Yemek.com

Klostrofobiklerin Adımını Dahi Atamayacağı Dünyanın En Dar Restoranı

dunyanin-en-dar-restorani

Genellikle New York’ta bulunur ufak restoranlar. Ancak bu restoran ne ufak, ne de küçük. El Papagayo dünyanın en dar restoranı. Üstelik New York’ta da değil.

Normalde geçiş amaçlı kullandığımız ince ama uzun antreler vardır ya hani, gerek evlerde gerek mekanlarda iki ana odayı birbirine bağlar. Heh işte El Papagayo bu antreye kurulmuş bir restoran. Haliyle diğer müşterilerle sıkış tıkış oturup, hepsiyle arkadaş olmak, dertlerine katılmak an meselesi.

Biz üzerimize düşen görevi yapalım, güzelce uyaralım: Eğer olur da bir gün yolunuz Arjantin’e düşerse ve dar alanda da kalma korkunuz (klostrofobiniz) varsa, El Papagano’ya şöööyle uzaktan bir merhaba deyin. Çünkü kendisi iki bina arasındaki boşluğa kurulmuş incecik, daracık bir restoran.

Girişte sizi servis alanı ve kasa karşılıyor

Zaten bir iki adım attıktan sonra, sağlı sollu yerleştirmiş masaları göreceksiniz.
Aslında adım atmadan da görebilirsiniz.

Biraz daha yakından bakacak olursak 3 kişinin yan yana oturması mümkün değil

Masa düzeni, yukarıda da yazdığımız gibi sağlı sollu, bir masa hariç hepsi iki kişilik masalar şeklinde sağlanmış.

4 kişi gitmek biraz cesaret ister çünkü başka masa yok

Geçişi etkilememek ve mekanı olduğundan daha dar göstermemek için sadece bir tane bulunan 4 kişilik masa, mekanın en sonuna konumlandırılmış. Masa doluyken ikinci bir 4 kişilik grup gelirse, onlar kalkana kadar ayakta beklemek zorunda kalıyor.

Gündüz geceye nazaran kendini dışarıdan daha belli ediyor

Dışarıdan gündüz görünümü, iki binanın arasında oluşu nedeni ile oldukça şık bir görüntü sergiliyor.

Karanlık olduğunda ise anlamak biraz zor ama

Işıklar sönüp de cadde biraz karardığı zaman, boyutu nedeniyle orada bir restoran olduğunu anlamak oldukça zor oluyor.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
1 yorum yapılmış
2015-09-15 22:09:01
Bunlardan Diyarbakırda o kadar çok var ki:) dağkapıdaki tüm ciğerciler böyle nerdeyse hiç ilginç gelmedi bile bu görüntü bana:) Ah Diyarbakır böyle şeyler yaşamasaydı da insanlar tanıyabilseydi...