TARİF / YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Kimsin Sen: Yemek.com İçerik Uzmanı Zeynep'i Tanıyalım

yemek.com
Boyum ocağa yetişmeden yemek yapmaya başlamışım. Hala yetişmiyor.

Sıkça Yenen Konular

Pek bir yemek aşığı, pek bir -ayıptır söylemesi- tatlı ekibimizi tanıttığımız ''Kimsin Sen'', yedinci bölümü ile kaldığı yerden devam ediyor.

Biliyorsunuzdur artık sizler de. Yemek.com için ''yemek'' kelimesinin anlamı bambaşka. Simge ve Cemre gibi yemek yaparak mutlu olanımız da var, Tugay gibi günde bir öğün çiğ köfte yemeden duramayanımız da... Emre gibi dünya mutfaklarının piri, Duygu gibi gerçek bir ocak başı insanı, Ekin gibi dürüm aşkıyla kedisinin adını ''Dürüm'' koyanımız da...

Bu hafta konuğumuz ise, yemekleri ve yazmayı hayatının anlamı ile bir tutan biricik, tatlı mı tatlı içerik uzmanımız Zeynep Çetin.

Alın çayınızı, kahvenizi bu keyifle sohbete siz de ortak olun. Az kalsın unutuyorduk, Yemek.com hakkında tüm merak ettiklerinize bize yorum olarak bırakın. Yerinize seve seve sorarız.

Buyurunuz.

Hoşgeldin Zeynep. Hadi klasik bir başlangıç yapalım. Kimsin sen, ne yer, ne içersin?

zeynep-kimdir-yemekcom

Bir saniye ya heyecan yaptım ben. İnsanın kendini anlatması zor. Tamam başlıyorum.

Zeynep ben. 24 yaşındayım. Tekirdağ'da doğup büyüdüm. İstanbul'da yaşayan ablamın yanına gide gele bir İstanbul sevdasına kapıldım ki sormayın. Hal böyle olunca üniversite tercihlerimde de ilk sırada İstanbul yer aldı. Sonunda kendimi burada buldum. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Bankacılıktan tut, insan kaynaklarına kadar farklı sektörleri staj yaparak ve çalışarak gördükten sonra asıl tutkumun peşinden gittim. 15 Şubat'tan bu yana Yemek.com'un içerik uzmanıyım.

Hamburger yemeden yaşayamayan, yazmadan duramayan, film ve dizi izlemeden yapamayan bir insanım.

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olup nasıl karar verdin içerik uzmanı olmaya?

zeynep-kimdir-yemekcom-4

Biraz zorlu ve uzun bir süreç oldu aslında.

Kendimi bildim bileli sözel şeylerle inanılmaz ilgiliydim. Kitap okuyordum, yazıyordum, kitap okuyordum, biraz daha yazıyordum (böyle söyleyince çok klasik oluyor haha). Lisede bu durum daha da belirgin bir hal aldı tabii. O zamanlar en sevdiğim dersin Edebiyat olduğunu söylememe gerek bile yok sanırım.

Bu arada Edebiyat derslerini çok seviyordum ama sayısala karşı da boş değildim hani (haha). O zamanlar bizim "eşit ağırlık" dediğimiz, Türkçe-Matematik temelli bir bölümde okuyordum. Üniversite tercihlerimde de bu durum etkili oldu. Hava atmak gibi olmasın ama puanım istediğim hemen her bölüme yetiyordu, ben de Boğaziçi Siyaset'i seçtim.

Tabii bölüme girince "Ay yok yapamayacağım ben bu işi." dedim ve bunun üzerine ileride nasıl bir işte çalışmam gerektiğiyle ilgili adımlar atmam gerektiğini fark ettim. Bu yüzden öğrencilik yıllarımda birçok farklı sektörü tanımaya çalıştım. Önce kendimi bir bankada stajyer olarak buldum, yazmayı seven insanın bankada ne işi var değil mi? Sevmedim haliyle. Daha sonra "Neymiş bu insan kaynakları?" diyerek attım kendimi o tarafa. Yok, aradığım şey bu da değildi. Yolum nihayet bir gazeteye düştü, orada staj yapınca aradığım mutluluğu buldum. Yazmalıydım. Anlayacağın bütün üniversite yıllarımı staj yaparak, ne yapacağımı arayarak geçirdim. Mezun olur olmaz da ilk tam zamanlı iş deneyimim bir dergi ile oldu.

Yaklaşık 1 yıl sonra da kendimi Yemek.com içerik uzmanı koltuğunda buldum. Pek de iyi, pek de güzel oldu.

Nasıl bir duygu Yemek.com'un içerik uzmanı olmak? Kilo aldırıyormuş diyorlar.

Hiç sorma. Yemek.com'da çalışan herkes gibi kilo haneme +2 ekledim bile. Tüm gün yemeklerle içli dışlıyız. Sürekli yemek görünce kayıtsız kalmak imkansız hale geliyor. ''Ye'' listelerimiz yok mu? İşte onları yazarken karnımdan nasıl gurultuların yükseldiğini bir ben bilirim.

Gecenin bir yarısı Yemek.com Instagram hesabından paylaştığım ve takipçilerimizden azıcık azar yediğim #yemekcomladelirmeceler ve #yanalım görsellerimiz de nasıl yemek düşkünü olduğumun kanıtı sanırım.

Kısacası Yemek.com'da çalışmak mutluluk verici diyebilirim. Burada hepimiz tutkuyla bağlı olduğumuz işi yapıyoruz, güpgüzel bir ekibiz.

İki lafından biri yemek. Nereden geliyor Zeynep bu yemek aşkı? Kazana mı düştün acaba küçükken?

zeynep-kimdir-yemekcom-5

Teyzem bana ben daha 40 günlükken elma püresi yedirmiş. Annem, aslında birçoğumuzun annesinin olduğu gibi ben küçükken sürekli "Ekmeksiz ye ama ye, bak bitsin o tabaktakiler" diye diye yemek yedirirdi. Normaldir böyle olmam. Midye dolma hariç her türlü yemeği yiyebilirim. Öyle "Ben bamya yemem, ne taze fasulye mi var yemekte?" gibi şeylerim hiç olmadı.

Yemek yemeye bu kadar düşkün bir insanın mutfakla da arası iyidir şimdi...

Yok be Cemre. Mutfağa yemek yemek için giriyorum genel olarak. Ama bir mantarlı kremalı makarna yapıyorum ki dillere destan. Bak o konuda çok iddialıyım. Yemek.com'la birlikte daha çok mutfağa girmeye başladım aslında. Özellikle şu sıralar hafta sonlarını pancake'siz geçiremez hale geldim desem yeri. İçimde bir yetenek var aslında ama kullanmıyorum bence (haha).

Mesai saatlerin dışında neler yaparsın Zeynep? Biraz da onu anlat.

zeynep-kimdir-yemekcom-2

Hafta içleri işten çıkınca koşa koşa eve gidiyorum. Evde yemek yapmadığımdan reklam yapmak gibi olacak ama çoğunlukla Yemeksepeti'ni açıp güzel bir yemek sipariş ediyorum. Aaa, bak hatta bugün evde hamburger günü. Bugün hamburger sipariş edeceğim. Ardından Bates Motel ya da The Office'den bir bölüm açıp keyif yapıyorum.

Hafta sonları biraz daha hareketli geçiyor tabii. Arkadaşlarımla buluşuyorum, hava durumuna göre yaptığımız etkinlik şekil değiştirse de temelde yemek ve sohbet odaklı oluyor çoğu.

Bazı ritüellerim de yok değil. Mesela Taksim Kumbara'yı çok severim. Ev gibi, sıcak, samimi bir mekan. Ama oraya biriyle gidince bir garip hissediyorum. Kendi kendime vakit geçirmeyi daha çok tercih ediyorum orada. Bir gün 8 saat oturup kitap okumuşluğum var, öyle diyeyim.

Bunun dışında kahveyi çok sevdiğimizden erkek arkadaşımla birlikte farklı kafeleri ve farklı kahveleri keşfetmeyi seviyoruz. Bir kafe önerisi nedeniyle hafta sonu kalkıp İzmit'e gitmişliğimiz bile var.

Keşif dedin madem soralım. Nereye gitmeli ve neler yemeliyiz?

Hamburger yemek için Virginia Angus'a gidin derim (bkz: 2015'in en iyi hamburgercileri. İkinci favorim ise Kadıköy'de Wanted. Yemelere doyamıyorum. Hala gitmeyeniniz varsa bir koşu uğrasın, yerime de bir hamburger yesin. Kahve içmek için Karaköy Coffee Sapiens ve Bebek dolaylarındaki Cup of Joy (bkz: İstanbul'daki en iyi üçüncü dalga kahveciler) favorim tahmin edebileceğin gibi.

Sonlara yaklaşıyoruz. Duyduk ki Zeynep'in çok büyük bir hayali varmış. Bahsetsene biraz...

zeynep-kimdir-yemekcom-1

Hemen bahsedeyim. Ya benim azıcık üşengeç bir yapım var. Tabii öğrencilik yıllarımı hep stajyerlikle geçirince, "Çok geç uyandığım bir işim olsa..." diye hayallere dalıyordum kendi kendime. Bizim okulun oralarda bundan birkaç yıl öncesine kadar bir elin 5 parmağını geçmeyecek kadar az kafe ve özellikle kahveci vardı. Tabii şimdi pıtır pıtır bir sürü kafe açıldı (bkz: Boğaziçi Üniversitesi mekanları). O zamanlar o mekanlar da pek bir pahalıydı.

Hayalim öğrencileri mutlu edecek, final, vize zamanlarında yüzlerini güldürecek, rahat edebilecekleri bir mekan açmak. Benim jenerasyonumdan olan beyaz yakalı birçok insan gibi aslında, çok da farklı bir hayal değil. Şöyle sürpriz hediyelerimiz, kuponlarımız olsun, çocuklar çok para harcamadan keyifli zaman geçirsin istiyorum. Ne zaman olur bilmiyorum ama günün birinde mutlaka bir kafe açmayı hayal ediyorum.

Vee son sorumuz geliyor. Yemek.com'u bir filme ya da bir diziye benzetecek olsan bu ne olurdu?

Kesinlikle Friends. Monica gibi yemek yapanından Joey gibi bol bol yiyenine, ekipte yok yok. Aynı zamanda da bir o kadar neşeli, samimi bir ortam. Sizi de en az Friends sevdiğim kadar seviyorum desem yeri.

Minnoş not: Biz de seni çok seviyoruz Zeynep.

Youtube

Yemek.com'u Youtube'da takip etmeyi unutmayın!

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0 yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?