Yemek.com

Doğru Olduğuna İnandığınız Ancak Çok Yanlış Olan 16 Efsane

image - beslenme efsaneleri

Küçüklüğümüzden itibaren gerçekliğine pek fazla inanamadığımız, hatta anlam veremediğimiz efsanelerle karşılaşırız. Ayna kırılırsa 40 yıl uğursuzluk demektir, kara kedi ile göz göze gelirseniz başınıza kötü bir şey gelir, gece tırnak kesmek kötüdür gibi.

Bir süre onların varlığını kabul edip çok fazla düşünmeyiz. Biz büyüdükçe duyduğumuz efsaneler de değişmeye başlar. Örneğin: Yere düşen bir lokmayı 5 saniye içinde alırsanız mikroplar bulaşmaz.

Artık efsaneler birazcık yersiz gelmeye başlar. Madem siz de hafiften söylenenlere karşı “acaba?” tepkisiyle cevap veriyorsunuz, o zaman en çok duyduğumuz ancak koca bir efsane olduğu bilim insanları ve araştırma ekipleri tarafından ortaya çıkarılmış, doğru bildiğimiz o yanlışlara bakalım.

“Ay bana su içsem yarıyor canım.”

“Gerçekten mi?”

Efsane 1

Doğrusu: Bilinenin aksine ahşap ya da plastik kesme tahtaları aynı oranda bakteriye sahiptir. Önemli olan tüm malzemelerinizi düzgünce sterilize edebilmektir. Bu konuda California Üniversitesi Gıda Güvenlik Laboratuvarları Başkanı Dean O. Cliver, 10 ahşap ve 4 plastik kesme tahtası üzerinde yaptıkları çalışmalarda ikisinin de eşit oranda bakteri taşıdığını belirtmiş.

Efsane 2

Doğrusu: Kimya dersinde en çok sorulan sorulardan bir tanesi de budur. Ancak aslında tamamen yanlıştır. Suya tuz eklediğinizde aksine suyun kaynama noktası fark edilmeyecek derecede yükselir. Ayrıca suyun kaynama derecesinde yalnızca 1 derecelik bir farkı 58 gram tuzla yapabilmek mümkündür.

Efsane 3

Doğrusu: Suyun iyileştirici gücü göz önüne alındığında günlük su içme oranının yüksek olması oldukça normaldir. Ancak günlük olarak herkesin 2 litre su içmesi gerektiği düşüncesi bir yanlıştır. University of New Haven in West Haven Beslenme ve Diyetetik Programı Direktörü Georgia Chavent, her vücudun aynı oranda suya ihtiyacı olmadığı ve yüksek oranda içilen suyun böbrekleri yoracağı konusunda çalışmalarda bulunmuş.

Efsane 4

Doğrusu: Yıllarca bu konuda duyduklarımız hep aynıydı. Yumurta kolestrol yapar. Ancak yıllar sonra Türkiye’den Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez ve yurt dışından Harvard Medical School, yüksek miktarda yumurta tüketmenin kolestrolü tetikleyebileceğini ancak günlük olarak 1 adet yumurtanın zararı olmadığını açıkladı.

Efsane 5

Doğrusu: Tüm dünyada yaygın olarak bilinen bir efsanedir kendisi. Fakat neredeyse her şeyi öğütmek üzerine tasarlanmış midelerimiz sakızı da öğütecektir. Yalnızca sakızı öğütebilmesi için diğer yiyecekleri öğüttüğü zamandan biraz daha fazlasına ihtiyacı vardır.

Efsane 6

Doğrusu: Çocukluğumuzdan beri en sık duyduğumuz efsanelerden bir tanesi de budur. Fakat yapılan araştırmalar, yemek yedikten hemen sonra denize girip yüzdüğü için boğulan birisinin bulunmadığı yönündedir.

Efsane 7

Doğrusu: Kırmızı ete karşı genel kanı, kötü kolestrolün yükselmesine neden olduğu yönündedir. Yapılan araştırmalara göre kırmızı et düşük kolestrollü bir diyet programının da parçası olabiliyor. Yine de ne olursa olsun kolestrol söz konusu olduğunda doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Efsane 8

Doğrusu: Organik yaşamın hayatımıza girmesiyle birlikte pek çok kez bu sözü duyduk. Aslında yapılan araştırmalara göre vitamin ve minerallerin küçük bir bölümü pişirildiğinde kayboluyor. Bunun aksine domateste bulunan likopen gibi yararlı antioksidan maddeler pişirildiğinde ortaya çıkıyor.

Efsane 9

Doğrusu: Biraz kilo fazlası olanların ve metabolizmasının yavaş olmasından yakınanların en çok duyduğu sözdür bu söz. Ancak Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre kaç öğün yediğinizin metabolizma üzerinde bir etkisi yoktur. İki farklı gözlem grubu arasında yapılan deneyde bir ya da 5 öğün yemek yiyenler arasında bir farklılık gözlemlenmemiş.

Efsane 10

Doğrusu: Bilinenin aksine portakaldaki C vitamini o kadar da çok fazla değildir. Daha doğrusu en yüksek oranda C vitamini portakalda yoktur. Onun yerine kivideki C vitamini oranı portakaldakinden daha fazladır.

Efsane 11

Doğrusu: Aslında yumurtanın renginin yumurtanın besleciliğiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bu durum tamamen tavuğun kendi rengiyle alakalıdır. Yani eğer tavuk beyazsa yumurtası da beyaz olur, tavuk kahverengiyse yumurta da kahverengi olarak bize ulaşır.

Efsane 12

Doğrusu: Esmer şeker ve beyaz şeker arasındaki tek farkın üretim aşamasında geçirdikleri işlemler olduğunu düşünürsek rengi biraz daha koyu diye esmer şekere daha sağlıklı demenin yanlış olacağını görebilirsiniz. Aksine esmer şeker taneleri daha küçük olduğu için aynı ölçüde olmasına rağmen daha yüksek kaloriye sahip olabilir. Sonuç olarak, şeker şekerdir.

Efsane 13

Doğrusu: Bilinen en yaygın inanışlardan bir tanesidir sigarayı bıraktıktan sonra kilo almak. Ancak sigarayı bırakmak ve kilo almanın doğrudan bir bağlantısı yoktur. Bunun nedeni sigarayı bırakan kişilerin oyalanmak için daha fazla yemek yemesi ve bu yiyeceklerin genelde yüksek kalorili yiyecekler olmasıdır.

Efsane 14

Doğrusu: Yine çok bilinen ancak tarihin tozlu sayfalarına karışması gereken bir efsaneyle karşı karşıyayız. Yemekten hemen sonra meyve yemek zararlı bir davranış değildir. Aksine tatlı yeme isteğini azaltır, demir emilimini hızlandırır. Ancak tek olumsuz tarafı midede ekstra bir şişkinlik yaratması olacaktır.

Efsane 15

Doğrusu: Bilinenin aksine maydanozun doğrudan yağ yakımıyla ilgili bir durumu söz konusu değildir. İdrar söktürücü özelliğiyle daha kısa zaman zarflarında tuvalete gitmenize yardımcı olur ve vücudunuzdaki suların atılmasını sağlar. Bu yüzden maydanoz suyu içtikten sonra görülen kilo kaybı yağ dokuda gerçekleşen bir kayıp değildir.

Efsane 16

Doğrusu: Gün boyunca yemek yediğiniz tüm öğünler önemlidir ancak genel olarak kahvaltının atlanmaması gereken en önemli öğün olduğu kanısı yaygındır. Bu konuda uzmanların yaptıkları araştırma, kahvaltının eğer sağlıklı bir şekilde yapılırsa en en önemli öğün haline geldiğini vurgular.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!