Yemek.com

Bir Ölüme Çaresi Yok: Safran Nedir, Faydaları Nelerdir?

safran-nedir

Antik Yunan'da Krokos (Crocos) adında çok yakışıklı bir delikanlı varmış. Güzeller güzeli Smilax'a aşık olmuş. Krokos, bir fani; Smilax'sa ölümsüz bir periymiş. Lakin, aslında, bu durumun aşklarına mani olmaması lazım gelse de güzel Smilax, yakışıklı delikanlının aşkına karşılık vermemiş. Krokos, aşkına karşılık bulamayınca üzüntüden sararmış, solmuş. Tanrılar, Krokos'un bu hâline pek üzülmüşler. Smilax'ın aşkından sararıp solmuş Krokos'u mor bir safrana çevirmişler. Smilax'ı da bizde "saparma" diye bilinen bir başka bitkiye... (İlginçtir, bu saparma bitkisi de frengiye iyi gelirmiş... Ama biz, bu bilgiyi vermekle yetinelim; hiç mitolojik spekülasyona girmeyelim (!) Ne de olsa "Safran nedir, faydaları nelerdir?"in peşindeyiz...)

Safran nedir?

Safran bitkisi, yukarıdaki hikaye sayesinde zaten tahmin edilebileceği gibi, Latince "crocus sativus" denilen sonbaharda çiçek açan ve 20-30 cm yüksekliğe ulaşabilen soğanlı bir bitkidir. Mor renkli bitkinin çiçeklerinde üç tepecik vardır ve şu her derde deva ve dünyanın en pahalısı olarak bilenen safran baharatı da işte bu üç tepeceğin kurutularak toz haline getirilmesiyle elde edilir.

Renklendirici ve tat verici olarak kullanılan bu baharatın elde edilmesi oldukça zahmetlidir. Her bir çiçeğin üzerindeki üç tepecik, sabah daha güneş doğmadan elle tek tek toplanır. Sadece yarım kilo kadar bir miktarda baharat elde etmek için 75 bin çiçeğin 225 bin tepeciği gerekir. Bundan dolayı da 1 gramı en az 15-20 liradır ki bu fiyat yurt dışında 250 dolarlara kadar da çıkıyor.

Ana vatanı Güneybatı Asya olan safran, Hititler zamanından beri Anadolu topraklarında yetiştiriliyordu. Osmanlı döneminde de üretimine devam edilen safran, İngiltere gibi bazı Avrupa ülkelerine ihraç bile ediliyordu. Bizim topraklarımızda, özellikle Safranbolu ve Urfa'da yetiştirilen safranın üretimi, 20. yüzyılın başlarında ekonomik sebeplerle azalınca Fransa'dan ithal edilme yoluna gidildi. Günümüzdeyse Türkiye'deki safran, büyük ölçüde İran ve dünyanın safran tedarikçisi konumundaki İspanya'dan alınıyor. (Ki aslında İspanya da safranla 8. yüzyılda Müslümanlar sayesinde tanışmıştı. Tıpkı şeker ve pirinçle olduğu gibi...)

Peki safran neye benzer?

Safranın kuvvetli bir kokusu vardır. Keskin ve acımsı bir tada sahiptir. Ilık suyla karışınca turuncu-sarı arası bir altın rengi verir. Kendi ağırlığının tam 100 bin katı suyu altın sarısına boyayabilir. Zaten adı da Arapça'da "sarı" demek olan "asfar" kökünden türemiştir.

Uzmanlar tarafından otsu ve samansı rahiyalar barındıran metalik bir bal tadında olduğu söylenen safran, ülkemizde sıkça zerdeçalla karıştırılır. Gerçi zerdeçal da hem yemeklere renk katan hem de birçok hastalığa yararlı olan şifalı bir bitkidir ama safran değildir.

Safranın tarımı çok zahmetlidir. Sadece 100 gram safran elde etmek için 1 dönümlük alanda ekim yapmak gerekir. İçeriğinde 150'nin üzerinde uçucu yağ ve aroma barındıran safran; gıdadan ilaç sektörüne, parfümeriden kumaş boyamaya kadar birçok alanda kullanılır.

Safranın faydaları nelerdir, safrana neye iyi gelir?

Gıda, parfümeri, ilaç ve tekstildeki endüstriyel kullanımları dışında safran ayrıca binlerce yıllardır şifa verici bitki olarak tüketilir. Safranın keskin ve acımsı tadına rağmen çok eski tarihlerden beridir iştah açıcı olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Sinirleri uyarıcı etkisi sayesinde cinsel isteği ve performansı artırır; yine aynı özelliği sayesinde menstrüasyon döneminin daha ağrısız geçmesine yardımcı olur. Ama bu özellik, aynı zamanda, safranın hamilelik döneminde kullanılmasını da tehlikeli hâle getirir: Safran, hamilelikte düşüğe sebep olabilir.

Yatıştırıcı özelliği olan safran, serotonin düzeyini dengeleyerek depresyondan anksiyeteye kadar birçok psikolojik soruna çözüm olabilir.

Karaciğere iyi geldiği, araştırmalarla kanıtlanmış olan safran, aynı zamanda antioksidan ve antikanserojendir de... Kanserli tümörleri küçülttüğü ve yayılmalarını önlediği gözlemlenmiştir.

Ayrıca, iştahı düzenleyerek obeziteye karşı da önemli bir yardımcı görevi görür. Amerika'da yapılan bir araştırma, günde 176.5 gram safran tüketen kişilerde zararlı abur cubur yeme isteğinin yüzde 55 oranında azaldığını ortaya koymuştur.

Peki ya safranının zararları?

Az kullanımının bir zararı yoktur. Bronşite, astıma, öksürüğe, sinir sistemine, dişlere ve diş etlerine, kalp sağlığına ve gözlere kadar her türlü organımıza ve sağlık sorununa faydası olan safranı yine de aşırı kullanmamalısınız.

Aşırı kullanımı, hayati tehlike yaratabilecek zehirlenmelere yol açabilir. Ayrıca böbreklere de zarar verebilir. Tabii, daha önce belirtmiş olduğumuz gibi hamilelikte de safran kullanımından kaçınmakta fayda var.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!