MENÜ

Yemek.com

YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Dünyanın En Yaşlı Vücut Geliştiricisi Olan 82 Yaşındaki Babaannenin Gençlik Sırrı

http://ego-alterego.com/ernestine-shepherd-never-late/ | ego-alterego

O, 1936 doğumlu yani 81 yaşında olmasına rağmen yaşının en az yarısı kadar gösteren, düzgün fiziğiyle genç kızları kıskandıran bir kadın.

2010 yılında Guinness Rekorlar Kitabı'na "dünyanın en yaşlı kadın vücut geliştiricisi" olarak ismini yazdıran Ernestine Shepherd'dan bahsediyoruz.

Hala her gün egzersiz yapmaya devam eden 81 yaşındaki bu süper babaannenin hikayesi de beslenme sırları da çok acayip.

56 yaşında spora başlayan bir rekortmen

Guinness Rekorlar Kitabı tarafından "dünyanın en yaşlı kadın vücut geliştiricisi" ünvanını 2011 yılında Roma'da sahneye çıkarak alan ve adını tarihe yazdıran Ernestine Shepherd'ın bu mesleği seçmesinin hikayesi de aslında beklediğimizden çok farklı.

Zira Ernestine, 56 yaşındayken vücut geliştirme konusunda ilk adımlarını atıyor. O ana kadar "çikolatalı pasta yemeden duramayan ve tam bir abur cubur düşkünü" olarak bir lisede sekreterlik yapıyor. Ernestine Shepherd'ın kız kardeşi Velvet ile birlikte vücut geliştirmeye gönül vermesinin başlangıç noktası ise aslında çoğumuzun empati kurabileceği bir ana dayanıyor. Zira katılacakları bir etkinlikte bikini giymeleri gerekiyor ve iki kardeş o sıralarda vücutlarından ve oldukları kilodan hiç memnun değiller. Gidip bir spor salonuna yazılıyorlar ve o gün hayatları değişiyor.

İlk başta vücut geliştirmeye sempati duymaya başlayan kardeş Velvet oluyor. Ernestine ise biraz uzak duruyor, sebebi ağırlık kaldıra kaldıra vücudunun erkek vücuduna benzemeye başlayacağından endişe duyması. Ancak yarışmalara katılmaya başlayan kız kardeşinin başarılarıyla ve desteğiyle Ernestine de vücut geliştirme egzersizlerine başlıyor ve kardeşiyle birlikte omuz omuza çalışıyorlar.

Kardeşine verdiği sözü tuttu

Ancak sonra kader onları beklemediği yerden vuruyor. Velvet bir anda hastalanıyor ve beyin anevrizması geçiriyor. Ölmeden önce ise Ernestine'e iki söz verdiriyor: İlki diğerlerini motive etmeye devam etmesi, ikincisi dünya rekorlar kitabına girmesi.

Ernestine, çok sevdiği kardeşinin ölümünden sonra büyük bir depresyona giriyor ve panik atak krizleri geçirmeye başlıyor. Ancak kardeşine verdiği sözleri tutmak için yeniden ayağa kalkıyor ve her iki sözünü de kısa süre içinde yerine getiriyor.

Şöyle diyor Ernestine: "Her şeyden önce her sabah uyandığımda ve her gece uyumadan önce Tanrı'ya yaşamama izin verdiği için teşekkür ediyorum. Sonra mutlu olduğum için şükrediyorum. Sağlıklı beslenmeyi öğrendim. Depresyonum ve panik ataklar sayesinde kendimi toparlamam için her gün dışarı çıkıp yürümem gerektiğini öğrendim. İnsanlarla birlikte olmak ve onları sevmek beni kötü günlerimde ayakta tutan şeyler oldu."

Gelelim Ernestine'in gençlik ve beslenme sırlarına

Bugüne bugün 82 yaşında ve 60 yıldır evli olan Ernestine her akşam 10'da yatıyor ve sabaha karşı 2:30'da uyanıp yürüyüşe çıkıyor. Sonra 7:30 gibi spor salonunun yolunu tutuyor ve 11:30'a kadar spor yapıyor.

Her gün sadece 4 saat kadar az bir süre uyuyan süper babaanne her gün 6 öğün yemek yiyor diğer yandan da. Kahvaltıda çoğunlukla yulaf ezmesi, bir avuç kadar ceviz ve ezilmiş ananas yiyen Ernestine öğle yemeğinde haşlanmış patates, tavuk ve kuşkonmaz yemeyi tercih ediyor. Akşam yemeğinde ise esmer pirinçten yapılmış pilav, hindi ve taze fasulyeden oluşan menüyü ya da tatlı patates, ton balığı ve ıspanaktan oluşan alternatif menüsünü afiyetle mideye indiriyor. Bu öğünlerin arasında ise mutlaka yumurta beyazı içiyor.

Yumurta beyazı Ernestine için olmazsa olmazlardan biri. Çünkü şöyle diyor genç babaanne: "Sylvester Stallone benim rol modelim. Rocky'de hayatını yeniden düzene sokmak için yaptıkları ve yumurta beyazı içtiği sahneler bana hep ilham verdi. Bugün yumurta beyazı içiyorsam bu Rocky sayesinde."

Hayat enerjisini hiç kaybetmeyen Ernestine umarız daha uzun yıllar bizimle olur.

Editör

Yemek.com'u Youtube'da takip etmeyi unutmayın!

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0 yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?