Yemek.com

Balık Yalnızca Rakının Yanında Yenmez: Askoroz Balıkçısı

askoroz-balikcisi-manset

Yalnızca derbileri izliyorsanız, bir futbolsever değilsiniz. Yalnızca doğum günlerinde pasta yiyorsanız, pastayı çok severim diye gezmeniz pek kabul edilemez. Yalnızca en çok bilinen mekanlarına gidiyor olmanız, bir şehri keşfetmenize yetmez. Yalnızca arada bir rakının yanında balık yiyor olmanız, gerçek balık sevdalısı olduğunuzu göstermez.

Kim ne derse desin, bir konuda müdavim olmak için o konunun büyük bir kısmına hakim olmak gerekir. Balığı çok sevmek, hangi balığın hangi mevsimde yendiğini bilmekten, belirli zaman aralıklarıyla tüketmekten ve hangi balığın nasıl pişeceğine hakim olmaktan geçer. Bu örnekler artırılabilir, azaltılamaz.

Askoroz Balıkçısı.

askoroz-balikcisi-giris

Gerçek bir balık sevdalısı olmak için size başlangıç noktası olarak hizmet verebilecek; samimi, samimi olduğu kadar ciddi, ciddi olduğu kadar sevimli bir mekan. "En çok balığı biz yapıyoruz, denizden babamız çıksa kılçıklarını ayıklarız" gibi anlamlara zorlayan, mavi tonlarda, sanki ne alırsan al 1 milyon konseptli mekanlardan satın alınmış nesnelerle dolu bir tasarımı yok. Geniş ve sade. Sıradan ve lezzetli.

Askoroz, Taksim'de. Yol haritası vermek için söylemiyorum bunu. Bence bir balıkçının Taksim'de olması iki açıdan önemli. Bir tanesi, deniz kenarında bir balıkçı açarak kısa yoldan köşeyi dönmeye çalışan bir yer olmadığını gösterir (tabii ki tüm mekanlardan bahsetmiyorum). İkincisi, herhangi bir planın Taksim'de sonuçlanması muhtemel olduğu için öncesinde balık özlemini rahatça giderebilirsin.

Gelelim, bu hikayenin Askoroz Balıkçısı'nın masalarında geçen kısmına.

Öncelikle balık seçimi yapılırken, bir bilene danışılması gerektiğine inananlardanım. Böyle mekanlarda da bir bilen garson ya da şef oluyor. Eğer aklınızda hangi balığın mevsimine göre en lezzetli olduğuna dair bir kırıntı yoksa, ilk olarak bunun cevabını alırsınız. Ayrıca bir balıkçının menüsü sürekli değişmek zorunda kaldığı için aldığınız öneriler ya da okuduğunuz tavsiyeler rafa kalkabilir, elinizdeki tek gerçek yine garson ve şef olabilir.

askaroz-balikcisi-mekan

Biz, sardalyanın tam mevsimi olduğunu bildiğimiz için ilk seçimimizi, garson daha hoş geldin demeden yapmıştık. Diğerini de az önce kurduğum cümlelerin ışığında ona bıraktık. Aldığımız yanıt, Kenan Işık'a kurulan "Son kararım" cümlesi ciddiyetinde levrekti. Bu kararlılığın önünde daha fazla duramazdık. Bir sardalya, bir levrek, tabii ki de salata ve kola söyledik masaya.

Ortaya salata geldi, evet, ortaya. Olabildiğince taze ve yeşildi. "Limon + nar ekşisi = Salatada zirve" formulünü biliyordu. Sardalya tava, levrek de ızgara olarak sahne aldılar. Detaylara girmeden önce altını çizmem gereken bir konu var: Sardalya da levrek de hızlı geldi. Öyle salla pati pişme usulüyle değil ama gerçekten olabilecek en doğru zamanda geldi. Bakın bu bir artıdır.

Küçüklükten bu yana, balığa en çok yakıştırdığım sıfat, "Çerez gibi"dir. Bir de sarmaya yaparım bunu ama o konumuz değil. Masaya gelen sardalya bu sıfata çok yakışıyordu. Elimizde kalan kokunun bütün akşam bize eşlik edeceğini bilmemize rağmen, çerez gibi sardalya yemekten kendimizi alamadık. Sonuç, kokan bir el, mutlu bir mide ve mutsuz kediler (zira sardalyadan onlar bir şey kalmadı).

sardalya-askaroz-balikcisi

Çocukluğu denizlerde geçmeyen, hayatta en çok bildiği konu balıklar olmayan biri olarak, uzaya cümle yollamak istemesem de levreği her zaman karakterli bir balık görmüşümdür. Daha ciddi masaları, iş yemeklerini, bazen rakıyı, bazen de uzuuuun uzuuuun masada kalmayı sever. Kendine has zorluk seviyesi olan kılçığı vardır. Biz biraz daha salaş bir akşamın içindeydik. Peki bir şey değişti mi? Hayır. Masada gördüğümüzden ve yediğimizden gayet memnunduk. Sonuç, yıkanmak zorunda olan bir çatal, ona rağmen kokan bir el, huzurlu bir mide ve mutlu kediler (zira kılçıkları ve köşelerde kalan etleri pek mesut temizlediler).

askaroz-balikcisi

Şu ana kadar kurduğumuz her cümle bizim için keyifliydi. Olumsuz olana gelince, trileçesi ve haşhaşlı revanisini çok duyduğumuz mekanda tatlı yiyemedik. Garsonun "Tatlılarımızı biz üretiyoruz ama onu üreten yengemiz şu an tatilde olduğu için tatlımız yok" sözüyle kılçığımızdan vurulmuşa döndük. Ama iyi yanından bakalım, Askoroz gerçekten samimi bir mekan. Yengeleri tatilde olduğundan tatlı yiyemedik. Herkes böyle söyleyemez, bir aksilik var der geçer.

Dediğimiz gibi Askoroz Taksim'de. Şehit Muhtar Mahallesi, Süslü Saksı Sokak, No 15/A'da. İmam Adnan sokağını bitirip sola dönünce.

Mevsimler geçmeden gidin.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
Fırından yeni çıkmış mozzarella peyniri, ızgara bonfilenin üstünde uzanan karamelize soğan kadar lezzetli şeyler yazmak isterdim.
1 yorum yapılmış
2015-08-08 21:20:51
Rezalet. Sardalya mevsiminde fakat tava sardalya nedir ? levrek yanmış kurumuş ağlamış.