Yemek.com

Uğruna Yüzlerce Kilometre Yapılır: Fatih Karadeniz Pidecisi

17 Eylül 2014

O kıtır kıtır kenarı... Tereyağının yumurta ve kıymayla dansını... Anlayamazsınız. (Klişeye mahal vermiş olabiliriz ama gerçek bu)

Pide dediğimiz kavram günlük hayatımızda temelde birkaç kategoriye ayrılır. Sanırım ilki, çalışan beyaz yakalıların açlık anını hızlıca bastırmak adına sipariş verdiği hamur ağırlıklı fast food. İkincisi, ağırlıklı öğrencilerin bütçesel kısıtlarından ötürü olabildiğince uygun fiyata yiyebilecekleri bazı türleri ile açlık hissini bastırma durumları. Anadolu'nun kimi şehirlerinde iç malzemesi hazırlanarak ekmek fırınlarına götürülüp yapıldığı durumlar da sıklıkla karşımıza çıkmaktadır özellikle bayram günlerinde.

Kavurmalı, kuşbaşılı, kıymalı, peynirlisi ağırlıklı olmak üzere mantarlı, ıspanaklı, patatesli ve bunların kombinasyonları ile çeşitli formatlarda karşımıza çıkan pidelerin genel tüketimine baktığımızda ise, genellikle kenarlarının tabakta bırakıldığını düşünebiliriz.

1957 yılında kurulmuş ve Fatih semtinde bulunan ve Fatih Karadeniz Pidecisi, yukarıda bahsetmiş olduğum tanımların çok ötesinde, hakikaten keyif alarak sadece onu yemek için kilometrelerce yol gidebileceğiniz bir mekan. Pidenin tüm malzemelerinin Doğu Karadeniz bölgesinden temin edildiği mekanda önünüze sunulan şaheseri normal şartlar altında yapmış olduğumuz gibi hızlıca tüketmekten uzak durun. Özellikle kapalı pide söylemişseniz ve ilk defa gidiyorsanız görevli kişilerden bu işin ritüelinin ne olduğunu bilmediğinizi söylediğinizde bir pide ile nasıl şov yapıldığına şahit olacaksınız.

Kapalı pide, bıçak yardımıyla açılır içine Trabzon'un o meşhur tereyağı atılır ve pide hareket ettirilerek o yağın tüm pideye nüfuz etmesi sağlanır. Sonrasında kapalı kısmından parça parça koparılması ve tereyağlı içeriğe batırılması ile keyifli süreç nirvana noktasına ulaşır.

Hangi seçeneği seçerseniz seçin, pidenin kenarının bırakılması gibi bir durum söz konusu değil. İlk gidenler içinse muhakkak denemeniz gereken ürünün 'kıymalı yumurtalı pide' olduğunu söyleyebilirim. Şu ana kadar götürdüğüm tüm arkadaşlarım tarafından "Yediğim en iyi pideydi" cümlesini duymadan çıkmadığım mekanda, pidelerin boyutları oldukça büyük olduğu için sakın ola ki standard pideleri göz önüne alarak; 1,5 porsiyon isteme gafletinde bulunmayın.

Pideyi sadece sipariş verip gelmesini beklemek yerine -her ne kadar giriş kısmı dar olsa da- pidelerin yapıldığı yere giderek, ustaların hızlı ve özenli hareketlerini izleyebilirsiniz. Fakat fırından gelen koku ciddi derecede iştahınızı arttırabilir. Bu sırada sizden önce sipariş veren kişilerin pidelerinin servisini gördükçe yutkunur öte yandan yaptıkları hareketleri izlersiniz. Bunu izlemelisiniz çünkü normalde çatal bıçak ile servis edilmemekte pideler.

Özel günlerde ve yoğun saatlerde gittiğiniz takdirde yer bulma olasılığınızın çok çok düşük olacağını maalesef Ramazan ayında, iftar vaktinde giderek acı şekilde deneyimlemiş biri olarak mümkünse rahat zamanlarda gitmenizi tavsiye ederim. Öte yandan bir pide sonrası şöyle bol fındıklı bir 'Hamsiköy fırın sütlacı' yemezseniz, ciddi bir hataya düşmüş olacağınızdan da emin olabilirsiniz.

Fatih'te İstanbul Belediyesi civarında, itfaiye binasının hemen yanında bulunan mekan için tekrarlamakta yarar var: Pidesi için gerçekten yüzlerce kilometre yol yapılır.

Fatih Karadeniz Pidecisi'ne Nasıl Gidilir?

Görsel: foursquare/fatihkaradenizpidecisi