Hayat, böyle ıslak tuvalet terliğine basmak gibi, ayak serçe parmağını sehpaya vurmak gibi, duş alırken suların kesilmesi gibi, yağmur yağarken yanından geçen arabanın seni ıslatması gibi yerlere batası, yaşamaktan soğutası anlarla doludur. Yaşarsın, hayatını sonsuza kadar etkilemez ama o an yaşadığın mutsuzluğu da anlatacak kelimeler bulamazsın.
Aşağıda da bu yukarıda tasvir etmeye çalıştığımız anların yemekli sahneleri var.
Not: Fotoğrafların ve fikrin babası, nicedir aramızda görünmeyen, Twitter'ın en eğlenceli hesaplarından heveskıran'dır. Bu yazı aracılığıyla fikrine sağlık demiş olalım.
Çayın ayarını tutturamayıp tüpsüz dalış yapmasına neden olduğumuz çay kaşığı
Kendini belediyenin açtığı çukura düşmüş gibi hisseden pipet
Zıplasa çıkacakmış gibi.
Süte ya da çaya değer değmez ikiye bölünen bisküvi...
Onu bile başaramayan bisküvi
O parçalandıkça bizim de içimizi parçalayan üzerine çay dökülmüş kesme şeker
Bıçakla kesmeye çalışırken, içimizi cız ettiren o sesi duymak zorunda bırakacak kapak
Ve yine her zamanki gibi bomboş olan buzdolabı
İçinden bir çay kaşığı kadar çikolata çıkmayan Nutella kavanozu
Girdiği kabı çok yanlış anlayıp sahanda yumurta olmaya çalışan rafadan kardeşler
İnsanın içinden bir şeyler kopartan çikolatasını kapakta bırakan donut
Üzerine az biraz reçel bile süremeyeceğiniz delikli ekmek dilimi

Atsan atılmaz satsan satılmaz tatlıya düşen çatal























Yorumlar
0