Yemek.com

Bu Konu Mühim: Organik Tarım Nedir, Organik Gıdalar Neden Pahalı?

dergi.aljazeera.com.tr

Bereketin yüzyıllardır simgesi olan toprak, en önemli yaşam kaynaklarımızdan biri. Hayatımız ve sağlığımız doğanın, toprağın dengesine dayalı. Onlardan gelen güzelliklerle nefes alabiliyor, hayatta kalabiliyoruz. Onlara gelecek en ufacık zarar, bedenimizdeki oluşacak değişimlerin de habercisi. Son yıllarda topraktaki bu farklılıklar da hep gündemde.

Sözlüklere GDO, organik beslenme, doğal yaşam gibi sözcükler ekledik. Kinoa, chia tohumu, avokado gibi bize oldukça yabancı besinlerle tanıştık, hayatlarımıza buyur ettik. Market raflarından meyve, sebze, tavuk, yumurta ve hatta un alırken dahi en organiğini ve sağlıklısını almaya çalışır olduk. İki kere düşünmeye başladık.

Peki, bu yeni kavramlar hayatımıza nasıl girdi? Organik ve doğal arasındaki farklar neler? Organik adı altında satılan gıdalar neden bu denli pahalı?

Gelin neymiş, ne değilmiş hep birlikte öğrenelim.

Mevzumuz doğa: Organik tarım ve organik gıdalar nedir?

ekolojikpazar.org

Aslında her şey doğanın ve toprağın zarar görmeye başlamasıyla, ekolojik dengelerin değişmesiyle başladı. Ardından ”organik tarım, organik beslenme” sözcüklerini sıkça sarfeder olduk. Market raflarında organik gıdaların satıldığı bölümler oluşmaya başladı.

Televizyonlar, dergiler, takip edilen ünlüler… Hepsi bize organik yaşamın öneminden bahsetti. Fakat ortalama bir geliri olan insan için organik beslenmek hep cep yakan bir şeydi. Peki ”organik tarım, organik gıdalar” neydi? Birçok tanımı var aslında gündemimize oturmuş bu kavramın.

Amerika Birleşik Devletleri Tarım Dairesi’nin (USDA) yaptığı tanıma göre organik tarım; ”Organik tarım, sentetik içerikli gübre, tarım ilaçları, büyüme düzenleyiciler ve hayvan yem katkıları kullanımını yasaklayan veya büyük ölçüde bunlardan kaçınan bir üretim sistemidir.”

Tanımın devamında ise şu ibarelere rastlıyoruz: ”Organik tarım sistemleri mümkün olduğu ölçüde toprağı işlemek ve verimliliğini korumak, bitki besin maddeleri sağlamak, zararlı böcek, yabancı ot ve hastalıkları kontrol etmek için gıda münavebesi, bitki artıkları, hayvan gübresi, baklagiller, yeşil gübreleme, organik çiftlik artıkları ve biyolojik zararlı kontrolü işlemlerine dayanır.”

Bu tanım ve organik üzerine yapılan diğer tüm tanımlarda da rastlandığı gibi sürdürebilirlilik algısı en çok dikkat çeken noktaların başında. Yıllar içerisinde toprağın ve ekolojik dengenin kimyasallar ve diğer çeşitli etkenlerle bozulmaya başlaması beraberinde sürdürülebilirliği de etkiledi. Bu nedenle organik tarıma, sürdürebilirliği ve verimliliği sağlarken, uzun vadeli olarak ekolojik dengeyi korumayı kendine hedef edinmiş, ekonomik, sosyal açıdan dengeli bir tarımsal sistem denilebilir.

Organik gıdalara da bu sistem dahilinde üretilmiş gıdalar denir. Gıdaların en büyük özelliği herhangi bir sentetik tarım ilacı ya da inorganik gübre kullanılmadan yetiştirilmiş olmaları. Hayvanların da organik bir ortamda, organik yemlerle beslenmesi temeline dayanır.

Tanımlamaları yaptığımıza göre gelelim akıllardaki en önemli sorulara.

Karıştırmayalım: Organik gıdalar ve doğal gıdalar arasındaki farklar neler?

pazarda-sebze-meyve

Doğal yaşayalım istiyoruz, dalından kopan her şeyi çok sağlıklı görüyoruz. Ancak yanılıyoruz. Kullanılan kimyasal ilaçlar, inorganik gübreler söz konusuyken oraya bir parantez açıp tanımları, farkları ortaya koymamız gerekiyor.

Organik tarım, ”gübresiz, ilaçsız tarım” ya da ”doğal tarım”dan çok ayrı bir kavram olarak nitelendirilmesi gereken bir konumda. Dolayısıyla organik gıdalar ve organik beslenme de altı kalın bir biçimde çizilerek diğerlerinden ayrılmalı.

Bahçede dalından kopardığımız domates, tarladan gelen salatalık… İçinde yapay renklendirici, tatlandırıcı olmayan her türlü besin doğal sayılıyor. Doğada bulunan birçok şey ”doğal” kapsamına giriyor diyebiliriz. Denetlenmiyor, belli başlı kurallara uygun yetiştirilmiyor.

Ancak organik gıdalar, belli başlı kurallara uygun olarak yetiştiriliyor ve denetleniyor. Tamamen ekolojik düzene saygılı bir biçimde üretiliyor. Kimyasal hiçbir girdi bulunmuyor. İkisi arasındaki ciddi fark bu diyebiliriz.

Konuyla ilgili detaylı yazımız için sizi şöyle alalım: Her Sakallıyı Dedeniz Sanmayın: Organik ile Doğal Arasındaki Farklar Nelerdir?

Aslında değer: Organik gıdalar neden pahalı?

dergi.aljazeera.com.tr

Üzerlerinde kocaman ibarelerle ”organik” yazan gıdalar ve cep yakan fiyatları… ”Organik yaşamı destekliyorsunuz ama çok pahalı” cümlesini sıkça duyuyoruz.

Evet, alım gücü, ekonomik nedenler cüzdanımızı iki kere düşünmemize neden oluyor ve organik gıdaların fiyatlarından yakınıyoruz. Ama aslında organik gıdaların fiyatları o kadar da pahalı değil. Gelin hep birlikte nedenlerine bakalım.

Organik tarım ve organik gıdaların yolculuğu tohumlarıyla ve toprak alanlarıyla başlıyor. Tohumlar dahi ekolojik dengeye uyum sağlayan tohumlar olarak kullanılıyor ve üretimleri oldukça pahalı. Hayvanlar beslenirken kullanılan yemlerden tutun, yetiştirilme alanlarına kadar her şey ekolojik dengeye saygılı. Hatta kullanılan su kaynaklarının tahribatı dahi önlenmeye çalışıldığı için ona uygun sulama sistemleri kullanılıyor. Genetiği değiştirilmiş organizmaların girdisi kabul edilmiyor. Organik gıdaların fiyatlarına ilk ve temel etki bu diyebiliriz.

Ayrıca bu gıdalar üretilirken kimyasal ilaçlar vs. yerine insan gücü kullanılıyor. Kimyasal düzenleyiciler, bitki büyüme ilaçları, hormonlar gibi daha düşük maliyetli şeyler yerine insan gücünün yanında doğal savaşçılar (böcekler, arılar vb) kullanılıyor. Bunlar çok daha yüksek maliyetlere sebebiyet veriyor.

Gıdaların çokluğu yerine kaliteli gıda elde edilmeye çalışılıyor. Bu nedenle az ve sınırlı miktarda gıda elde ediliyor. Bu durum da fiyatları etkliyor.

Talep az, pazar payı az. Tabii ki burada tüketicinin alım gücü de devreye giriyor. Fakat talep ne kadar fazla olursa, gıdaların fiyatı aynı doğrultuda düşecektir. Talebin azlığı beraberinde ambalajlama, dağıtım gibi lojistik faaliyetlerin de bedelini yükseltiyor. Dolayısıyla organik gıdaların fiyatları, diğer gıdaların fiyatlarından çok daha fazla oluyor.

İşin bir de sertifika ve kontrol boyutları var. Bunlar için de ayrıca ücretler ödeniyor. Ayrıca üretici, yasalar ve kurallar çerçevesinde, toprağını ekolojik sisteme uygun şekle döndürmesi gerekiyor. Bu da verim kaybına neden oluyor. Çünkü ilk gıdalar geçiş ürünleri olduğu için satılmıyor. Kayıp oranı ciddi. Konvansiyonel tarımda elde ettiği verimle karşılaştırıldığında, 3-10 yıl arasında verim kaybı yaşayanabiliyor. Üreticinin bu durumu fiyatları arttıran bir başka etken.

Ayrıca bunların yanında gıdalarda koruyucu maddeler bulunmadığı için de raf ömürleri kısa. Bekletildikleri gibi bozuluyorlar. Satamayan ve ürünü elinde kalan üretici, ürünlerinin bozulmasına göz yummak durumunda kalıyor. Üretim maliyeti üzerine bir de elde edilen ürünlerin bozulması da eklenince fiyatlar artıyor.

Bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda, emekle elde edilen, tamamen doğa dostu bu ürünlerin fiyatlarının aslında çok da pahalı olmadığının kanısına varabiliyoruz.

Neden organik ürünler tüketmeliyiz?

nipnoos

Aldığımız normal bir yoğurdun fiyatı 4 lirayken, organik yoğurdun fiyatı 12 lira yani tam 3 katı olabiliyor. Ama az alıp, öz tüketmeye, organik gıdaları sepetimize daha çok eklemeye çabalamak için nedenimiz bol.

Bir kere o yoğurtların, peynirlerin, sütlerin içinde tamamen sağlık dolu organizmalar var. Diğer ürünlerde olduğu gibi uzun uzadıya sanayi süreçlerden geçip, besin değerlerini yitirmiyorlar. Sebzeler ve meyveler, toprağın tüm güzelliklerini ve lezzetini içinde taşıyor. Vücudumuzun ihtiyacı olan tüm vitamin, minerallar onlarda saklı.

Vücut dengemiz, toprağın dengesine bağlı. Günümüzde yaşadığımız birçok hastalığın temel nedeni yediklerimize, içtiklerimize bağlı. Organik beslendiğimizde, meyve ve sebzeler üretilirken kullanılan kimyasal maddeleri almıyoruz. Üstelik arkasındaki emeğe destek vermiş oluyoruz. Bu üreticileri desteklemek demek doğayı da korumak demek.

O yüzden elinizden geldiğince organik gıdalara yönelelim. Biliyoruz, maddi anlamdaki engellerimiz var. Ama biz ne kadar doğaya dost olursak, ne kadar üreticiye destek olursak, maliyetler o kadar düşecek ve organik tarım o kadar yaygınlaşacaktır. Her şey bizim elimizde.

Doyamayanlar için bir önerimiz daha var!