Yemek.com

Zamanı Geldi: Püf Noktalarıyla Adım Adım Aşure Yapımı

Aşure Tarifi

Muharrem ayının başlamasıyla evlerde kazan kazan aşureler pişirilmeye, konu komşuya dağıtılmaya başlandı bile. Bereketin ve dayanışmanın sembolü bu güzelim tatlıyı, bol bol yapıp dağıtmak adetten olduğuna göre biz de sizlerle tarifini paylaşalım, onu tüm püf noktalarıyla anlatalım ki adet yerini bulsun her bir evde.

Hikayesi de en az kendisi kadar nefis olan, mutfak kültürümüzün en lezzetli parçalarından aşure ile ilgili merak ettiğiniz ve bilmeniz gereken her şeyi bir bir sıralayalım o zaman lafı daha fazla uzatmadan.

Evinizin bereketi hep artsın, ağzınızın tadı hiç bozulmasın ve afiyetler olsun şimdiden!

Aşure tarifine geçmeden önce hikayesine uzanalım önce: Aşure Günü

Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşûra (aşure) Günü olarak kabul ediliyor. Bunda aşure kelimesinin Arapça 10 anlamına gelen aşara kelimesinden gelmiş olması da etkili.

Bu sene başlangıcı 2 Ekim’e denk gelen Muharrem ayının 10. günü de 11 Ekim'e denk geliyor. Muharrem ayının başlangıcıyla birlikte yapılmaya başlanan aşurelerin özellikle 10. gün yapılması ve yakınlara dağıtılması da adetlerimizin en güzellerinden sayılıyor.

Kimine göre en az 7, kimine göre isimden dolayı 10, kimine göreyse 12 ya da 13 malzemeden oluşması gereken, faydaları saymakla bitmeyen aşurenin çıkış noktası bir rivayete göre Nuh Peygamber’e dayanıyor. Nuh Tufanı veya Büyük Tufan olarak bilinen tufan esnasında gemide kalan az miktardaki malzemenin kaynatılmasıyla hazırlanan bir çorba olan aşure, zamanla şimdiki halini alıyor ve bugün aşure tatlısı olarak tüketiliyor.

Bize de bu güzelim tatlıyı hikayesine yakışır bir şekilde yapmak, ardından da bolluk ve bereket tüm evimizi sarsın diye yakınlarımıza, komşularımıza kaseler dolusu dağıtmak gerekiyor. Çünkü bolluk dediğin paylaştıkça güzel.

Aşure malzemeleri sorunsalı: Aşurede hangi malzemeler kullanılır?

Kuru Yemişler

Bu konu zaman zaman tartışma konusu olsa da aslında aşurenin kapıları neredeyse her türlü lezzete açık. Bir evin kilerinde olan ve aklınıza gelebilecek her türlü malzemeye aşurede yer var diyeceğiz,ama o kadar da değil tabii. Ancak belli başlı bakliyatların, çok sayıda kuru yemişin ve belirli taze/kuru meyvelerin aşurece kabul edildiği doğrudur.

Kabul gören standart bir tarifi olmamakla birlikte aşurenin olmazsa olmaz malzemeleri var elbet. Buğday, kuru fasulye ve nohut ipi göğüsleyen malzemeler mesela. Toz şeker ve çeşit çeşit kuru yemiş peşine takılmadan edemeyenlerden. Üzerine de nar taneleri, ceviz ya da tarçın eklenince tadına doyum olmuyor.

Ama dediğimiz gibi buğday, kuru fasulye ve nohut olduktan sonra içinde, kalanında ne eklemek isterseniz ekleyebilirsiniz. Evde kalan, mutfakta olan malzemeleri kullanmak için aşureden güzeli mi olur zaten?

Güzel bir aşure için bunları bilmeli: Aşure hazırlamanın püf noktaları

Demirbaş malzemelerimizi edindiğimize göre aşure yapmaya başlayabiliriz derdik ama o kadar kolay değil işte. Tarifi hazırlamaya başlamadan önce en güzel aşure nasıl yapılır öğrenmek, bu püf noktaları bir bir uygulamak gerekiyor.

Haşlanmış olarak satılan hazır ürünlerden kullanmak istemiyorsanız yapımında kullanacağınız bakliyatları bir gece önceden suda bekletmeniz lazım mesela. Bir ihtimal düdüklü tencereye sığınacaksanız, şimdiden söylemeliyiz ki bakliyatları suda bekletme gibi Nuh Nebi’den kalan yöntemler, aşure gibi tariflerde daha iyi sonuç veriyor. Çünkü pişirme süresi oldukça kısalıyor, bu da haliyle işinizi kolaylaştırıp aşureye çok daha kısa sürede kavuşmanızı sağlıyor.

Kısacası, aşure yapmaya bir gece önceden niyet edin, kullanacağınız malzemelerden gerekli olanları suyla bir gece önceden buluşturuverin. 

Kullandığınız suyun kaliteli olması da bir diğer önemli konu. Bu yüzden şiddetle içme suyu kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Sonuçta bu malzemeler de bir olup sizin midenize girecek, musluk suyuyla olur mu hiç?

O bir gece önceden suda beklettiğiniz bakliyatların suyu süzülecek, unutmayın. Sonra, ayrı ayrı tencerelerde içme suyu ilavesiyle orta ateşte kaynayacaklar. Hepsi yapısal özelliklerine göre (üç aşağı beş yukarı aynı olsa da) farklı sürelerde haşlanacak. Buğday dışında kalan kuru fasulye ve nohutun haşlama suyu midenizin rahat etmesi için süzülecek ki siz içiniz rahat bir şekilde kase kase aşure yiyebilin, gaz sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalmayın.

Buğdayın suyunu ise süzmeyin, haşlama suyuyla birlikte aşureye kıvam ve tadını verecek asıl malzeme o olduğu için onu en baştan içme suyu ile kaynamaya bırakın. İşin finalinde elimizde kalacak olan ve tüm malzemelerin katılacağı tencere, buğdayı haşladığımız tencere olacağı için tercihinizi raflarda bugüne kadar boş boş beklemiş olan ultra büyük boydan yana kullanın. Aksi takdirde aşure yaparken malzeme ekledikçe defalarca tencere değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Çünkü dedik ya, çok bereketli o.

Hadi aşure yapımına geçelim artık: Aşure nasıl yapılır?

Kuru Meyveler

Aşurede kuru meyve ve yemişlerin büyük yeri olduğunun altını çizmiştik. Küçük küçük doğradığımız kuru incir, kuru kayısı ve saplarını ayıkladığımız kuru üzümleri ayrı ayrı kaplarda kısa süre haşlıyoruz. Sonra sularını süzeceğiz tabii ki.

Buğdayı haşladığımız tencereye diğer malzemeler de dahil olacağından bir miktar (yaklaşık 5 su bardağı) sıcak su ekliyoruz. Haşlandıktan sonra suyu süzülen bakliyat ve kuru meyveleri ekliyoruz.

Araya yine bir püf noktası giriyor. Tercihinize kalmış ancak aşurenin daha aromalı ve renginin beyaz olması için bu aşamada bir miktar yıkanmış pirinç ve ılık süt ekleyebilirsiniz. Gerçekten sonucu olumlu yönde etkiliyor, test ettik, onayladık.

Bu aşamadan sonra ekleyeceğiniz malzemeler için bir parça keyfinizin kahyasına kulak veriyorsunuz. Canınız; portakal kabuğu ya da elma parçaları mı kullanmak istedi? Buyursunlar. Sadece portakal kabuğu rendeleyecekseniz dikkatli olun ve beyazına kaçmayın. Yoksa aşureniz damaklarda acı bir tat bırakacaktır.

Ceviz ve yer fıstığı önemli. Kaynama esnasında aşureye eklediğiniz ceviz ve yer fıstıkları tadını bir parça acılaştırırken rengini de koyu kahverengiye yaklaştırıyor. Bu yüzden onları pişirirken katmak yerine servisinde kullanmayı tercih edebilirsiniz. Kuru inciri de bu şekilde kullananlar var, söylemeden geçmeyelim.

Kıvam ve lezzet verdiğini düşündüğü için aşureye haşlanmış kestane ekleyen, mısır katan, yöreye göre toz şeker yerine pekmez kullanan, aroma ve ürün çeşitliliğini arttırmak için bir kaşık da olsa bal ilave eden okurlarımız vardır, tahmin ediyoruz.

Toz şekeri de ekledikten sonra bir parça daha pişecek olan aşurenin durdukça koyulaşacağını da şimdiden söyleyelim ki bekleyen aşurenizi görünce "Bu neden böyle koyulaşmış" diye dertlenmeyin, doğası o.

O güzelim aşure süslemeleri peki: Aşure nasıl servis edilir?

Aşure

Eğer aklınızdaki "Aşure nasıl yapılır?" sorusunu "Aşureyi nasıl süslesem acaba?" gibi tatlı bir düşünce meşgul ediyorsa yanaşın böyle. Aslında sır vermeyeceğiz ama sizi cesaretlendirmeye kararlıyız. Çünkü bu aşamada özgür olmalı, hayal gücünüzü ve damak tadınızı konuşturmalısınız.

Yaratıcılığınıza sığının, iç sesinizi dinleyin. Sıcak sıcak yiyebileceğiniz aşureyi servis kaselerine alıp soğuttuktan sonra da servis edebilirsiniz. Sıcağı da soğuğu da ayrı nefis oluyor, emin olabilirsiniz.

Hafif ekşiliği ve rengi ile nar taneleri aşureye çok yakışıyor. Yapımında kullandığınız kuru meyveleri küçük küçük doğradıktan sonra üzerine de serpiştirebilirsiniz. Kan şekerini ayarlamaya yardımcı olan tarçını unutmayın. Rendelenmiş Hindistan cevizini gücendirmeyin. Fındığı, fıstığı, cevizi bol tutun. Kuş üzümü öksüz kalmasın. Ekşi severler mandalina dilimi eklesin ama susam da serpsin. İyisi mi size afiyet olsun.

Tüm püf noktaları öğrendiğimize göre: Aşure

Aşure Tarifi

Kuru fasulyeden nohuta, elmadan portakala, hatta fındığa kadar her türlü lezzetle dolu bir aşure hazırladık. Üzerini de ceviz içi, tarçın ve nar taneleriyle süsledik. Ama dediğimiz gibi, siz dilediğiniz tadı çıkarıp eklemekte özgürsünüz tabii.

Tam istediğiniz gibi yapmak elinizde: Aşure tarifi

Evinizden bolluk ve bereketin eksik olmaması dileklerimizle çekiliyoruz huzurlarınızdan. Şimdiden ellerinize, emeğinize sağlık ve afiyetler olsun o zaman!

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
Marmara Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Pişman olmadı ancak mezun olduktan sonra bir de MSA'da uzun dönem aşçılık eğitimi aldı. Medya sektöründe, birçok yemek dergisi ve kitabında çalıştı. Hali hazırda kendine sakladığı tarifler var. Mutfakta bekleniyorsunuz!