Isparta'da Kabune Pilavı adeta bir efsanenin başlangıcıyla anılır. Gelinlerle kaynanalar, günlük telaşları bitirir bitirmez kendilerini sokaklara bırakır; mahallelerini dolaşır, yaşamın akışına kapılır. Akşam olunca yorgun adımlarıyla evlerine dönerler, ancak karşılarında evin beylerinin açlıkla homurdanmasını bulurlar. Gelin, kaynanasına bir göz kırpıp 'onları sen oyalasana' der, hemen mutfağa geçer. Ellerindeki malzemelerle bir mucizeye imza atar: Dünden kalan etli nohut ve bulduğu malzemelerle bir pilav hazırlar. Üzerine mis gibi tereyağında kavrulmuş soğanları ekler, harmanlar. Sofraya götürdüğünde kaynana şaşkınlıkla sorar: 'Ka' bu ne?' ve zamanla bu soru, yemeğin adı olur: Kabune Pilavı.
nihalakpynar
nihatdebre
Banu Alabaşoğlu