Yemek.com

Bizans Mutfağından Bugünlere Dek Gelen Ağzınıza Layık 7 Uygulanabilir Tarif  

kok-sebze-ouresi-bizans

Milattan sonra 330’da kurulup İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildiği 1453’e kadar varlığını sürdüren Doğu Roma İmparatorluğu, Bizans adıyla bilinir. Bizans mutfağına araştırmacılar tam bir füzyon mutfaktı diyorlar. Yani birbirinden farklı kültürlere ait yiyeceklerin bir arada tüketildiği, iç içe geçtiği ve beraber masaya konduğu türde çokkültürlü bir mutfak.

Antik Roma İmparatorluğu’nun pişirme teknikleri, Rum ve Anadolu’nun diğer halklarından öğrenilen teknikler ve yemekler, hatta Müslüman Ortadoğu’ya özgü yemekler ile Ortodoks Kilisesi’nin yeme içme konusunda emrettiklerinin bir araya gelmesi, Bizans mutfağını oluşturuyordu. Ortodoks Kilisesi, örneğin içinde kan bulunan yiyeceklerin yenmesini yasaklamıştı. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaygın olan “blood sausage” (kan sosisi) gibi yiyecekler bu nedenle Bizans mutfağına dahil değildir.

Zeytinyağı, kullanılan ana yağdır. Tüm yemeklerde kullanılır ve tüm etler, bu yağda kızartılır. Alman Kralı II. Otto’nun elçisi olarak 10. yüzyılda Bizans sarayına giden Lombardiyalı bir tarihçi, yazar ve rahip olan Kremonalı Liutprand, yiyeceklerin “zeytinyağı içinde yüzdüğünü” yazmıştır. En ilgisini çeken yiyecek ise içi sarımsak, pırasa ve soğanla doldurulmuş oğlak kızartması olmuştur.

Ekmek, o zamanlarda da çokça tüketiliyor, kayıtlara göre Konstantinopolis’teki tüm fırınlar günde toplam 80 bin ekmek üretip satıyorlardı. Ekmek yapmak için gerekli tahıl ise Mısır’dan geliyordu.

10. yüzyılda ülkelerinde yetişen bitkilerden şeker elde edebilen Arapların aksine Bizanslılar, şekeri bilmiyorlar ve o dönemde dünyanın geri kalanı gibi yemekleri tatlandırmak veya tatlı yapmak için bal kullanıyorlardı. Bal, o derece tüketilen ve aranan bir yiyecekti ki, Bulgarlarla bal ticaretini kontrol etmek için savaş bile yaptılar.

bal-1

İnsanlar, sebzeleri genellikle küçük bahçelerinde kendileri yetiştirip tüketiyor, baharatlar ise ağırlıklı olarak Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden alınıyordu. Bizans İstanbulu'nda yaşayan insanlar, deniz yoluyla dünyanın pek çok bölgesinden gelen çok çeşitli yiyeceğe de rahatça ulaşabiliyordu. Böylece ülkede yetişmeyen türlü sebze ve baharatı kullanabiliyorlardı.

Ete gelince, Bizans halkının en çok tükettikleri kuzu, kümes hayvanları, bazı geyik türleri ve eşekti. Elbette zengin denizlerden tuttukları balıklar da sofraların baş tacıydı. Romalılardan öğrendikleri balıklardan yapılan bir sos türü olan “garum”u hemen her yiyeceğin üstüne döküp yiyorlardı.

Bizans mutfağından bugün rahatlıkla uygulayabileceğiniz, damak tadınıza uygun tariflerimize geldi sıra. Buyurunuz, şimdiden afiyetler olsun.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
Işıklı taygalarda araştırıp dolaşan bir kam olduğumu düşlerim. Yemeğin kültürel tarihini, bitkilerin şifasını yazarım.