Yemek.com

Kimsin Sen: Yemek.com Yemek Editörü İpek’i Tanıyalım

ipek-ozekici-yemekcom

Ekranın diğer tarafından her gün sizleri, güldüren, acıktıran, kimi zaman hüzenlendiren, keşfetme tutkunuzu pekiştiren kocaman bir ekip Yemek.com. Bu ekibin her bireyi de içimizden birileri aslında. Onlarla sizi tanıştırmak, aynı sofrada bir araya getirmek istedik. Masamıza tabağınızı kapıp oturabileceğinizi, bizlerle keyifli sohbetler edebileceğinizi anlatmak istedik.

"Kimsin Sen"in hikayesi işte böyle başladı. Gizli kahramanlarımızı anlattığımız serimizde, bu haftaki konuğumuz lezzetli elleri ile aramıza katılan, tam bir pasta insanı olan, canımız Food Editörümüz İpek Özekici. Mutfağımızdan daha tatlı tatlı kokular yükselmeye başladı sayesinde.

Ee, hadi sizinle de tanıştıralım İpek'i. Varsa bir ''Hoş geldin'' mesajınızı alırız diyor, sizi sohbetimiz ile baş başa bırakıyoruz.

Az kalsın unutuyorduk, Yemek.com hakkında tüm merak ettiklerinizi bize yorum olarak bırakın. Yerinize seve seve sorarız.

Minnoş not: İpek'i Facebook, Instagram ve Yemek.com profilinden takip edebilir, yemekle ilgili tüm sorularınız için bedava hizmet alabilirsiniz.

Hoş geldin İpek. Serinin bu haftanın kurbanı olarak seni seçtik. İlk sorumuzu soruyoruz. Kimsin sen, ne yapar, ne edersin?

ipek-ozekici-kimdir

Ben İpek Özekici. İstanbul'da doğdum. 23 yaşındayım. Yoğun ve uzun bir büyüme sürecinden sonra (buraları hızlı geçiyorum) Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümüyle gençliğimin tıkırtılı pıtırtılı anlarına giriş yapmış oldum. ''Risk budur!'' diyerek 3.sınıfın final dönemimde pasta şefi olmaya karar verip, MSA'ya yazıldım ve o tatlı mı tatlı süreci başlatmış oldum. Danışmanlık, pasta şefliği gibi deneyimlerin ardından Yemek.com'un lezzetli masasında, Food editör olarak serüvenime devam ediyorum.

Hayatımda değerli bulduğum üç kadın var. Annem, anneannem ve teyzem. Onların elinde büyüdüm. ''İpek kimdir?'' sorusunun cevabı, bu üç güzel kadının birleşimi aslında. Üç kadının bana aktardığı her şey İpek'i İpek yapan. Terazi burcuyum. Her ne kadar dengesizliklerim, iniş ve çıkışlarım olsa da modumu hep yukarıda tutmak için uğraşıyorum.

Onsuz yapamam dediğim bir de canım kedim, yol arkadaşım Sophie var. Ondan bahsetmesem olmaz. Neyi yemeden duramıyorsun dersen, yemek yemeden duramıyorum. Spesifik bir şey verecek olursam da gerçekten içli köfteye ba-yı-lı-yor-um. Mantı kıskanmasın, onu da çok seviyorum.

Peki, mutfağa yolun ilk kez nasıl düştü?

Yemek yapmaya anneannemin önlüğünün küçüğü ve onun oklavasının küçüğü ile başladım. Çok küçük yaşta, ''Hadi sen de hamur aç, hadi sen de mantı yap.'' teşvikleriyle yolum düştü diyebilirim. Daha sonra Dr. Oetker'in o meşhur ''Babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi'' reklamının seslendirmesini yaptım. Haliyle bu seslendirme üzerime yapıştı. ''İpek'in babası böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?'' diye sürekli goygoylar döndü, durdu.

Ve dedim ki ''İpek'ciğim pasta yapmalısın.''

Biyolojiden pasta şefliğine, oradan işletmeciliğe şimdi de editörlüğe çok farklı süreçlerden geçmişsin. Ayrıntılı hikayeyi merak ettik doğrusu.

ipek-ozekici-2

Hazır olun, upuzun bir süreç dinleyeceksiniz öyleyse.

Marmara Üniversitesi'nde biyoloji eğitimi alırken genetik mühendisliği, likenlerin yaşam döngüsü, mantar ve alg birlikteliği ve onların üzerinde yaşayan canlılar üzerine çalışıyordum. Bir yandan İpek'in nasıl pasta yaptığını herkese göstermek istiyordum, evet.

Ama diğer taraftan bilimin çok tatlı bir yerindeydim. Her şeyi görüyorsun, öğreniyorsun. Aklın fikrin ilimle doluyor. Ama olmak istediğim yer bambaşkaydı. Nihayet MSA'ya yazıldım. Tabii bu süreç hiç kolay olmadı. Başarılı bir kariyerin, bilimin içindesin. Ama pastacı olmak istediğini söylüyorsun. Ailem buna pek sıcak bakmadı haliyle. Benim için hayallerimin peşinden koşmak çok daha kıymetli olduğu için bir şekilde ikna ettim onları.

MSA'da Chef & Owner programında eğitim aldım. Stajımı da MSA'da yaptım. Bu süreçte çok ünlü şeflerle çalışma imkanı da yakaladım.Mezun olduktan sonra danışmanlık yapmaya başladım. İlk göz ağrım ise Minoa oldu. Tahtalarının seçimine kadar her aşamasında birlikteydik ve onların menülerinde özellikle tatlı bölümü için danışmanlık hizmeti verdim. Bu sırada ''Bir diplomam mutlaka olmalı.'' diyerek de üniversite eğitimimi tamamladım.

Minoa'nın ardından Sırçacı 14'de işletme müdürlüğü yaptım, çok keyifli bir 6 ayın ardından Yemek.com ile yollarımız kesişti, iyi ki de kesişti.

Şu an belki de her şeyi bırakıp eğitim almak isteyen, şef olmak isteyen biri seni okuyordur. Ona bir mesaj vermek isteseydin, ne derdin?

''Hey! Şu an beni masa başından okuyan ya da hep şef olma hayalleri kuran insan. Ne yapıyorsan bırak ve hayallerinin peşinden git.'' derdim. Yemek yapmak, tatlı yapmak asla bir hobi değildir. Bir meslek, bir aşktır. Önce bunda bir anlaşalım. Biliyorum, hayatlarınızı bırakmak, bambaşka adımlar atmak çok zor ama risk alın. ''Yemek de yapıyorum ama... '', ''Aslında hep şef/pastacı olmak istemiştim.'' şeklinde cümleler kurmak yerine gidin, yapmak istediklerinizi yapın.

Hadi biraz da iş konuşalım. Şimdi neler yapıyorsun Yemek.com'da?

Günün herhangi bir saati iç geçirmenize sebep olan şeftalili yaz keki, Antep fıstıklı kurabiye, marlenka gibi tatlış tarifleri de ben yazıyorum, ''Akşama ne yapsam?'' derdinize derman olacak ballı susamlı tavuk, barbunya pilaki gibi tarifleri de... Hurmalı kup, çardak kebabını da ellerimle hazırladım. Hepsi sizler için, hepsi Yemek.com'un biricik okurları için.

Evinin mutfağına dalalım biraz da. Şefimiz İpek en çok hangi tatlıları/yemekleri yapmayı sever? ''Onsuz olmaz.'' dediği bir eşyası var mıdır?

ipek-ozekici-6

Mutfağımda en çok ekmek yapmayı seviyorum. Çünkü ekmek kokusuna uyanılan evlerin bereketine inanıyorum. Paskalya çöreği, ekmek... Kokusu evi saracak, insanları cezbedecek şeyleri yapmaya bayılıyorum. Damla çikolatalı kurabiye yapmayı da çok seviyorum. Özellikle yolculuğa çıkan arkadaşlarıma pişiyorum bu kurabiyeleri. Pastacı olduğum için evde yemek değil de, pasta yapıyorum. Ama mesela çok sıklıkla köri soslu tavuk yapıyorum. Şöyle bol kırmızı hardal, sarı hardal taneli, tavukları misler gibi marine edilmiş bir köri soslu tavuğumu eve gelip, yemeyen arkadaşım yoktur. Köri soslu tavuğun bir eşik olduğuna inanıyorum. Bunu yaptığım insan, benim için çok çok özeldir.

Onlarsız olmaz dediğim iki şey var. Voyage radyo ve kırmızı Kitchenaid'im.

Biraz da mutfaktan dışarıya çıkalım. İpek, boş vakitlerinde neler yapar?

ipek-ozekici-kimdir-1

İpek eğer tek başınaysa, kendiyle vakit geçirmek istiyorsa, giyer spor ayakkabılarını. Atar çantasına kitabını, güneş gözlüklerini ve güneş kremini. Boya kitaplarını, çizim defterini de alır. En yakındaki deniz kenarına, iyot kokusuna gider. Oturur, kahve içer, yazar, okur. Çizer.

Onun dışında İpek'in el işine inanılmaz bir hayranlığı var. İçinde küçük bir Derya Baykal yatıyor. Her türlü el işi, iğne oyası, tel kırma yapıyor. Pinterest ile yaşıyor, orada gördüğü çoğu illüstrasyonu çizmeyi deniyor. Çok yetenekli değil ama çok seviyor. Meditasyon yapıyor, yoga yapıyor sık sık.

İpek, her durumda arkadaşlarıyla vakit geçiriyor. Onlarla birlikteyken oturup dünyayı kurtarıyor. Arkadaşlarının dışında kendi oluşturduğu her ferdini kendi seçtiği bir ailesi var İpek'in. Kız kardeşim de biriciğim Cemre Candabakoğlu. Biz yan yana geldiğimizde dünyayı kurtarıyoruz, savaşları bitiriyoruz. Birlikte nefis vakit geçiriyoruz. Kızçemin bugün doğum günü. Ayrıca kutlayacağım ama buradan birlikte geçirdiğimiz tüm güzel anlara, hep yanımda oluşuna, yüzümü hep güldürüşüne bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. İyi ki doğdun kız kardeşim.

Sana mekan beğendirmek zordur ama soralım. Gitmeyi çok sevdiğin mekanlar nereler? Gidince ne yemeli, ne içmeli?

Çok çok az öyle mekan var. Evet, yeni mekanlar keşfediyorum ama sadece keşfetmekle bırakıyorum. İçinden çıkmadığım, müdavimi olduğum mekanlardan başka yerlere gitmeyi pek sevmiyorum. Ben rakı-balıktan çok, rakı-mezeciyimdir. O yüzden ilk önereceğim mekan Moda Cibalikapı Balıkçısı. Kesinlikle tek geçerim. Gitmişken fırında helva ve asma yaprağında sardalyasını yiyin derim. Kuzguncuk İsmet Baba'da kılıç balığı ve meze yiyin derim. İşletme mantığını ve çalışanlarını çok sevdiğim için Anadolu Hisarı Big Chefs'i de çok seviyorum. Eğer ki vaktim varsa ve İstanbul'dan biraz uzaklaşmak istiyorsam Beykoz'da Kulindağ Dağ Evi'nde bulabilirsiniz beni. Herkese öneriyorum.

Konumuz tatlı olursa da Çengelköy'deki Seval Pastanesi kalp ben. İlk makaronumu orada yedim. Muzlu rulo pastalarına ayrı hayranım. Gidin, deneyin.

Biz bir duyum aldık. İrlanda'ya ayrı bir hayranlığın varmış. Neden İrlanda? Anlatsana biraz.

ipek-ozekici-4

Hayatımın değiştiren birkaç noktadan biridir İrlanda, tabii yeri bambaşka. Yıllar önce izlediğim Once diye bir filmde aşık olmuştum Dublin'e. Kendimi bulabileceğimi hissettiğim yerlerden biriydi. Film, sokakta tanışıp aşk yaşayan bir çifti anlatıyordu. Orada beni etkiliyen Falling Slowly diye nefis bir şarkı var. Benim için İrlanda, işte bu şarkı. Bu kadar hayranlığın üzerine yıllar sonra bir şekilde oraya da yolum düştü. Mutlaka bir dil eğitimi almak istiyordum.

San Francisco'ya gitmek istiyordum ama benim için fazla yoğun, fazla kalabalık bir yerdi. Etrafımdaki çoğu insan, ''Hayır İpek, sen tam bir İrlanda insanısın.'' diyince bir risk daha aldım. O sırada danışmanlık yapmaya ve okulumu bitirmeye çalışıyordum çünkü. Ama hayaller beklemez dedim veee İrlanda'ya gittim.

Geldik en sevdiğimiz soruya... İtiraf çanları çalsın. Yemek ya da pasta yaparak tavladığın birileri oldu mu?

ipek-ozekici-3

Yemek yapmadan tavladığım, tam 7 yıl sonra da yemek yaparak tekrar tavladığım biri var. Seneler önce yollarımız ayrılsa da birbirimizi düşünmekten hiç vazgeçmedik. Daha sonra otobüste karşılaştık. Ve otobüste bana çok kötü baktı, ben de konuşamadım. Bir ''Hi'' bile diyemedim.

O indi, bir durak sonra koştum ve onu aradım. Tabii bulamadım. Facebook'tan bir mesaj attım ve aylar aylar sonra mesajımı gördü. Sonrasında buluştuk ve ''Bu adam değil miydi aradığın?'' dedim. Ve ben bu adamın kalbini, o benimkini yeniden kazandı. Hayatta seni koşulsuz, şartsız seven biriyle birlikte olmanın keyfini ben onunla yaşamıştım, yaşıyorum.

Son soru: Yemek.com senin için ne anlam ifade ediyor? Tek kelime ile açıklamanı istiyoruz.

ipek-ozekici-yemekcom

Yemek.com, ekipten ziyade bağlarının çok kuvvetli olduğu kocaman bir aile benim için. Benim her sabah o tıklım tıkış metrobüse bindiğimde, o kalabalık otobüse binerken, vardığımda gülümseyeceğimi bildiğim yer.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!