Yemek.com

Yolu Spor Salonundan Geçen Her Kadının Başına Gelen 8 Hüzünlü Durum

hayaller-hayatlar-spor

Yaza adım adım yaklaştıkça, tatil sinyalleri çaldıkça sahillerde salına salına dolaşmak isteyenlerimizi bir an önce fazla kilolardan kurtulma telaşı sardı.

Diyet programları ile sağlıklı beslenmek kilo vermede büyük bir adım ama tek başına yeterli değil. Diyeti bir yandan da düzenli spor ile desteklemek gerekiyor.

Her şey buraya kadar iyi güzel de asıl çile spor salonuna adım attıktan sonra başlıyor. Sporun bize kendimizi dinç ve sağlıklı hissettirdiği kesin ama ah bir de spor salonunda yaşadıklarımız olmasa...

Yandaki spor aletlerini kullananları gizli gizli dikizleme

Elimizde değil, gözümüz kayıyor. “Bu kadın zayıf zaten, neden geliyor ki buraya?”, “Bacakları nasıl o kadar ince olmuş ki?”, “Benden daha hızlı nasıl kullanıyor bu aleti, hoca kesin ona torpil yapıyor" Kafamızdaki bu düşüncelerle yaptığımız egzersize konsantre olmayı geç, bir de göz göze gelip rezil olmak var ki of off.

Bunun devamında gelen kendini küçük görme

O saatlerdir kestiğiniz kadın evet sizden daha iyi kondisyon gösteriyor, evet daha zayıf, evet daha kendine güvenli. Bu aşamadan sonra geliyor kendine acıma ve küçük görme sendromları. Siz de onun gibi olabilirsiniz, haydi ama...

Kendimizi mutsuz hissedince canımız ne ister: YEMEEEK!

Hep o yandaki zayıf kadının yüzünden depresyona girdiniz ve aklınıza hiç gelmemesi gereken şeyler geldi: Tatlılar, pastalar, dondurmalar, hamburgerler.
Zaten sabahtan beri spor salonundasınız, bir sürü de kalori yaktınız, kendinizi ödüllendirseniz mesela çıkışta şöyle kocaman bir pizzayla? Durun yapmayın, rezervasyon yaptırdığınız o tatili düşünün, eveet, işte böyle…

Aman insanlar göbeğimi görmesin

Oraya herkes sizin gibi fazla kilolarından kurtulmak için gidiyor. Ama o kiloları verip kendimize olan güvenimizi kazanana kadar her fazlalığımız bizim için bir utanç kaynağı. “Ay spor yaparken ya tişörtüm açılır da göbeğimi herkes görürse?” korkusuyla ne spor salonu aidatları yakıldı bir bilseniz.

Makyajım yok, saçım da yağlı, ya tanıdık biri görürse?

Yine kendine güven durumu oluşuncaya kadar hemen herkesin hissettiği durum bu. Tabii ki spora giderken akşam yemeğine gider gibi süslenmenizi, saçınıza maşa yaptırmanızı sizden kimse beklemiyor. Olduğunuz gibi görünmekten utanmayın canım.

Ama o aleti ben kullanacaktım

Herkesin spor salonunda kullanmaktan zevk aldığı özel bir alet vardır. Ama spor salonuna gidip onun başkası tarafından kullanıldığını gördüğünüzde keyfiniz birden kaçar. Dolayısıyla spor yapma isteğinizin de bir anda söndüğüne şahit olursunuz. En kötü bir mat bulun, ısınmaya başlayın. Sonsuza kadar o alet onun olmayacak ya…

Ortak fobimiz: Kardiyo

Yeni spora başlayan biri için en zorlu şeylerin başında kardiyonun gelmesi şaşırtıcı değil. Yaparken zorlanıyor olabilirsiniz, rezil olurum diye çekiniyor olabilirsiniz, beceremeyebilirsiniz. Bunlar çok normal. Çünkü ister erkek, ister kadın olsun herkes aynı şekilde sıra kardiyoya gelince zorlanıyor. Üzülmeyin, pes etmeyin, onun da hakkından geleceksiniz zamanla.

Spora gitmemek için sürekli bahaneler üretme

Yataktan kalkıp şöyle yumurtalı sucuk, Nutella, pancake dolu bir kahvaltı yapmak varken spora gitmek zor geliyor biliyoruz. Sürekli bahaneler ürettiğinizi, bugün başım ağrıyor, yarın giderim dediğinizin de farkındayız. Ama yalnız değilsiniz. Herkes bu yollardan geçiyor.

Gidin, gücünüzü ve kararlılığınızı herkese gösterin ve sonra dümdüz göbeğinizle gurur duyun. Ha gayret.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!