İsmiyle Dikkat Çeken Yöresel Lezzetlerimizden Analı Kızlının Ortaya Çıkış Hikayesi

yemek.com
Zeynep Çetin
Yemek yemediğim zamanları, ne yiyeceğimi düşünerek değerlendiririm.
Zeynep Çetin
254027 takipçi2080 içerik

Sıkça Yenen Konular

Öznur Doğan
Temmuz 10, 2015
Zeynep Çetin
Ekim 14, 2016
YENİ
5
Sütaş
Ekim 22
15 dakika
Yemek.com
Ekim 9

Adana başta olmak üzere Malatya'dan Gaziantep'e, Kahramanmaraş'tan Diyarbakır'a, ülkemizin hemen her yerinde sofrada kendine yer bulan bir lezzetin, analı kızlının hikayesine ortak olacağız bu kez.

Kimilerinin yemek, kimilerinin çorba dediği ama bildiğimiz tüm yemek ve çorbalardan çok daha doyurucu, farklı ve nefis bir tarife sahip analı kızlı, adını ilk kez duyanlar için oldukça şaşırtıcı bir lezzet olabiliyor. İnsan "Bu isim nasıl ortaya çıktı acaba" diye düşünmeden edemiyor. Aynı düşüncenin peşinde yollara düşüp analı kızlının hikayesini araştırmaya başladığımızda ise karşımıza rivayetlere dayalı birçok farklı hikaye çıkıyor.

İşte o hikayelerin en çok bilinenlerini birlikte öğrenelim dedik, analı kızlı nasıl ortaya çıkmış anlatalım istedik. Buyursunlar...

Analı kızlının bugünlere dek gelmesini sağlayan ortaya çıkış hikayesi

Yöresel lezzetlerimizin en sevilenlerinden biri olduğu için analı kızlı, aslında pek çok yörede ufak farklılıklarla da olsa yapılan bir yemek. Bu özelliği de yıllar boyunca hakkında birçok farklı rivayet oluşmasına sebep olmuş. Kimilerine göre bu hikayede analı kızlıya adını veren Hatice (Hatçe) Ana, kimilerine göreyse Suzi Ana isimli bir kadın. İsimler anlatılan yöreye göre değişse de öyküsü ortak:

Vaktizamanında toplam 7 erkek çocuğu olan bir annenin hikayesi bu. Yedi erkek çocuğu olan ancak hep bir kız çocuğu olsun isteyen genç anne, Allah'a bunun için sürekli dua ediyormuş. Gün gelmiş, yedi oğlan annesi bu kadının bir kız çocuğu olmuş. Sevinci katlanan genç kadın, kız çocuğunu pamuklara sararak büyütmüş, ona hep gözü gibi bakmış. Gel zaman git zaman kızı büyüyüp evlenme çağına gelmiş. Ancak annesi kızını istemeye gelen herkesi bir bahane bularak reddetmiş, kızının kendisinden uzaklara gitmesine gönlü bir türlü razı olmamış.

Fakat bir gün kızı bir gence aşık olmuş ve onunla birlikte kaçmış. Kızının onu terk ettiğini düşünen annesi ise üzüntüden yataklara düşmüş. Kısa süre içinde annesinin çok hasta olduğunu öğrenen kızı, eşiyle birlikte annesinin elini öpmek üzere yollara düşmüş. Kızının tekrar eve dönmüş olduğunu görünce onları affeden ve yeniden sağlığına kavuşan annesi de sevincini paylaşmak için bir ziyafet düzenlemeye karar vermiş. Bu ziyafet için ise elleriyle özel bir yemek hazırlamış. Kimi kaynaklara göre 7 gün 7 gece, kimi kaynaklara göre de 40 gün 40 gece boyunca süren ziyafette tüm ahali kızına düşkün bu annenin ellerinden çıkan özel yemeği doyasıya yemiş ve çok beğenmiş. İşte bugün analı kızlı olarak andığımız lezzet böyle ortaya çıkmış.

anali-kizli-hikayesi-1

Rivayetlere dayalı bir başka hikaye ise şöyle: Bir anne yemek hazırlarken küçük kızı da gözünün önünde olsun, başına bir kaza gelmesin diye onu da hep mutfakta yanında oturturmuş. İçli köfte hazırladığı bir gün minik kızı da oyalansın diye bulgurlu harçtan önüne oynaması için koymuş. Annesini içli köfte hazırlarken gören minik kız da onu taklit ederek hamurları yuvarlamaya başlamış. Bunun üzerine anne de hep kendi yaptıklarını hem de kızının yuvarladığı minik bulgur toplarını hep birlikte pişirmiş. İşte böylece analı kızlı yemeğinin temelleri atılmış.

Adana mutfağının en özel tariflerinden biri olarak görülen, ünü çoktan Adana sınırlarını aşmış olan analı kızlının ortaya çıkış hikayeleri işte böyle. Bugün de severek yediğimiz analı kızlı yemeğinin içinde bulunan büyük, içi kıymalı köftelerin anneyi, küçük köfte ve nohutların ise kızı temsil ettiğini ise bilmeyen yok desek yeri.

Son olarak, bu kadar çok söz etmişken şöyle tam kıvamında nefis bir tarifini vermeden de geçmek olmaz. En yakın zamanda bu lezzeti denemek isteyenleri hemen bu tarifimize doğru alabiliriz: Analı Kızlı Tarifi

Youtube

Yemek.com'u Youtube'da takip etmeyi unutmayın!

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?