna göre ve yine ülkeye nereden ve nasıl geldiğine göre değişiyor.

Yapılan araştırmalara göre ise en az su tüketimi mevsimsel sebze üretiminde oluyor.

Su sizin için neyi ifade ediyor?

suyun-onemi-5

Şu an banyomuza gidip bir duş aldığımızda, elimizi yıkamak için musluğu açtığımızda veya sebzelerimizi temizlemek için suyu kullandığımızda akan suyun öneminin ne kadar farkındayız? Suyun ucuz veya ücretsiz bir kaynak olarak sunulması onun değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Hayatımızdaki en nadir ve değerli kaynak su aslında.

Evdeki, okuldaki, iş yerimizdeki; ailemizin yapısı, kültürel ve ekonomik etkinliklere göre su herkes için aynı anlama gelmiyor. Çevremiz, doğamız, hijyenimiz, sağlığımız ve üretkenlik için su her daim yaşamın içinde. Toplumdan topluma, coğrafyaya ve inançlara göre de su; kişilerin kendisi ve yaşam ile bağlantılarını kurmalarında oldukça önemli bir rol oynuyor. Çoğu toplum ve inanışta; saflığı ile barışı, akışkanlığı ile uyum ve dengeyi temsil ediyor.

Yine, coğrafyalara bakacak olursak, Afrika'nın kurak bir yerindeki biriyle, Hindistan'ın en çok yağmur alan yerinde bir kişinin suya bakış açısı aynı olaması biraz güç ama birbirlerinden bu kadar uzak olan o iki kişinin yaratılıştan gelen ihtiyaca bağlı olarak su, ortak bir amaca hizmet ediyor, o da: yaşam.

suyun-onemi-6

En zorlu koşullar altında en parlak fikirlerin ortaya çıktığını biliriz. Damla sulama gibi tarım için oldukça önemli olan bir tekniğin de Kenyalı genç bir bilgi teknoloji uzmanı tarafından tasarlandığını dile getirelim. Şimdiler de bu kişi ülkesinde gençlere ve çiftçilere bu tekniğe bağlı olarak suyu nasıl daha verimli kullanabileceklerini öğretiyor. Su onun için hem doğayı hem de insanı yaşatıyor.

Tüm bu anlattıklarımızdan yola çıkarak sürdürülebilir bir kalkınma, gelecek nesillerin yaşayacağı dünyamızı nispeten daha az yıpranmış bir yer olarak bırakabilmek için suyun değerini bilmek, ağzımıza attığımız her lokmada bunu hatırlayarak israftan uzak durmak ve günlük yaşamımızdaki her şeyi suya dayandırmamız gerekiyor.

Peki, su sizler için neyi ifade ediyor? Yorumlarda buluşalım

Kaynaklar: 1,2



Doyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?