MENÜ

Yemek.com

YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Satın Aldığınız Her Paketin İçeriğini Okumanız Gerektiğini Gösteren 8 Katkı Maddesi

Eskiden ekmeğini kendi yapan, ununu kendi çeken, doğal beslenen ve doğa içinde yaşayan büyüklerimizin sağlıklı ve uzun bir ömre sahip olması hiç de tesadüf değil.

Hiçbir katkı maddesinin olmadığı, gıdaların tıpkı bizler gibi doğal bir ömre sahip olduğu, gıdaların tadının bile farklılaştığı dönemden bahsediyoruz. Hani domatesin mis gibi bahçe koktuğu, ekmek deyince akla tandırlarda pişen yufkaların geldiği, hazır gıdaların olmadığı zamanlar... Zaman ilerleyip de 2000'li yıllara gelince her şey gibi mutfak da değişti. Bir yoğurt artık 6 ay dayanır oldu buzdolabında, çorbanın hazırı çıktı, paket paket çikolatalar dizildi raflara.

İşte tüm bunların bir nedeni var; gıda katkı maddeleri. Gıdaların raf ömrü uzadı, paketli ürünler arttı, her şey daha da şekerlendi. Ve tabi hastalıklar da aynı ölçüde arttı. Peki ne yapmak lazım? Basit; etiket okumak. Çünkü siz gıdaların etiketlerini okudukça o katkı maddelerini daha çok fark edecek ve daha az tüketeceksiniz. Ne mi o katkı maddeleri?

Onlar da burada, paketleri daha kolay okuyun diye.

Not: Tabii etiketinde aşağıdaki katkı maddeleri yer alan yiyecekleri tükettiğinizde "Kesin hastalanacaksınız" demiyoruz, kimse diyemez. Sadece dikkat edin, katkı maddesinin ne olduğunu öğrenin ve bilinçli tüketin diye söylüyoruz bunu.

Şeker yerine kullanmak için: Aspartam

naturalnews.com

1965'te keşfedilmesiyle hayatımıza giren aspartam, günümüzde yiyecek ve içeceklerde tatlandırıcı olarak kullanılıyor. Şekerden 200 kat daha tatlı ve kalorisi yok denecek kadar az. Soslar, reçeller, kahvaltı gevrekleri, meyveli yoğurtlar, hazır kahveler, sporcu içecekleri ve günlük hayatta tükettiğimiz daha pek çok gıdada mevcut. Paket içeriklerini okuyarak içinde aspartam olan gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Çünkü aspartam tüketimi depresyon, uykusuzluk, kilo, korku atakları, görme veya işitme kaybı gibi pek çok hastalığa sebep olabiliyor.

Şekerin diğer alternatifi için: Mısır şurubu veya glikoz-fruktoz şurubu

yemekyolculugu.info

Paketli yiyecek ve içeceklerde sıkça rastladığımız bir diğer tatlandırıcı da mısır şurubu. Mısır şurubunun farklı isimleri var. Yani her paketin üstünde aynı isimle göremeyebilirsiniz. Glikoz şurubu, fruktoz şurubu veya bu ikisinin bir arada olması gibi çeşitli varyasyonları mevcut. Koladan pastaya kadar geniş bir kullanım alanı mevcut. Çünkü gıdayı tatlandırmasının yanında gıdanın raf ömrünü de uzatıyor. O yüzden kullanılabiliyor. Mısır şurubu tüketmek diyabete davetiye çıkardığı gibi aynı zamanda doyma hissini veren leptin hormonunun tutulumunu azaltarak kolesterolden obeziteye kadar pek çok hastalığa neden olabiliyor.

Gıdaların raf ömrünü uzatmak için: Trans yağ

thehealthwish.com

Cipslerin arkasındaki "Trans yağ içermez!" uyarısı bir kez olsun dikkatinizi çektiyse, trans yağın hiç de iyi bir madde olmadığını şıp diye anlamışsınızdır. Zira özellikle kızartmalarda ve margarin içeren gıdalarda yer alan trans yağ, gıdaların ömrünü uzattığı için çokça kullanılıyor. Gıdaların ömrünü uzatıyor. Lakin insan sağlığı için en uygun şeylerden biri değil. Çünkü trans yağlı gıdalar tüketmek, kalp krizi ve felç gibi rahatsızlıkların riskini artırabilir.

Yine raf ömrünü uzatmak için: Sodyum sülfit (E250)

mollyssudsbabysteps.wordpress.com

Şarküteri ürünlerinde en çok bulunan katkı maddelerinden biri de sodyum sülfit yani etiketlerde yer aldığı kodla E250. Çocuklar için ciddi bir tehlike sodyum sülfit çünkü çocukların çok sevdiği pizza, tost vb. gıdalarda yer alan şarküteri ürünlerinde bolca barınabiliyor. Baharat ve köfte karışımlarında da yer alabilen E250'den uzak kalmak için şarküteri ürünü tüketmemek (ya da organik almak) ve hazır karışımlardan uzak durmak gerekiyor. Çünkü sodyum sülfit, lösemi ve pankreas kanserini ciddi derecede artırırken, kaşıntı, baş ağrısı gibi görece “daha küçük” sorunlar da yaratabiliyor.

Lezzet vermek için: Monosodyum glutamat (MSG veya E261)

naturallysavvy.com

Eve yorgun argın geldiniz, dolaptan hazır çorba paketini çıkardınız, 10 dakika sonra çorbayı afiyetle içtiniz veya hafta sonu sucuklu, sosisli dillere destan bir kahvaltı sofrası hazırladınız. Bu iki örnekten biri bile varsa, siz de MSG'nin tadına bakma ihtimaline girdiniz demektir. Gıdalara lezzet katmak için kullanılan MSG, en çok hazır çorbalarda, salam, sosis ve sucuk gibi şarküteri ürünlerinde, cipslerde ve tütsülenmiş balıkta bulunuyor. Riskleri var mı? Evet, maalesef. Merkezi sinir sistemine zarar verdiğinden alzheimer, parkinson, sara gibi hastalıkların yanı sıra ani ölüm, büyüme hormonu baskılanması, diyabet, böbrek ve karaciğerde hasar gibi kötü senaryoları var. Tabii bunlar risk, kesin değil.

Yiyeceği daha iştah açıcı yapmak için: Gıda boyaları veya yapay renklendiriciler

festiva.com.tr

Meyve suyu içmek istiyorsunuz ve en yakın marketten rafta duran kutu meyve sularından birini seçip eve geliyorsunuz. Meyve suyunuzu bardağa boşalttığınızda daha tadına bakmadan gözünüze güzel görünüyor çünkü tam da seçtiğiniz meyveyi hatırlatacak ölçüde yoğun bir renge sahip. Siz o rengin meyveden geldiğini sanıyorsunuz ama aslında gıda boyasından geliyor. Sırf iştahınızı açmak için. Sadece meyve sularında değil salata soslarında, asitli içeceklerde ve daha pek çok canlı renklere sahip gıdalarda kullanılıyor bu boyalar. Ama sanıldığı gibi masum değil. Kanserden davranış bozukluklarına, genetik bozukluklardan hafıza sorunlarına kadar çok ciddi kalıcı rahatsızlıklara neden olabiliyor. Dikkatli tüketiniz.

Kalitesiz unu gizlemek için: Potasyum bromat

foodidentitytheft.com

Her şeyde katkı maddesi var da hamur işlerinde yok mu sandınız? Kötü haber, hamur işleri, özellikle ekmeklerde de katkı maddesi var. Adı potasyum bromat. Ekmek ürünlerinde hacim arttırmak ve beyaz rengi açmak için kullanılan potasyum bromat, özellikle kalitesiz un kullanan ekmek fırınlarının vazgeçilmez katkı maddesi. Vücutta toksik etki yaratan bu katkı maddesi, kansere neden olabilen maddeler arasında gösteriliyor. O yüzden siz siz olun, kalitesiz unlardan ve güvenmediğiniz yerlerden ekmek alma fikrinden uzak durun.

Parabenin gıda versiyonu, gıdayı korumak için: Benzoat

naturallysavvy.com

Benzoat deyince tanıdık gelmeyebilir ama paraben deyince herkes kulağına en az bir kez olsun çalınan bu kelimeyi hatırlayacaktır. Parabenler, benzoatın önemli bir kısmını oluşturur. Yani bu demek oluyor ki parabenler özellikle kozmetikte, benzoat ise gıda maddelerinde karşımıza çıkıyor. Benzoat soslardan keke, kuru mayadan margarine kadar pek çok gıdanın işlenmesi esnasında gıdanın bozulmasını önlemek amacıyla, parabenler ise aynı mantıkta kozmetik ve ilaç sektöründe koruyucu olarak kullanılıyor. Benzoat tüketimi ciltte kızarıklık, kabarıklık gibi daha "basit" semptomlarla kendini gösterip, sonrasında kansere kadar giden bir sürece neden olabiliyor.

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0 yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?