Yemek.com

Aynısını Ünlü Restoranlarda Yapılana Değişmeyeceğiniz Dünyadan 8 Sokak Lezzeti

15 Ocak 2016

İsterseniz cebinizde en lüks restorana gidecek paranız olsun ya da gittiğiniz restorandan yüklü bir hesap ödemiş ve buna değdiğini düşünerek kalkmış olun, bazen bir içecek parasına karnınızı doyurduğunuz sokak lezzetlerinin yerini hiçbir şey tutmaz. Özellikle turist olup da şehirde gezilecek onlarca yer varken her öğünü bir restoranda geçirmek her zaman mümkün olmayabiliyor.

Bu tür durumlarda, elinizde haritanız kafanızda şapkanız gezerken köşeyi döndüğünüzde karşınıza çıkan bir sosisçi, patatesçi ya da oranın meşhur bir sokak lezzetini satan bir araba, hem gününüzü kurtarır hem de sizi mutlaka tatmanız gereken bir lezzetle buluşturabilir. Bazen hiç ummadığınız bir şekilde karşınıza çıkan bu sokak yiyecekleri, size lokal lezzetlerle zevk dolu bir buluşma ayarlar.

Krep cenneti desek yeridir: Fransa

Paris’e gittiniz ve bir tarafta lüks menülerin olduğu ödüllü restoranlar bir taraftaysa sık aralıklarla burnunuza çalınan krep kokusu.. Elbette sokakta gördüğünüz bu krepçilerden birine şans verip, bu geleneksel lezzeti deneyimlemeniz gerekli.

Her öğününüzü bir restoranda yemek yerine sabah kahvaltısını gitmek istediğiniz müze yolunda aradan çıkarabilirsiniz. Birçok konuda olduğu gibi sokak yiyecekleri konusunda da Paris’in standartları diğer şehirlere göre daha yüksek. Nutella eşliğinde krebinizi afiyetle yerken Paris’in tadını çıkarmak bu olsa gerek.

Taco yemenin keyfi burada bir başka: Meksika

Meksika’ya gittiğinizde mis gibi baharat kokuları burnunuza çalındığı vakit, anlayın ki taco zamanı gelmiş demektir. Meksika böreği olarak da bilinen taco, mısır unundan yapılmış çıtır bir yufkayı andıran tortilla’dan yapılıyor. İçerisine konan domates, soğan, salsa sos, kıyma, avokado, cheddar peyniri, Meksika fasulyesi ve sour cream gibi bol malzeme sayesinde damağınızda unutulmaz bir tat kalacağına hiç şüpheniz olmasın.

Sığır etinden yapılmış sosisi ekmeğinden taşan bir sosisli: Danimarka

Danimarka’da adım başı rastlayabileceğiniz bu sosislilere polse adı veriliyor, Danimarkalıların geleneksel fümelenmiş sosislilerine verilen ad aslında. Ekmek arasında hardalla servis edilen sosisli, kaynatılarak ya da kızartılarak yapılabiliyor. Sosisin ucu ekmeğin her iki tarafından da taşacak şekilde yerleştirilen polse salatalık turşusu, soğan ve çeşitli soslarla tüketiliyor. Görüntüsü oldukça iştah açıcı olan bu sosisli, Danimarka’nın ikonik yiyecekleri arasında yer alıyor.

Takoyaki soslu ahtapot topları: Japonya

Japonya sokakları, her bulduğunuzu düşünmeden yiyemeyeceğiniz kadar farklı seçeneklerle dolu olduğundan temkinli yaklaşmanız gereken sokaklar arasında yer alıyor. Fakat ahtapot bizden. Döküm kaplarda hazırlanan taze soğan, zencefil, yumurta ve undan oluşan hamura bulanan ahtapotlar bir güzel kızartılıyor. Japonya’nın en sevilen sokak atıştırmalıklarından olan bu yiyeceği üzerine soya sos ile hazırlanan takoyaki sos ile tüketin.

Sosislerin kralı currywurst: Berlin

Berlin’den başka hiçbir yerde aynı lezzette yiyemeyeceğiniz currywurst sosis, adından da anlaşılacağı gibi köri ve ketçap ile hazırlanıyor. 1949 yılından beri Almanya’nın en popüler sokak lezzetlerinden biri olan currywurst domuz etinden yapıldığı için, domuz eti tüketmeyenlerin dikkat etmesi gerekiyor. Yanında patates kızartması ya da baget ekmekte servis edilen sosis, Almanya’da her yıl 800 milyon adet tüketiliyor. En popüler olduğu şehirler ise başta Berlin ve sonra Hamburg. Dilimler halinde kesilen sosisi kürdanla yemek en çok tercih edilen tüketim şekli.

İtalyan içli köftesi diyebiliriz arancini: İtalya

Haşlanmış safranlı risotto pirinciyle kaplı, erimiş parmesan ve jambonlu versiyonu olduğu gibi mozzarella ve kıymalı olanına da rastlanır. Sadece sokakta değil havalimanı ve feribotlarda da karşınıza çıkacak olan arancini, şekil olarak portakala benzediği için İtalyanca portakal anlamına gelen arancia’dan gelir. Galeta ununa bulanıp kızgın yağda pişirilen pirinç toplarını evde de denemeniz şiddetle tavsiye edilir.

Külahta patatesin keyfi: Hollanda

Amsterdam sokaklarında yürüdüğünüz vakit coffee shop’lardan yükselen dumandan daha baskın bir koku varsa o da şüphesiz mis gibi patates kokusudur. Her köşe başında karşınıza çıkan patatesçilerin önünde uzun uzun kuyruklar olur. Karton külahlarda servis edilen patates kızartmalarının en zevkli anı hangi sos ile istediğinize karar verip kendinizi ve patatesinizi sosa bulamanız. Alsam mı almasam mı diye yürürken almadan geçerseniz pişman olmayın, nasılsa karşınıza hemen bir başkası çıkacak.

Brüksel usulü waffle: Belçika

Normal waffle trüne göre daha yumuşak ve pofuduk olan Brüksel waffle’ı, adını eski Fransızcada bal peteği anlamına gelen wafla’dan alıyor. Erimiş çikolata, krem şanti ve meyve parçalarıyla yemen waffle, Belçika’da sokak lezzetlerinin başında geliyor. Brüksel usulü waffle, diğer waffle türlerine göre daha altın rengi bir hamura sahip ve karamelize şekerin verdiği gevrekliği de hissettiriyor. Dikdörtgen şeklindeki hamur, derin ve kare şeklindeki gözenekleriyle meşhur. Özellikle şehirde yaşayanlar için kahvaltı öğünü olarak tercih edilen waffle’ın ünü dünyanın dört bir yanında almış gidiyor.