Yemek.com

How I Met Your Mother’ın Aklımızdan Çıkmayan 12 Efsanevi Yemek Bölümü

how-i-met-manset

İlk sezonlarında annenin kim olduğunu çözebileceğimiz heyecanıyla izlediğimiz, bir yerden sonraysa her şeyi boş verip sadece sevdiğimiz için izlemeye devam ettiğimiz How I Met Your Mother, dokuz sezonluk tanışma hikayesine 31 Mart 2014'te son vermişti. Alt yazılı izleyenler olarak biz bu sonu 2 Nisan gibi izleme şansına erişmiştik.

Sonuyla kimilerini hayal kırıklığına uğratan kimileriniyse beklenen kavuşma anını nihayetinde yaşattığı için mutlu eden dizinin üzerinden 2 yıl geçmiş olsa da hala çok net hatırladığımız efsanevi sahneler var. Özellikle de yiyeceklerle ilgili olanlar elbette.

Bitişinin ikinci yılı şerefine How I Met Your Mother dizisini sevmemizde katkısı bulunan yiyecek ve içeceklerle dolu sahnelerini tekrar hatırlayalım, dedik. Sizin de izlerken karnınız acıkıyordu, değil mi?

Ted'in hindi içinde hindi yapma fikri

Şükran Günü için Ted'in ortaya attığı "Turturkeykey" yani büyük bir hindinin içini iç harç yerine başka küçük bir hindiyle doldurma fikri, kabul edelim ki oldukça yaratıcıydı. Bölüm boyunca "Keşke yapsalar da görsek neye benzeyecek." dedirtti.

Marshall'ın New York’un en güzel hamburgeri arayışı

Marshall'ın Ted ile birlikte o güzelim apartmana taşındıkları günlerde yediği, şehre yeni geldikleri için de bir daha ne kadar arasa da bulamadığı o hamburgerciyi hepimiz hatırlıyoruz. Yıllar sonra peşine düşüp aynı hamburgerciyi buldukları bu efsane bölüm, ne canlar yaktı, ne hamburgerler sipariş ettirdi, kimbilir.

Marshall'ın keşfettiği içeceğe Robin Scherbatsky adının verilmesi

Marshall'ın yiyecek içeçek düşkünlüğüyle ilgili çok şey biliyoruz ama bu, daha bir başka. Marshall muhteşem bir karışım yaparak hazırlattığı içeceğini MacLaren's Pub'ın menüsüne koydurmayı başarmıştı. Ancak Robin'in çok fazla bu içecekten sipariş vermesi üzerine menüdeki isim The Robin Scherbatsky olarak değiştirilmişti. Sonrası çoğumuzun aklında yer etmemiştir ama itiraf edelim ki hala o içeceğin tadını merak ediyoruz. Hem de çok.

Verdiği yüksek enerjiyle merak uyandıran Tantrum

Üniversitede yaptıkları yolculuklar sırasında Tantrum adı verilen ve yüksek enerji veren gazlı bir içeçek içmeyi alışkanlık haline getiren, bu yüzden başlarından birçok olay geçen Marshall ve Ted'in yeniden Tantrum ile buluştuğu bölümü unutmak ne mümkün. Hatta eminiz, "Keşke Türkiye'de olsa böyle bir şey, bunu içtikten sonra ne güzel sınava çalışırdım." diyerek izleyenler vardır. Yalnız değilsiniz.

Marshall’ın en güzel hazırladığı yiyecek Gouda peyniri

Lily ve Marshall'ın evlendikten sonra kendileri gibi çiftlerle takılmak istemesiyle başladı her şey. Lily, evlerine gelecek çifte yemekler hazırlarken Marshall'ın tek görevi peynir seçmekti. O da bu işin hakkını verdi tabii. Sadece Gouda peyniriyle doldurduğu tabak konusunda bu kadar ısrarcı olmasaydı iyiydi.

"Anne"nin tatlılığına eşlik eden sumbitch kurabiyeleri

Çikolata, fıstık ezmesi ve karamel ile hazırlanan efsanevi kurabiyelerden söz ediyoruz. Buna bir de anneyi ilk kez görmemiz eklenince tadından yenmez, hafızalardan silinmez bir bölüm çıkıyor ortaya. Daha ne olsundu.

Anneden daha fazla merak eder hala geldiğimiz ananas konusu

208 bölümlük dizinin daha 10. bölümü olan ananas olayı, finali ayrı tuttuğumuzda How I Met Your Mother dizisinin en çok izlenen bölümü. Şaşırmamak lazım, bu kadar yıl sonra bile ananas deyince aklımıza gelen ilk şeylerden Ted’in komidininde poz veren güzelim ananas.

Marshall ve Ted'in pizzaya veda yolculuğu

Kimimiz için tavuk döner, kimimiz için patso… Hepimizin okuldan en iyi arkadaşımızla sürekli yediği, zararlı bir yemek hep olmuştur. Ted ve Marshall içinse bu yemek Gazzola’nın pizzasıydı ve birazcık uzaktaydı. Bir pizza uğruna New York’tan kalkıp Chicago’ya kadar saatler süren yolculuk yapan ikilinin yediği o pizzanın en hatırlanan kısmı da sanıyoruz "yürüyen zeytinler".

Victoria'nın ellerinden çıkan misler gibi pastalar, kurabiyeler, cupcakeler...

Pastacı olmaktan daha güzel bir şey varsa o da pastacı olan bir arkadaşının olmasıdır. Ted de bu şanslı insanlardı ve bir süreliğine de olsa dillere destan pastalar, kurabiyeler, cupcakeler yapan Victoria ile birlikteydi. Bu birliktelikten grubun diğer üyeleri de faydalandı tabi. Victoria’nın düğün için yaptığı pastanın tadını unutamayan Marshall’ın, Victoria’yı bulması yönünde Ted’e yaptığı baskılar hala aklımızda.

Super Bowl günleri yedikleri bol soslu tavuk kanatları

Beşlimizin belki de en lezzetli geleneği Super Bowl gelenekleriydi. Super Bowl’u birlikte izlemekle yetinmiyor, ayrıca "melek kanatları" dedikleri bol soslu tavuk kanatları yiyorlardı. Bize de sadece izlemek kalıyordu tabii.

Bu güzelim tavuklar ve sosu uğruna neredeyse hiçbir duyu organını kullanmadan metrelerce yürüyen hatta taklalar atan Ted’in çabalarını da unutursak kalbimiz kurusun.

Marshall'ın ailesinin akılalmaz yedi katlı salatası

Yedi katlı salata mı olur demeyin, Minnesota’da oluyormuş. Hem de jelibonlu, cipsli, bol mayonezli bir salata. Bu bölümde canımız hiç mi hiç istememişti, doğruya doğru.

Barney'nin iddia uğruna Japon yemeği yapmayı öğrenmesi

Ördekli kıravat deyince hepinizin aklına gelmiştir eminiz. Bir iddia uğruna uzun zaman Japon bir şeften eğitim alıp shinjitsu yapan Barney'i de unutmadık.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!