Yemek.com

Gizemli Tarihi ve Enfes Tarifleriyle Mutfaklara Ege Esintileri Getiren Damla Sakızı

damla-sakizi

Mis gibi kokan muhallebilerle sevdik ilk kez onu. Tencerenin dibinde kalmış, hafif yanık muhallebiyi yerken yüzümüzde oluşan gülümseme diye bir gerçek var çoğumuz için. Yaz gelip, ada yolları göründüğünde burnumuza sakızlı kurabiye kokuları çalınırdı. Ada demek sakız kokulu kurabiyeler, yemekler demekti. Ada demek, sakız demekti. Keyifli sohbetlerimizin tam ortasında ''Bir damla sakızlı Türk kahvesi rica edeceğim. Orta olsun.'' der ve fallarımızı kapatırdık.

İşte böyle mis kokulu izleri var hafızamızda damla sakızının. Böylesine sevilen ve hayatımızın içinde olan, böylesine mutfağımızın içinde bir aromanın derinliklerine indiğimizde birbirinden ilginç hikayeleriyle ve çoğu kişinin haberdar bile olmadığı faydalarıyla karşılaştık. Geleneklerimize işlemiş damla sakızının hikayesini sizlerle de paylaşmak istedik.

Hazırsanız, başlıyoruz.

Mis kokulu tarih: Sakız ağacının hikayesi

sakiz-agaci-hikayeleri

Damla sakızından bahsetmeden önce sakız ağacına değinelim istiyoruz. Sakız ağacıyla ilgili birçok rivayet olduğu söyleniyor. Mitolojiye göre; sakız ağaçları daima yeşil kaldığı için, şifasına inanılır, ölümsüz olduğu düşünülürmüş. Bu nedenle sakız ağaçlarına dokunmak oldukça büyük cezaları da beraberinde getirirmiş. Şifa kaynağı olarak görülen sakız ağacı öylesine güzel ve değer verilen bir konumdaymış ki Sakız Adası’nda çok güzel kadınlara ''sakız gibi kadın'' derlermiş. Damla sakızının ise Tanrı’nın gözyaşları olduğuna inanıyor, koruyup zarar vereni de cezalandırıyorlarmış.

Rivayete göre, Cenevizliler zamanında sakız reçinesi çalmak demek, hayatını gözden çıkarmakla eş değermiş. 7 kiloya kadar sakız reçinesi çalanların burun ve kulakları kesilirmiş. 25- 50 kilo arasında çalan kişilerin ise bir el veya bacağı kesilir, bir gözünü kaybederlermiş. 50 kilodan fazla çalınması durumunda ise idam cezası verilirmiş. Böylesine kıymetliymiş sakız ağacı ve reçinesi.

1560’da Türkler Sakız Adası'nı ele geçirmiş ve sakızın parlak dönemi hız kesmeden devam etmiş. Damla sakızı, Osmanlı mutfağına girmiş, yemeklerine, tatlılarına tat vermiş. Yapılan tarih araştırmalarına göre; bu dönemde özellikle doğal sakız reçinesi üreten köyler, Sakız Adası'nın diğer köylerine göre daha da zenginleşmişler. Hal böyle olunca ağaçlar koruma altına alınmış ve üreticiler vergi vermeden üretimlerine devam etmiş.

Uzun yıllar bu şekilde korunan sakız ağaçları, tahribatlar, yangınlar, yaşadığı tarihsel değişimler nedeniyle ne yazık ki değerini yitiriyor. Günümüzde Sakız Adası'nda yetiştirilmeye devam edilen sakız ağacına, Alaçatı, Çeşme, Muğla, Marmaris dolaylarında da sıkça rastlanıyor.

Sakız ağacının tüm bunların dışında oldukça kıymetli bir hediyesi var bize. Damla sakızı... Aktarlarda el yakan fiyatı ile bildiğimiz damla sakızının bu denli değerli olmasının birçok nedeni var. Nelermiş bunlar dediğinizi duyar gibiyiz. Şuradan buyurun.

Aslında reçineymiş: Damla sakızı nasıl elde edilir?

damla-sakizi-nasil-elde-edilir

Başlıyoruz gücünü sakız ağacından alan, güneşin ışıklarıyla serüvenini tamamlayan damla sakızını anlatmaya. Damla sakızı, sakız ağacının gövdesinde bulunan bir reçine, bir tür sıvı. Reçine demişken onu da anlatmadan olmaz.
Ağaçlar, tıpkı insanlar ve doğadaki diğer canlılar gibi kendilerini korumak için savunma mekanizması geliştiriyor. Bu savunma mekanizmasının ismi ''reçine''. Reçine, sıvı ya da katı halde bulunabiliyor. Damla sakızı da, sakız ağacının reçinesinin katılaşması sonucunda ortaya çıkıyor.

Süreç ise oldukça zorlu ve uzun zaman alan bir süreç. Eylül ya da Ekim ayı geldiğinde sakız ağaçlarının gövdelerindeki kabuklar sıyrılıyor. Ağacın gövdesinde özel aletlerle minik yarıklar açılıyor. Böylelikle reçinesinin ortaya çıkması sağlanıyor. Ortaya çıkan reçine, toplanıyor. Belli işlemlerden geçtikten sonra güneşin ışıklarına teslim ediliyor. Reçine kurumaya başlıyor. Ağacın içinden sıvı bir halde çıkan reçine, katılaşıp, kristalleşiyor. Üzerine yapışan tüm maddeler temizleniyor.

Vee mutlu son.

Bu meşakkatli sürecin sonunda damla sakızları elde edilmiş oluyor. Sakız ağacının bize minik hediyeleri bu şekilde ortaya çıkıyor.

Pek bir faydalı gördük seni: Damla sakızının yararları

damla-sakizi

Siz bakmayın onun öyle minicik olduğuna. Boyutlarından büyük faydaları var damla sakızının. Mesela;

- Mide rahatsızlığı çekenlerin (özellikle reflü ve gastrit) şikayetlerini azaltır. Sabahları birkaç saat damla sakızı çiğneyerek ya da sütünüzün içine damla sakızını ezip, koyarak tüketebilirsiniz.

- Şikayetlerinizi azaltmak için damla sakızı toz haline getirip, bir kaşık balla karıştırarak tüketebilirsiniz.

- Antiseptik özelliğe sahiptir. Bu nedenle birçok ilacın içinde de kullanılır.

- Diş sağlığına büyük katkı sağlar. Diş kanamalarını azaltır, dişlerin daha sağlıklı ve beyaz olmasına destek olur. Diş etlerini güçlendirir.

- Ağız kokularını geçirmede etkisi büyüktür. Çiğneyeceğiniz damla sakızı, ağzınızdaki kokuları geçirmeye yardımcı olur.

- İdrar söktürücü etkisi bulunur, böbrekler üzerindeki baskının azalmasına destek olur.

- Hipertansiyon, öksürük ve sarılık tedavisinde de damla sakızı etkin bir şekilde kullanılır.

- Bronşları açar, göğsü yumuşatır. Astım gibi solunum yolu rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.

- Kokusu ile zihni açar.

- Birçok krem ve şampuanın içinde kullanılarak cildin güzelleşmesine, saçların daha sağlıklı olmasına katkı sağlar.

Diş macununun içinde bile var: Damla sakızı nerelerde kullanılır?

damla-sakizi-kullanim-alanlari

Yararlarıyla ''Ona da mı yarıyormuş?'' dedirten damla sakızının siz bir de kullanım alanlarını duyun. İlk kullanım alanı en bilineni tabii. Mutfaklarımız. Mutfaklarımıza Ege esintileri getiren damla sakızı, ezilerek tatlıların, yemeklerin, keklerin ve pastaların içine konuluyor. Aynı zamanda macunu ve reçeli de yapılıyor. Bu şekilde de yemeklerimizin, tatlılarımızın içine misler gibi giriyor. Başta kahve olmak üzere birçok içeceğin içinde aroma verici olarak kullanılıyor.

Kozmetik sektöründe de sık sık kullanılıyor damla sakızı. Güzel kokusu ile sabunların ana malzemelerinden biri oluyor. Parfümlerin tatlı notalarını vurgulamak için damla sakızından ya da damla sakızı yağından yardım alınıyor. Organik şampuanların içine giriyor. Say say bitiremediğimiz faydalarını, cildimizde ve saçlarımızda da gösteriyor.

Küf kokusunu gidermekte de etkin rol oynuyor kendileri. Sirkeli su ile temizlediğiniz dolaplarınızın içine pamuğa sarılı bir damla sakızı ya da vanilya koyduğunuzda birkaç gün içinde küf kokusundan kurtulmanıza yardımcı oluyor.

İlaç sanayinde de rastlıyoruz damla sakızına. Özellikle mide ilaçlarının içinde kullanıldığı söyleniyor. Her sabah, her akşam dişlerimizi temizlemek için elimizin gittiği diş macunlarının içinde de damla sakızı var. Antiseptik özelliğe sahip olduğu için birçok diş macunun içinde damla sakızı kullanılıyor. Farklı farklı kullanım alanlarıyla bir kez daha hayran kaldık damla sakızına.

Var ol damla sakızı.

Mis gibi ada kokar: Damla sakızlı tarifler

Doğanın ''Alın şu güzelliği mis gibi kullanın.'' diyerek bize armağan ettiği damla sakızının her şeyini bir güzel inceledik sizlerle. Hikayelerine tanık olduk. Yararlarını duyunca biz kez daha gönlümüze taht kurdu. Ama daha bitmedi. Şimdi sıcacık adalara, sakız ağaçlarının gölgesine ışınlanma vakti. Bir koşu evinizin mutfağına alalım sizi. Damla sakızlı tariflerle Ege kıyılarına gidip, keyif süreceğiz çünkü.

Damla sakızı, muhallebisinden yemeğine, kurabiyesinden reçeline kadar birçok tarife tadı ve kokusuyla eşlik ediyor. Hele ki söz konusu sütlü tatlılar ve kurabiyelerse... Mütevaziliği elden bırakalım. Verdiği koku, kıvam ve tatla bizce gayet iddialı. Malzemeler hazırsa çıkabileceğiniz en mis kokulu yolculuğa en önden biletiniz var. Yeriniz hazır, buyursunlar.

Seni hep öyle görelim: Damla sakızlı kurabiye

Onun en çok yakıştığı tariflerin başında hiç şüphesiz damla sakızlı kurabiye geliyor. Yumuşacık, bol tereyağlı bir hamuru olan damla sakızlı kurabiye, henüz pişme aşamasındayken içimizi huzurla doldurmaya yetiyor.

Yanına demli bir çayla yenmeye başladığında ''Sevgili damla sakızı, seni hep kurabiye olarak görmek istiyoruz.'' dedirtiyor: Damla sakızlı kurabiye tarifi

İkinci sıra onun: Damla sakızlı muhallebi

Süt, un ve şekerin bilinen en klasik birlikteliği olan muhallebi, içine damla sakızının girmesiyle adeta boyut atlıyor.

Minik mucizemiz, muhallebinin kıvamını toparlıyor, tadına tat katıyor. Siz marketten alınan hazır pudingleri boşverin. Eşe, dosta, çocuğunuza, sevdiğinize ev yapımı damla sakızlı muhallebiler armağan edin.

Tarifini de şuraya bırakıyoruz: Damla sakızlı muhallebi tarifi

Damla sakızsız olmaz: Dondurma

Yaz sıcağının kapımıza dayandığı günlerde en güzel kaçış yolumuzdu dondurma. Çocukken cebimizdeki bozukluklara göre birkaç top yediğimiz sütlü dondurmaların tadını çok az şeye değişirdik. Büyüdükçe de kurallarımız değişmedi. Dondurma hala başımızın tacı. İçine damla sakızı girince daha bir şahanedir kendileri.

Şimdi onu evde deneme zamanı: Dondurma tarifi

Zıt kutuplar birbirini çeker: Sakızlı lorlu incir tatlısı

Tatlıyla tuzlu bir arada nasıl mı gider? Seve seve anlatıyoruz. Lorun hafif tuzlu tadının, sütte bekletilerek yumuşatılan incirlerle buluştuğunu hayal edin. Bununla kalmayıp, bol sakızın, bademin, nanenin işin içine girdiğini düşünün. Mini mini lezzet patlamaları garanti olmaz mıydı?

Hayal de kalmasın, gerçek olsun diye tarifini veriyoruz: Sakızlı lorlu incir tatlısı tarifi

Ege düşleri: Damla sakızlı ahtapot

Fotoğraf: Müjde Çapraz

Fotoğraf: Müjde Çapraz

Gün batımına karşı kurulmuş minik bir sofra... Sofranızda Ege’nin hafif mi hafif mezeleri var. Hoş sohbetiniz var, sevdikleriniz var. Huzurunuzun orada, ağzınızın tadı yerinde. Mis kokusu ve tadıyla bir eşlikçiniz daha var. O da damla sakızlı ahtapot.

Evi, Ege kasabasına çevirmek için: Damla sakızlı ahtapot tarifi

Ağzınıza layık: Sultan lokumu

Yok, yok. Bu öyle bildiğiniz uzun uzun uğraşmalı, bol pudra şekerli lokumlardan değil. Saray eşrafını dahi kıskandıracak yumuşaklıkta, daha hafif, daha lezzetli... En sevdiğiniz muhallebiyi, damla sakızıyla buluşturun. Oldu bu iş. Ağızlar tatlı, yüzler gülüyor.

Gelenekselin en pratik hali için: Sultan lokumu tarifi

Damla sakızı sponsorluğunda: Baharatlı domates reçeli

Domates Reçeli Tarifi

Domates Reçeli Tarifi

Şaşırmayın. Domatesin bile reçeli olur. Hem de bal gibi olur, afiyet olur. İçine minik bir damla sakızı attınız mı, tadına şiirler bile yazarsınız.

Ev halkını kendinize hayran bırakmak için tarifimiz belli: Baharatlı domates reçeli tarifi

Minnoş not ve kamu spotu: Tüm yazı boyunca sakız ağacının ve damla sakızının ne kadar kıymetli olduğunu da paylaştık sizlerle. Ne yazık ki başta sakız ağacı olmak üzere değerli birçok ağacımızı kaybediyoruz. Değerlerimizi, doğamızı koruyup, kollayabildiğimiz, onun kıymetini bildiğimiz günleri görmeyi diliyerek yazımızı sonlandırmak istiyoruz izninizle. Doğayı sevelim, bir ağaç gibi hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşayalım.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!