Yemek.com

Biz Her Yeri Önermeyiz: Roma’da Damak Çatlatan 3 Mekan Önerisi

roma-restoranlar-kafeler

Gezdiğini gördüğünü anlattığı kadar yediğini içtiğini de anlatan Mert İmre, Yemek.com için yazdı.

Aslında “biz Türkler!” diye başlayan beylik laflardan hiç hoşlanmam; fakat söz konusu olan yemek olunca “biz Türkler hakikaten damak tadına düşkün bir milletiz”.

Bu özelliğimizin kendini özellikle gösterdiği nokta ise tatil ya da iş için yaptığımız geziler. İster uzun ve detaylı planlarla gerçekleştirilecek uzun bir tatil, ister toplantı için günübirlik bir iş gezisi, ister sadece sırt çantasıyla yapılacak doğaçlama bir gezi olsun, hepimizin aklından eninde sonunda şu soru geçiyor “Orada ne yenir?”.

Bu yazı özelinde ise sorumuz şu: "Roma'da ne yenir?"

Mevzu bahis olan bir yurt dışı gezisiyse eğer, işler biraz daha çetrefilli. Elbette gönül Anthony Bourdain nereye gittiyse oraya gitmek, ne yediyse aynısından yemek istiyor fakat bu karizmatik abinin yaptıklarını yapabilmek için hem tüm geziyi ona göre planlamaya, hem de ciddi bir bütçeye ihtiyacınız var. Hal böyle olunca Haziran başında gerçekleştirdiğimiz İtalya gezisinin “Orada ne yenir?” planlamasını yapmak için birçok farklı kaynağa yönelmek durumunda kaldık (bu yazıda Roma, önümüzdeki yazılarda ise Floransa, Cinque Terre, San Gimignano ve Venedik'teki tavsiyelerimden bahsedeceğim).

İlk adım tabi ki Yemek.com’a göz atmaktı ve listelenen, uğrama şansı bulduğumuz yerler bizi inanılmaz memnun etti. Bakınız:

Avrupa’nın En Turistik İkilisi Roma ve Floransa’dan 6 Restoran Önerisi
Roma Kazan Biz Kepçe: Genişletilmiş Roma Yeme-İçme Rehberi
Kahvenin Peşinden Dünyayı Gezenlere Roma’da Soluklanabilecekleri 8 Kahve Dükkanı
“İşte Sen Yokken Hayat Benim İçin Böyle Duruyor, Benimle Evlenir misin?”

Fakat tahmin edebileceğiniz gibi bir tatil asla tamamen planlandığınız gibi gitmez –ki bu tatilin güzel özelliklerinden biridir, onu daha hatırlanır ve özel kılar-, bizde de durum böyle oldu.

Sonuç olarak önceden incelediğimiz yerlerin sadece yarısına gidebilirken, yemek yediğimiz yerlerin diğer yarısı spontane olarak bulduğumuz yerler oldu. Fakat şu bir gerçek ki istediğiniz kadar spontane hareket edin, İtalya’da kötü bir yemek yeme şansınız gerçekten çok düşük.

Ben bu yazıda siz Roma sevdalılarına üç net mekan önerisinde bulunmak ve bu mekanları detaylı bir şekilde anlatmak istiyorum. 5 değil, 8 değil, 12 değil. Yalnızca 3, yazıyla üç. Kararsızlık yaşamadan bu üç nefis mekana da gidin ve pişman olmayın diye.

İspanyol Merdivenleri bize baksın, biz dondurma yiyelim: Pompi

pompi dondurma - roma

pompi dondurma - roma

Roma’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri bizde İspanyol Merdivenleri olarak da bilinen Spagna.

Ben özellikle Spagna’yı merdivenlerin hemen altında bulunan çeşmenin içine düşmek suretiyle oldukça yakından inceleme fırsatı buldum. İncelemeci kişiliğim ve akrobatik hareketlerim ise çevrede bulanan yaklaşık 1000 kadar turist tarafından alkışlarla taçlandırıldı.

Gerçek anlamda donuma kadar ıslanmış olsam da Spagna’da yediğimiz hem yemek hem de tatlı bu durumu bana unutturdu. Öğle yemeği için meşhur Pastificio’nun yolunu tuttuk. Makarnalarımızı yiyip buradan çıktıktan hemen sonra ise etrafta aynı etiketli tatlı kaplarına ve mutlu gülümsemelere sahip birçok insan gördüğümüzde, yakınlarda tatlı yememiz gereken bir yer olduğunu anladık.

Pastificio’nun 100 metre ilerisinde olan Pompi gerçekten denenmesi gereken bir yer. Dondurmaları epy çeşitli ve başarılı (zaten İtalya’da kötü bir dondurma yemedik) fakat asıl uzmanlaştıkları nokta tiramisu. Farklı çeşitlerde tiramisular yapıyorlar, biz klasik ve orman meyveli olanlarının tadına baktık ve çok beğendik.

Porsiyonları oldukça büyük ve tiramisu fiyatları sadece 4 €.

Pompi Adres: Pizza di Spagna, A via della Croce, 82

50 m2'lik Vatikan'ın en iyi sandviççisi: Panino Divino

panino divino sandviç - roma

panino divino sandviç - roma

E tabi Roma’ya gelip Vatikan’ı görmemek olmaz.

Vatikan Müzeleri, Sistine Şapeli, St. Peter Bazilikası ve yakınlardaki Castel Sant’Angelo bir tam gününüzü harcayıp, sizi oldukça yoracak duraklar. Özellikle St. Peter Bazilikası’na giriş için yaklaşık 30-40 dakika sıra bekleyeceğinizi (rehberlerin sizi kandırmasına izin vermeyin, 2-3 saatlik bir sıra söz konusu değil) ve eğer Dome’a çıkmaya (ki mutlaka çıkın) karar verirseniz yorucu bir merdiven yürüyüşünün sizi beklediğini göz önünde bulundurursanız güne sıkı bir kahvaltıyla başlamak oldukça akıllıca olacaktır.

Tercihinizi gönül rahatlığıyla Panino Divino’da yapabilirsiniz. Çıtır çıtır, ekşi mayadan yapılmış harika bir ekmeğin arasına taze şarküteri malzemeleri ile klasik bir İtalyan sandviççisi. İster menüdeki hazır sandviçlerden seçin (bresaola’yı tavsiye ederim), ister çalışanlardan sizler için doğaçlama yapmalarını isteyin; sonuçtan inanılmaz memnun kalacaksınız.

Sabah 10-11 gibi açılan bu mekanda, herhangi bir sandviç + içecek sadece 5 € ve sandviçler sizi akşam yemeğine dek tutacak kadar doyurucu.

Panino Divino Adres: Via Dei Gracchi 11/a, 00192

Biraz da hovardalık yapalım: Osteria Barberini

osteria barberini - roma

osteria barberini - roma

Efendim malumunuz Türkiye’yle kıyaslandığı zaman Avrupa oldukça pahalı kaçıyor, dolayısıyla yemek için tercih ettiğimiz tüm mekanlarda fiyat bizler için önemli bir kriter. İtalya turunda da bu kritere bağlı kalmaya özen göstersek de kendimize her şehirde 1 restoranda fiyat düşünmeksizin keyif yapma hakkı vermekten de geri kalmadık. İşte Roma’daki son gecemizi bir şölene dönüştüren Osteria Barberini bize İtalya’da en memnun kaldığımız deneyimlerden birini sundu.

Öncelikle ulaşımdan bahsedelim, Barberini metro durağından sadece 3-4 dakikalık bir yürüyüş mesafesi uzaklığında olduğundan restorana ulaşım son derece kolay. Fakat kesinlikle rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim, biz rezervasyon yaptırmadan saat 18:30 sularında restorana gittik. Ve 15 dakika bekledikten sonra şansımıza bir masa rezervasyonuna gelmediği için yer bulabildik ve o andan itibaren şölen başladı. Restoranın standart menüsünün yanı sıra günlük olarak çıkardıkları sınırlı sayıda üründen oluşan bir menüsü de mevcut.

Günün 3 başlangıcı, mozzarella di buffala, trüflü bruschetta ve fırında peynirli domatesli patlıcan (Parmigiana di Melanzane) tek tek alındığında her biri 6-8 € iken trio şeklinde sunulduğunda sadece 19 €'ydu ve ilk siparişimiz bu oldu.

Her biri o kadar lezzetliydi ki fotoğraflarını çekmek ancak tabaklar boşaldıktan sonra aklımıza geldi.

Manda sütünden yapılan günlük taze mozzarella peyniri mozzarella di buffala, 2-3 farklı cins çeri domatesin üzerinde yaklaşık 250-300 gramlık bir top halinde servis ediliyor ve kestiğiniz anda içinden süt çıkan, taze, inanılmaz lezzetli bir peynir. Trüflü bruschetta ise adının hakkını veriyor, trüf mantarı ve yağı oldukça yoğun kullanılmış ve kızarmış ekmeğe harika bir aroma vermiş. Parmigiana di melanzene ise patlıcan dilimlerinin, parmesan ve mozzarella peyniri ve harika bir domates sosu eşliğinde fırınlanmasıyla hazırlanan, patlıcan sevenlerin muhakkak denemesi gereken bir başlangıçtı.

Ana yemek olarak ben deniz mahsüllü gnocchi söyledim (Gnocchi Al Profumo di Mare). Gnocchi ana malzeme olarak patates ve undan oluşan, tıpkı makarna gibi haşlanarak ve soslanarak tüketilen bir besin. Patates temelli olduğu için verilen sosu daha çok emiyor, dolayısıyla sosun önemi bir kat daha artıyor. Osteria Barberini’deki deniz mahsüllü sos İtalya’da yediklerimizin açık ara en iyisiydi. Kum midyeleri, normal midyeler, karides ve çeri domatesler son derece dengeli bir şekilde tüm yemeğe lezzetini vermişti.

Eşimin tercihi mantar, peynir ve karabiberli spaghetti oldu (Tonnarelli Cacio e Pepe e Porcini). Farklı çeşit peynirlerden fırınlanarak yapılmış yenilebilir bir tabağın içinde servis edilen spaghetti, güzel ve yoğun bir peynir sosu ve taze mantar ile harika bir lezzetti.

Bunun dışında arkadaşlarımız kum midyeli ve havyarlı spaghetti (Spaghetti Vongole Veraci e Bottarga di Tonno), ançuezli Napoli pizza ve trüflü lazanya söyledi. Her biri son derece lezzetli olmakla birlikte özellikle trüflü lazanya tadılması gereken bir lezzet. Bütün bu lezzetlere güler yüzlü ve yardımsever garsonlarımızın tavsiye ettiği iki şişe beyaz şarap eşlik etti. Menüdeki hemen hemen en ucuz şaraplar olmalarına rağmen son derece lezzetli ve uyumlu şaraplardı.

Son olarak geceyi 2 porsiyon tatlıyı 4 kişi paylaşarak sonlandırdık. Özellikle ricotta peynirinden yapılan vişneli bir kek olan “Crostata di Ricotta e Visciole” harikaydı. 3 başlangıç, 5 ana yemek, 2 şişe şarap ve 2 tatlı için 4 kişi toplam 123,50 €’luk bir hesap ödedik.

Osteria Barberini Adres: Via Della Purificazione 21, 00187

Sonraki yazılarımda İtalya rotamızda yer alan Floransa, Cinque Terre, San Gimignano ve Venedik'te yediklerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Eğer Roma'yla ilgili sizin de tavsiyeleriniz olursa yorum olarak beklerim.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!