Yemek.com

Bir An Önce Market Raflarımızda Görmek İstediğimiz Dünyaca Ünlü 9 Sebze ve Meyve

friedas.com

Hepsi birbirinden faydalı, her biri dünyanın yeme-içme trendlerini kasıp kavurdu. Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya ve daha birçok ülke bu sebze ve meyvelerin tadına çok aşina. Hepsi afiyetle tüketiyor, yemeklerinde, tatlılarında, sabah kahvaltılarında onlara yer veriyor. Yurt dışında gördüğümüz tariflerde isimlerine rastlıyoruz, ''Bu ne?'' diyip hemen Google aramasına elimiz gidiyor.

Bilmesek de, çok az bir kısmına rastlasak da uzaklarda popüler olmuş meyve ve sebzeler var. Ülkemizi teğet geçip, nam salmaya devam etmişler. Gelin, tanış olalım onlarla.

Şimdi soruyoruz: Artık market raflarımızda bunları da görmenin zamanı gelmedi mi sevgili yetkililer? Bizim niye kale'miz, rhubarb'ımız yok?

Kara lahananın ailesinden geliyor: Kale

kale

Listemizin ilk sırasında hiç şüphesiz o olmalıydı. Kale, kıvır kıvır yapraklarıyla tanıdığımız, dünyanın yeme-içme trendlerini altına üstüne getirmiş ”süper yiyecek (super food)” olarak anılan bitkilerden biri. Çoğu zaman kara lahanamız ile karıştırılıyor. Ama aralarında tat ve doku anlamında farklılıklar var.

Yine lahana familyasının bir üyesi olan kale, %0 yağ oranına sahip. Bu nedenle diyet yapanların en sevdiği sebzelerin başında o geliyor. Vitamin, protein açısından oldukça zengin olması bir yana sütten daha çok kalsiyum içeriyor.

Sebze yemeklerinin, çorbanın, salatanın aklınıza gelebilecek çoğu yemek hatta tatlının içine giriyor.

Marketlerde, manavlarda her yerde bir bağ kale bulabilsek nefis olur artık.

Her şeyi doğal: Mor patates (Ube)

mor-patates

O geleceğin en müthiş sebzesi. O ekmeği bile yapılan, rengiyle büyüleyen en nefis patates. Ülkemizde çok çok nadir rastlıyoruz mor patatese ne yazık ki. Bir an önce gelse demek için ise çok nedenimiz var.

Öncelikle mor patates doğal yollarla yetişiyor. GDO yok içerisinde, bu konuda içiniz rahat olsun. Daha tatlı bir tada sahip, besin değeri açısından normal patatese fark değil farklar atıyor. Şahane yemekleri yapılıyor, renk vermek adına tatıların, ekmeklerin içine giriyor. Gönlümüzü fena fethettin mor patates.

Kapılarımızı açtık seni bekliyoruz.

Kavun tadında: Goya

zettaiyasai.wordpress.com

Kudret narının kardeşi diyebiliriz goya için. Görüntüleri bir nebze de olsa benziyor. Ama tatları arasında dağlar kadar fark var. Goya, acı kavun tadında ve doğal yollarla yetiştirilmiş bir bitki. Genetiği değiştirilmemiş.

Bir adet goya sadece 19 kalori ve çok az miktarda şeker içeriyor. İçi çıkarılıp kabukları dilimlenerek tüketebiliniyor. Diyet yapanlar gönül rahatlığıyla listelerinde ona da yer veriyor.

Bizimlesin goya, sevdik seni.

Muz gibi ama değil: Plantain

Plantain

Şekli bir muz, tadı ise gerçek bir patates. Kafası biraz karışık bitkiler kuşağımızın konuğu dünyanın en çok sevilen sebzelerinden platain.

Muzdan daha uzun bir biçimi olan ve genellikle açık yeşil renge sahip olan plantain, Asya’da oldukça yaygın bir biçimde kullanılıyor. Muzdan daha az kalorili, patatesten daha hafif. Bu nedenle dilimlenerek kızartması yapılıyor ve afiyetle yeniliyor. Muzla arasındaki farkı kabuğunu soymaya çalışırken anlayabilirsiniz. Plantain oldukça sert bir kabuğa sahip.

Muz diye plantain yedirme şakaları yapsak ya artık?

Boyalı sanılmasın lütfen hepsi doğal: Flint corn (cam mısır)

cam-misir

1800’lü yıllardan bu yana yetiştirilen bir bitki bu. Aman diyelim GDO sanılmasın. Tohumları özene bezene saklanmış bu renkli mısırların. Özellikle Amerika’da oldukça fazla tüketiliyor.

Tadı normal mısırlar gibi ancak normal mısır gibi tüketmek oldukça zor. Üst yüzeyi oldukça sert olduğu için flat (çakıl taşı) olarak isimlendirilmiş. Çok sert tanelere sahip. Bu nedenle iyice pişirilmeden tüketilmesi imkansız.

İlginç bir diğer yanı ise bu mısırlar patlatıldığı zaman renkli değil beyaz bir halde patlıyor. Yani rengarenk patlamış mısırlar elde etmeyi beklemeyin, hevesinizi kırmak gibi olmasın.

Sahile karşı oturup bir haşlanmış cam mısırı yer miyiz?

Morundan sıkılanlara gelsin: Beyaz patlıcan

beyaz-patlican

Bildiğimiz patlıcanın daha tatlısı, daha şirin görünümlüsü. Yuvarlak ve yumurta büyüklüğündeki beyaz patlıcanlar, ülkemizde nadir de olsa yetişiyor ve satılıyor. Ama yurt dışında oldukça sık tüketiliyor ve afiyetle yeniliyor.

Saksının içinde ya da bahçede rahatlıkla yetiştirebileceğiniz bu bitki, hemencecik büyüyüp serpiliyor. Tadı da tek kelimeyle şahane. Patlıcanın içine girdiği her türlü yemekte kullanabilirsiniz onu.

Beyaz patlıcandan bir karnıyarık olsa, fena olmazdı şimdi.

Sadece gövdesi ve kökleri tüketiliyor: Rhubarb

rhubarb

Sadece gövdesi ve kökleri tüketiliyor. Çünkü rhubarb’ın yaprakları zehirli bir maddeyi barındırıyor. Kuzukulağıgiller familyasının en şahane bitkilerinden biri. Yaygın olarak İngiltere, Almanya’da kullanılıyor. Asya’da ise tıp alanında kullanılıyor.

Kırmızı bir renge ve mayhoş bir tada sahip olan bitki, genelde tatlı yapında kullanılıyor. Hatta ”rhubarb pie” olarak bilinen bir tart bile var. Bunun yanında pudinglerin içinde, kurabiye hamurunda bile kullanılıyor kendisi.

Evde kolayca yetiştiriliyor olması da cabası. Biz de rhubarb’lı tatlılar yapmak istiyoruz artık. Yetkililere duyurulur.

Bu arkadaş biraz değişik: Finger lime

friedas.com

Biraz değil, bizim market raflarımız için bayağı bir değişik. Finger lime yani parmak lime ya da havyar limon diye geçiyor. Ülkemizde neredeyse yok denecek kadar az ama dünyanın dört bir yanında trendleri alt üst etmiş bir bitki. Doğum yeri ise Avustralya.

Yağmur ormanları içinde doğal olarak büyümüş ve ortaya çıkmış bu bitki. Narenciye olarak kabul ediliyor. Hatta narenciyeler içinde en hızlı ve çok meyve veren türlerden birisi. Birçok farklı renge sahip. İçinde bulunan havyarımsı tohumlar asla donmuyor. Kabuğu oldukça ince olan finger lime, kesilip hafifçe sıkıldığında içindeki her şey dışarıya çıkıyor. İçindeki mini tohumlar yenebiliyor.

Kullanım alanı ise oldukça geniş; kokteyllerin içerisine girip lezzet veriyor. Çiğ yenebiliyor, tatlıların içine giriyor. Deniz ürünleriyle birlikte servis ediliyor ve şahane bir tat veriyor. Dekoratif amaçlı kullanılıyor, turşusu, reçeli dahi yapılabiliyor.

Şekline aldanmayalım. Böyle bir bitkiyi market raflarında görmediğimiz her gün kayıp.

Ölüyor minnoşluğundan: Star fruit (yıldız meyvesi)

yildiz-meyvesi

Namı dünyayı sarmış olsa da ülkemizde tek tük rastlıyoruz yıldız meyvesine. Bilinen bir adı daha var: Carambola. Bu güzelliğin doğduğu toprakları tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Böyle bir şey olsa olsa Asya’dan çıkabilirdi. Tam olarak Malezya, Endanozya, Hindistan ve Filipinler’de yetiştiriliyor kendisi.

Kabuğundan çekirdek kısmına kadar her yeri yenebiliyor. Hafif ekşi, hafif tatlı bir tadı var. Hatta biz ona tatlı portakal-greyfurt karışımı bir aromaya sahip bile diyebiliriz. Farklı renklerden tam 5 çeşidi daha var.

Kesildiğinde beş köşeli bir yıldıza benzediği için bu ismi almış. Bu güzel görünümlü meyve; C vitamini anlamında gerçek bir hazine. Yüksek tansiyona, yüksek kolestrole minik cüssesi ile savaş açıyor ve düşürmesine yardımcı oluyor.

Çiğ çiğ tüketebileceğiniz gibi tatlılarınızın, salatalarınızın üzerine dekoratif amaçlı da kullanabilirsiniz.

Sana bakınca minnoşluk damarlarımız kabarıyor resmen canım. Bir an önce market raflarımızı istila et istiyoruz.

Doyamayanlar için bir önerimiz daha var!