Yemek.com

Bu Yaz Arnavutköy’den Tarabya’ya Kadar Boğaz Keşfi Yapmak İçin 12 Geçerli Sebep

arnavutkoy-bebek-bogaz-turu

Hem pöfür pöfür esen rüzgarından hem de deniz havasından olacak, yazın en sevdiğimiz rotalardandır Boğaz! Bu sebeple kolları sıvayalım, "Boğaz’da neler yapılır?"ın listesini şöyle ulu orta dökelim istedik.

Radarımızda ise Arnavutköy, Bebek, Yeniköy, Emirgan ve Tarabya var.

İşte kahvaltıdan kahve molalarına, akşam yemeğinden günü batırmalık kokteyllere, müzesinden parkına kadar 1 günü Boğaz kenarında geçirmenin 12 neden.

Arnavutköy’de kahvaltı

Güne Arnavutköy'de başlıyorsak en keyifli kahvaltı için iki mekanı şuraya yapıştırıyoruz.

Kahvaltının Arnavutköy'le alakası: ANY

Bunlardan ilki artık herkesin bildiği ANY. DJ performansları, en rengarenk kokteylleriyle tanıdığımız ANY’de günün her öğününe ait leziz seçenekler bulabilirsiniz. Bakınız kahvaltısına, yok yok: Dört çeşit peynir, aynı şekilde çeşit çeşit zeytin, ev yapımı reçel, söğüş, bal, kaymak, ekmek üstü sürmelik ve 2 bardak çay kahvaltı tabağının içindekilerden. Amma ve lakin isterseniz kahvaltınızı serpme şeklinde alabilirsiniz. Yanına sütlü yumurta, menemen de fena yakışır.

Başta da söylediğimiz gibi kokteylleriyle ünlü bir mekanda "kahvaltı kokteylleri" olmayacak değil; Mimoza, bloody marry, kir royale, gin limonata sabahın köründe içebileceğiniz seçeneklerden.

Bahçede hanımeli değil huzur: Kavanoz

Burası Arnavutköy’ün en keyifli köşesi. Çünkü o denli huzurlu bir bahçesi var. Hazır Boğaz havası size iyi gelmişken kendinizi dört duvar arasına kapatmanın bir manası yok. Buraya gidin. Sonra menüdeki Simit tahtası, meyve tahtası, granola gibi 3 kahvaltı seçeneğinden birini sipariş edin. Özellikle uzun soluklu bir kahvaltı için önerimiz simit tahtasından yana. Çünkü içinde böyle güzellikler var; süzme peynir, fıstık ezmesi, tulum peyniri, kırma zeytin, kavanozda domates, salatalık ve haliyle simit.

Bebek’te çay/kahve molası

Arnavutköy’ün mimari harikası evlerini, Boğaz'ı bol bol fotoğrafladıktan sonra geçiyoruz sonraki durak Bebek’e! Arada sadece 20 dakikalık bir yürüme mesafesi var ama "Yok ben kendimi sabahtan yoramam" derseniz atlayın otobüse, 5 dakikaya oradasınız! Trafik varsa bizden günah gitti ama!

Kahvaltı sonrası bir kahve/çay molası şart. Neyse ki Bebek’te bu ihtiyacımıza karşılık verecek mekan çok!

Kahve için denize ara veriyoruz: Cup Of Joy

Bebek’te hatta İstanbul’da içip içebileceğiniz en iyi kahvecilerdendir Cup of Joy. Konum olarak sizi denizden, gökyüzünden mahrum etse de kahveleri için değer diyoruz. Hem kahvenizi minnacık mekanda içmek zorunda da değilsiniz. Latte, americano, cold drip ya da filtre kahvenizi alıp Boğaz kenarındaki banklara geçin.

Hatta dilerseniz eve bile sipariş edebilirsiniz: Cup of Joy

Bizce en keyiflisi bu amma ve lakin "çok iyi kahve içeyim, yeni nesilcilerden olsun" gibi bir dileğiniz yoksa sizi leb-i derya Starbucks ve Caffè Nero’ya doğru alalım.

Tatlı vakti: Pastel

Bu önerimiz de kahve/çay yanında mutlaka tatlı yiyen arkadaşlarımız için. Pastel Bebek’teki en iyi patisserie ürünleri bulabileceğiniz mekanlardan. Tartlardan, milföye, cheesecake'den panna cotta'ya, kurabiyelerden kruvasana, muffin'den brownie'ye kadar her şey var. Hem de yıldızlı olanlardan!

Çok ciddi tatlı vakti: Baylan

Yeni mekan riskine giremem derseniz 1923 yılından bu yana belli tatlı krizlerine derman olmuş Baylan’a gidin. En ünlü tatlısı Kup Griye’den yiyin. Bu tatlıya bir de Boğaz manzarasını eklediniz mi ortaya epey keyifli, büyülü bir şey çıkıyor.

Alternatifli Kültürel Aktiviteler

Yemeye mola: Borusan Contemporary

Hep yiyip içecek değiliz ya! Şimdi biraz da gözü gönlü açmalı, yeni yerler, yeni kişiler, yeni eserlerle tanışmalı. Bu sebeple rotamızı hem koleksiyonu hem de güncel sergileriyle adından sıkça bahsettiren Borusan Contemporary’ye namıdiğer Perili Köşk’e doğru çeviriyoruz.

Girişin ücretli ve müzenin sadece Cumartesi ve Pazar günleri açık olduğunu hatırlatalım.

Keşfe fotoğraf şart: Baltalimanı Japon Bahçesi

Olur da canınız müze gezmek istemiyorsa 10 dakika yürüme mesafesinde olan pek kimsenin bilmediği bu bahçeye gidin. Minik bir bahçe de olsa yeşilliği, doğal göletiyle sizi biraz olsun İstanbul’dan uzaklaştıracak. Hem burada bol bol fotoğraf da çekebilirsiniz.

İstanbul'da Rönesans olsa, buradan başlar: Sakıp Sabancı Müzesi

Baltalimanı’ndan Emirgan’a doğru yol alırken SSM’de bir durmalı, düşünmeli. Joan Miro, Anish Kapoor, Dali, Monet, Yves Klein, Piero Manzoni ve son olarak Heinz Mack’in eserlerini İstanbul’a kadar getiren bir müzeden bahsediyoruz. Eminiz içinde kaçırılmaması gereken bir sergi, etkinlik illa ki vardır. Gitmeli.

Adını bilen gidenden çok: Emirgan Korusu

Lale Festivali sebebiyle artık bilmeyeni yoktur diye düşünüyoruz ama biz yine de İstanbul’da böyle bir güzelliğin olduğunu hatırlatalım. Canınız park bahçe gezmek isterse buraya gidin. Japon Bahçesi kadar minik de değil hem. Epey büyük, hatta içinde 2 adet göleti var. Romantik İngiliz bahçe düzeninden dolayı kendinizi Avrupa’da sanmanız pekala mümkün. Hem yaz geldi, esmiyor!

Yeniköy

O kadar Boğaz’da fink atıp, o deniz kokusunu içimize çektikten sonra balık yemenin de vakti geldi. Bunun için Yeniköy’de çok keyifli iki yer biliyoruz. Sizle de paylaşmalı tabii;

Bu bir: Sandal Balık

Ha Alaçatı ha Sandal Balık diyoruz. Mavi beyaz renkleriyle, dekoru ve yer döşemeleriyle Alaçatı’daki mekanları anımsattığı doğrudur.

Yeniköy’ün en iyi balık restoranlarından olur. Mottosu zaten her şeyi özetler nitelikte: "Balık, Sandal’da Yenir! Hamsi kuşu, çupra, barbun, tekir, istavrit, sarıkanat, levrek, kalkan, çinekop gibi hemen hemen aklınıza gelebilecek her türlü balık var. Buğulama, ızgara, kavurma, tava balıkları diye de ayırmışlar hem. Anlayacağınız alternatif çok. Mekan balık dışında salata ve ara sıcakta da başarılı. Karides güveç, patlıcan balık bayıldı ve İzmir salatası favorilerimizden.

Bu da iki: Taka Balık Ekmek

taka-balik-manset

Boğaz’a karşı balık ekmek yemek bizce paha biçilemez! Bu sebeple biraz daha salaş bir yer bakınırsanız burası tam size göre! Hem Boğaz’da balık yemenin de ekonomik halidir Taka Balık Ekmek.

Menüde öyle pek çok seçenek olduğu söyleyemeyiz. Mevsimine göre avladıkları taze leziz balıklar var. Yanına salata ve midye dolma aldınız mı sizden güzeli yok! Hatta manzara karşısında iştahınız iyice açıldı mı? O halde bir de kalamar patlatın.

Tarabya

Balıkla karınları iyice doyurduktan geçiyoruz Tarabya’ya. Buradaki en ünlü mekanlardan Kıyı’yı biz anlata anlata bitiremedik. Siz de artık günlük çıkan balıklarının, mezelerinin, nefis midyesinin namını duymuşsunuzdur. Ama bir kez daha bahsetmeyelim hem de Sandal ve Taka'dan sonra bir daha balık olayına hiç girmeyelim diye düşünüyoruz. Bizce Tarabya’da deniz kıyısında yapılacak en güzel şey; akşam üstü belki de gün batımıyla birlikte en leziz kokteyllerden içip yanında minik atıştırmalıklar yemek. Bunu için de şöyle güzel önerimiz olacak;

Manzarası yeter: Diba Bar

The Grand Tarabya’nın bünyesinde olan bu bar, otelin ikinci katında. Boğaz’a baya bir hakim!

Bar menüsünde aklınıza gelebilecek birçok kokteyl, şampanya ve şarap var. Kokteylinize, içkinize eşlik edecek mini dana bonfile şişleri, kekikli mni köfteler, kajun baharatı ile patates kızartması gibi lezzetleri var.

Hepsi kulağa güzel geliyorsa bizce en iyi seçim Diba combo tabağı. İçinde diğerlerine ek olarak balık köftesi, sigara böreği, içli köfte, sosis, kızarmış tavuk parçaları da var.

Bizce Diba, tüm günün yorgunluğunu üstünüzden atmak için bire bir!

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!