Yemek.com

Rastgele: Balık Avı Hakkında Bilinmesi Gereken Gerçekler ve Avlama Teknikleri

balik-hali-one-cikan

Koskoca yazın göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini düşünmeden edemediğimiz, bir hızla eylülü karşıladığımız bugünlerde, içimiz kıpır kıpır. Çünkü uzun zamandır akşam yemeklerimize konuk edemediğimiz balıklar gelecek artık sofralarımıza sık sık.

Sonbaharın gelmesi ve av sezonunun başlamasıyla tezgahlardaki tatlı telaş, sofralarımıza da yansıyacak pek yakında. Ama öncesinde bilmemiz gereken de çok konu var aslında. Biliyorsunuz artık, çeşit çeşit balığın nesilleri tükenme tehlikesi altında. Bu da hem tüketici olarak hepimizin hem de tabii ki balık avlayanların sorumsuzluğundan kaynaklanıyor çoğunlukla.

Bu yüzden istedik ki artık balık avlamada nelere dikkat edileceğini, balık takvimini, yasalara göre avlanabilir balık boylarını iyice bir öğrenelim, güzel besleneceğiz diye doğanın dengesini bozmaktan artık tamamen vazgeçelim. Bu arada sizin de aklınızda balık sezonuna dair ne kadar soru işareti varsa hepsini bir bir cevaplayıverelim.

Buyursunlar efendim...

Balık avı başladığına göre: Balık sezonu ne zaman başlar, ne zaman sona erer?

Eylül demek balık demek bizim için, balıkçılar içinse av mevsimi tabii ki. Sabahın erken saatlerinde "Vira bismillah" denilip çıkılan denizler, bolluk bereketle geçmesi istenen bir dönem... Peki, neden balık avı sezonu diye bir şey var, hemen anlatalım.

Aslında söz konusu olan sadece balığın değil, su ürünlerinin avı ile ilgili bir düzenleme. Bu güzelim suda yaşayan canlıların nesli tükenmesin, sırf biz yiyelim diye yok olup gitmesinler denizlerden diye yapılan, iyi ki de yapılan bir uygulama. Ülkemizde 15 Nisan'da başlayan bu genel av yasağı, 1 Eylül'de sona eriyor. Bu süre içinde balıklar başta olmak üzere tüm su canlılarının üremesi, popülasyonlarının azalmaması hatta av olmadığı için artması amaçlanıyor.

Av mevsimi geldi demiştik: Balık avlarına dair bilmeniz gerekenler

15 Nisan ve 1 Eylül tarihleri arasında süren bu yasak, genel balık avı yasağı ya da iç sulardaki avlama yasağı olarak biliniyor. Bu yasaktan etkilenenler ise gırgır ve trol balıkçılığı yapanlar oluyor. Bu yasak boyunca balıklar ve diğer suda yaşayan canlılar, büyüme, gelişme ve en önemlisi üreme şansı bulurken, balıkçılar da bu dönem boyunca teknelerine, ağlarına ve balık avlarken kullandıkları ekipmanlarına bakım ve onarım yapma imkanı buluyor.

Peki, bu süre zarfında hiç mi balık tutulmuyor, elbette hayır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinden izin alan balıkçılar, uluslararası sularda avlanabiliyor, belirtilen düzenlemelere uyulması şartıyla uzatma ağlarıyla su ürünleri avcılığı dönem boyunca da serbest oluyor.

Balık avı yasağı bitti diye de avlamayın hepsini: Yasalara göre avlanabilir balık boyları

Yasakların kapsamından bahsettik, 1 Eylül itibariyle balıkçıların yine teknelerine binip açıldıklarından da dem vurduk. Ama balık avlama serbest oldu diye de öyle her balığı avlamak yok tabii. O balığın, gerçekte olması gereken boyutlarına ulaşması gerekiyor. Zaten bir balığın yakalanması için en az bir kez üremiş olması da yine gereklilikler arasında.

Bu yüzden, balık av sezonu açılırken hangi balığın hangi boyutlarda olması gerektiğini de iyi bilmek gerekiyor. Eğer eliniz bir kez bile oltaya değmeyecek kadar uzaksanız balık avlamaktan, "Bunu bilmem hiçbir şeyi değiştirmez" diye düşünmeyin çünkü aslında çok şeyi değiştirebilirsiniz.

Nasıl derseniz, balık almak için gittiğiniz herhangi bir tezgahın başında, balıkların olması gerektiğinden daha küçük olduğunu düşünüyorsanız, elinizde metre olmasına gerek yok ölçmek için. Hemen yukarıdaki görselde yer alan telefon numaralarını arayarak ihbarda bulunabilir, usulüne uygun olmadan yapılmış her türlü balık avını şikayet edebilirsiniz.

Aynı zamanda ne olursa olsun av yasağı bulunan su canlılarının avlanmış olduğunu görmeniz durumunda da hemen şikayet etmeli, denizlerin düzenini, doğanın dengesini kimsenin bozmasına izin vermemelisiniz. Sonuçta biz balık yiyeceğiz, sağlıklı besleneceğiz diye denizleri kurutmanın, balıkların nesillerini göz göre göre bitirmenin anlamı yok. Yapmayın, şu boyutları da aklınızın bir köşesinde mutlaka bulundurun.

Deniz balıkları yasal avlanabilir asgari boy ölçüleri:

Hamsi > 9 cm
Tekir > 11 cm
Sardalya > 11 cm
Barbunya > 13 cm
İstavrit > 13 cm
Mezgit > 13 cm
Lüfer > 20 cm
Palamut > 25 cm
Bakalyaro > 25 cm
Kalkan > 45 cm
Kılıç balığı > 125 cm

Tatlı su balıkları yasal avlanabilir asgari boy ölçüleri:

Tatlı su levreği > 18 cm
Siraz > 20 cm
Tatlısu kefali > 20 cm
Alabalık > 25 cm
Kadife > 26 cm
Sudak > 26 cm
Karabalık > 35 cm
Sazan > 40 cm
Turna > 40 cm
Yılanbalığı > 50 cm
Yayın > 90 cm

Önemli bir not: Balık boyları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının resmi websitesinden alınmıştır. 2016-2017 sezonu için daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak isteyen balık avlayanların, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazetede yayımlanan 4/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliği ve 4/2 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliği okumaları da iyi olacaktır.

Av sezonu denmesinin de bir anlamı var tabii: Balık takvimi nasıl değerlendirilir?

hangi-mevsimde-hangi-balik-yenir-kisa

Av sezonu demek, ayların balıklarla bir arada anılır olması demek çoğumuz için. Eylül demek, palamut zamanı demektir mesela. Aylar değiştikçe balığın çeşidi de değişir, mutfaklarda denizin nimetleri sıra sıra yerini alır. Ama tıpkı balığın hangi boyda avlanabileceğini bilmemiz gerektiği gibi o güzelim balıkları nasıl değerlendireceğimizi de bir güzel öğrenmeliyiz.

İşte bu balık takvimi de tam bunun için geldi, hangi ay hangi balığın en lezzetli zamanları olduğunu ve buğulamadan ızgaraya, onları nasıl pişirince lezzetini katlayabileceğinizi bir bir gösterdi.

Küçük bir not: Görseli daha büyük görmek için üzerine tıklayıp "Resmi yeni sekmede aç" diyebilir, mutfağınızdan eksik olmasın isterseniz görseli indirip mini poster olarak çıktısını alabilirsiniz.

Balık tutma tekniklerini mi merak etmiştiniz: Balık yakalama ve balık avlama

Sonbaharla birlikte havalar da hafif hafif soğumaya başladı. Artık cam kapı açmadan uyuduğumuz gecelerde öyle pek de bir sıcaklar basmıyor. Haliyle sonbaharda yapılacak aktiviteler de biraz şekil değiştiriyor, farklılaşıyor. Mesela eline oltasını ya da misinasını alıp deniz kenarlarına gitmek daha bir yaygınlaşmaya başlıyor. Balık tutmaya gitmek, sadece bir hobi bile olsa çok şey bilmeyi de gerektiriyor. Neredeyse her balığın yakalanma şekli de birbirinden farklı oluyor.

Biz de sizin için özellikle oltayla balık tutmak istediğinizde hangi balıklarla karşılaşabileceğinizi ve onları avlarken neler yapmanız gerektiğini araştırdık. Bunları bilerek balık tutmaya giderseniz hem doğanın dengesini bozacak hareketlerden kaçınabilir hem de doğru bir şekilde balık avlayabilirsiniz, bizden söylemesi.

Aman dikkat: Lüfer Avı

Mutlaka duymuşsunuzdur, lüfer bu yıl da yakalanabileceği boy üzerine yapılan değişiklikler nedeniyle üzerine en çok konuşulan balıklardan. Çünkü lüferin 27 santimetreye ulaştığında üreyebilecek olgunluğa eriştiği söyleniyor ama 20 santimetre ve yukarısında avlanması yapılabiliyor. Aynı zamanda bu 20 santimetrenin de 18 santimetreye indirilmesi gibi çalışmalar yapılıyor. Ama siz yine de en azından 20 santimetreden küçük bir lüfer yakalarsanız zarar vermeden denize geri bırakın, doğanın dengesinin bozulmasına ufacık da olsa katkınız olmasın.

Uyarımızı da yaptıktan sonra gelelim nasıl yakalanabileceğine. Lüfer, hareketli yemlerle oltaya kolayca çekilebilir. Özellikle hamsi, uskumru, sardalya, istavrit gibi balıklarla yemlenmesi durumunda oltanın etrafına gelmesi hızlanır. Uzun olta kullanılması, daha esnek olması açısından kalın misina ile yakalanması daha kolay olur. Balık tutmada ustalaşanların genel önerisi 0.70 parlak beyaz misina kullanılması yönündedir.

Eylülün ilk getirdiklerinden: Palamut avı

Balık sezonunu açan balıklardan palamut. İri cüssesi nedeniyle de öyle kolay kolay oltaya gelmiyor hani. Bu yüzden eğer oltayla palamut yakalamak gibi bir çaba içine girecekseniz şu bilgiler aklınızın bir köşesinde bulunsun deriz. Eğer balık yemi kullanacaksanız istavrit ya da hamsi kullanmanız palamutları oltanıza çekmede diğer yemlere oranla daha etkili olacaktır. Çapari kullanmaya karar verirseniz kırmızı rengin mutlaka bulunduğu, kırçıllı tüyler takmanız da palamutun ilgisini oltanıza çeker. Çaparinizin de tıpkı lüfer misinasında olduğu gibi parlak beyaz renge sahip olması işinizi daha da kolaylaştıracaktır.

Palamutu tüm bunları yaparak oltanıza çektikten sonra da iş bitmiyor tabii, onu gerçekten avlayabilmek için oltanıza birbirine yapışık iki halka gibi duran fırdöndüyü takarak onu sağlamlaştırmanız ve ek beden olarak bilinen kolçağı da mutlaka kullanmanız gerekiyor. Tüm bunlar hakkında hiçbir fikriniz yoksa oltanızı aldığınız ya da kiraladığınız yerden palamut avlamak istediğinizi söyleyerek konu hakkında bilgi alabilir hatta oltanızı tam olarak hazır hale getirmelerini isteyebilirsiniz. Oltayla palamut tutmak zor demiştik.

Bu biraz daha kolay olabilir: İzmarit balığı avı

İzmarit balığı yakalama ihtimaliniz, palamut yakalama ihtimalinizden neredeyse her zaman fazladır. Palamut kadar zahmetli bir olta hazırlama sürecinden geçmek zorunda kalmayacağınız bu balık, oldukça hareketlidir ve dört bir yanındaki yüzgeçleri sayesinde geriye doğru bile yüzebilir bir anda. Onu oltanıza çekmek için karides, istavrit ve midye kullanabilirsiniz. Midyenin içindeki kısım ya da karides veya istavritten koparacağınız küçük parçalar, izmaritlerin ilgisini çokça çeker. Misinanın şeffaf ama kalın olması da önem taşır.

Kolay sanıyorsunuz, yanılıyorsunuz: Sazan avı

Evet, biz kendi aramızda "Nasıl da sazan gibi atladın hemen" gibi cümlelerde kullanıyoruz, sazanı biraz kolay lokma görüyoruz. Oysa sazan balığı pek bir akıllı, yakalaması pek bir uğraştırıcı balıklardan. Yem olarak şekerli suya batırılıp hamur haline getirilmiş ekmek ya da mısır, nohut gibi taneli yiyecekler, kurtçuklar ya da çeşit çeşit böcek kullanılabiliyor.

Genelde daha bir sakin, derin ve sazlık yerlerde dolandığından sazanı yakalamak için nerelerde dolaşabileceğini iyi kestirmek gerekiyor. Ardından yemi yüzdürme ya da batırma yöntemlerinden birini seçerek avlanmaya başlayabiliyorsunuz. Son bir uyarıda da bulunmadan olmaz, sazan balığı sizi çok şaşırtabilecek boyutlarda karşınıza çıkabilir, oltanızı seçerken ve onu avlamaya çalışırken dikkatli olmayı elden bırakmayın, aman diyelim.

Ekmeği nasıl taktığınız önemli: Kefal avı

Kefal genel olarak çoklu iğne takımı kullanılarak avlandığında tekli iğne kullanımına göre çok daha kolay avlanır. Avlanmaya başlamadan önce dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri, yem olarak ekmek kullanıyorsanız ekmeği, iğnenin ucuna tamamen yapıştırmamak, iğneyi boşta bırakacak şekilde ekmeği takmaktır. Eğer ekmek, iğneye yapışık olursa balığı yakalamanız oldukça zorlaşır. iğne boşta kalacak şekilde taktığınız ekmekse zaten sizin yapmaya çalıştığınız etkiyi yapacak, suya girince şişerek iğneyi kapatacaktır. Bu yüzen iğneyi suya atmadan ekmekle iyice kapamaya çalışmanıza gerek kalmaz. Ancak ekmek kullanımı suyun yüzeye yakın yerlerinde işinize yarar.

Eğer balıklar daha aşağılarda kalıyorsa sardalya kullanarak suyun orta hatta dip kesimlerine kadar oltanızı göndererek kefal balığını yakalayabilirsiniz. Oysa ekmek suyun derinliklerine inerken dağılır ve iğneden çıkar, bizden söylemesi.

En zorlulardan olur: Levrek avı

Levrek, yakalaması en zor balıklardan biri. Çünkü kendisi tam bir şüpheci. Farklı bir şeyler sezdiğinde ya da gördüğünde peşini bırakmayan ama hemen de öyle oltaya gelmeyen bu balığı yakalamanın en pratik yollarından biri rapala adı verilen sahte yemden geçiyor. Oltaya takılıp denize atıldığında hem su altında dikkat çeken rengi hem de hareket ettikçe çıkardığı ses nedeniyle rapala, bir anda levreklerin dikkatini çekebiliyor.

Ancak hemen sevinmeyin, çünkü dediğimiz gibi levrek epey bir şüpheci. O yüzden rapalayı hemen başka bir balık anmıyor, onu gözetlemeye hatta takip etmeye başlıyor sadece. Eğer yeteri kadar sabreder ve beklerseniz sonunda oltaya geliyor tabii, o ayrı.

Eğer rapala kullanmak istemezseniz izmarit ya da daha küçük herhangi bir balığı levreği yemlemek için kullanabilirsiniz. Çünkü levrek, neredeyse her türlü küçük balığı yem olarak pek bir seviyor.

Takvim yetmez diyenlere özel bonus: Hangi mevsimde hangi balık yenir?

"Balık takvimi iyi hoş da biraz karmaşık" dersiniz diye hangi ayda hangi balık yenir listelemeden de geçmeyelim dedik, mevsimine, ayına göre hangi balığın daha lezzetli olduğunu bir bir sıraladık. Şöyle ki:

Ocak ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, dil, hamsi, istavrit, kalkan, kefal, lüfer, palamut, pisi, tekir
Yenmese de olur: Kılıç, levrek, sardalya, yılan

Şubat ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, dil, istavrit , izmarit, kalkan, kefal, lahos, levrek, mezgit, pisi
Yenmese de olur: Kılıç, sardalya, uskumru, yılan

Mart ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, dil, izmarit, kalkan, karides, kefal, levrek, mezgit
Yenmese de olur: Karagöz, kılıç, orkinos, sardalya, uskumru, yılan

Nisan ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, barbun, izmarit, kalkan, karides, kefal, levrek, mezgit, pavurya, tranca
Yenmese de olur: Hamsi, ıstakoz, karagöz, kılıç, palamut

Mayıs ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, barbun, iskorpit, izmarit, karides, levrek, mezgit, pavurya, tranca, yılan
Yenmese de olur: Hamsi, ıstakoz, karagöz, lüfer, palamut, sardalya

Haziran ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, iskorpit, ıstakoz, kılıç, pavurya, tranca, yılan
Yenmese de olur: Hamsi, izmarit, kalkan, kefal, levrek, lüfer, palamut, sardalya

Temmuz ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, çipura, iskorpit, ıstakoz, karagöz, kılıç, mercan, pavurya, sardalya, somon, tranca
Yenmese de olur: Hamsi, izmarit, kalkan, levrek, lüfer, palamut, yılan

Ağustos ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, barbun, çipura, ıstakoz, karagöz, kılıç, mercan, sardalya
Yenmese de olur: Hamsi, izmarit, kalkan, kefal, levrek, lüfer, palamut, yılan

Eylül ayında hangi balık yenir?

palamut-tava

En iyiler: Akya, barbun, karagöz, kırlangıç, palamut, sardalya
Yenmese de olur: Hamsi, izmarit, kalkan, kılıç, levrek, yılan

Ekim ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, barbun, kırlangıç, lüfer, palamut, tekir, uskumru
Yenmese de olur: Dil, izmarit, kalkan, kılıç, levrek, yılan

Kasım ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, çipura, dil, hamsi, istavrit, kefal, kırlangıç, lüfer, palamut, tekir
Yenmese de olur: İzmarit, kılıç, levrek, sardalya, yılan

Aralık ayında hangi balık yenir?

En iyiler: Akya, dil, hamsi, istavrit, lüfer, palamut, tekir, uskumru
Yenmese de olur: İzmarit, kılıç, levrek, sardalya, yılan

Son olarak, balığın neredeyse her yönünden bahsetmiş, iyi ki eylül geldi diye bu kadar sevinmişken, e siz de buraya kadar gelmişken nefis balık tariflerimizi de şöyle bırakalım ki siz de mevsime, aya en uygun olanları en nefis olacağı şekilde pişirerek afiyetle yiyin. Şimdiden afiyet, bal, şeker olsun!

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!