Yemek.com

Evdeki Buzdolabının Fişini Çektirecek 7 Besin Saklama Yöntemi

manset-saklama-yontemleri

Teknolojinin sağladığı kolaylıklara o kadar alışkınız ki olmama ihtimallerini düşünemiyoruz bile. Terleyince klimayı açıyor, üşüyünce kombinin derecesini yükseltiyor, yorgunluk kahvesi için sadece tek bir düğmeye basıyoruz. Elektronik aletler hayatımızı kolaylaştırırken, olmazsa olmaz sınıfına adım adım girdiler.

Mesela buzdolabı... Yazın olmazsa olmazı kış hazırlığıyla tazecik sebzeleri buzlukta donduruyor, sırf seviyoruz diye içerisinde çeşit çeşit gıda saklıyoruz. Hani buzdolabı olmasa mutfak olmazmış diyeceğiz neredeyse.

Peki ya buzdolabı öncesi?

Buzdolabının yokluğu demek ısıtma, soğutma ve gıdaların bozulmadan korunmasını doğal yöntemlerle sağlamak demek. Bunun için de topraktan, güneşten ve bulutlardan yani doğadan yardım almak demek. Doğa eski zamanlarda gıdaları nasıl korumuş derseniz, cevabı burada...

En eskisi: Tuzlama (Salamura)

organikuzum.net

İnsanlık tarihinin gıda saklama konusundaki en eski yöntemlerinden biri tuzlamadır. Tuz sadece yemeklere tat katmak için değil, aynı zamanda gıdaları korumak için de kullanılan bir yöntemdi. Hatta çeşitli arkeolojik kazılarda ortaya çıkan bulgulara göre tuzlama işleminin geçmişi taş devrine kadar uzanıyor.

Gıdadaki suyu emerek bakterilerin nemli ortamda gelişmesine engel olan tuz, hem bu bakterinin gelişmesini engeller, hem de bakteriyi öldürür. Bu açıdan en favori gıda saklama yöntemlerinden biri olması hiç de tesadüf değil. Günümüzde hala kullanılan bir yöntem olmakla birlikte Romalıların yaptığı gibi et, zeytin, balık gibi çeşitli gıdaları salamura ile saklamak mümkün.

Bir çeşit pişirme: Dumanlama (Tütsüleme)

tutsulenmis-balik

Geçmişi milattan önce 9000’li yıllara kadar dayanan tütsüleme, aslında tamamen bir tesadüf eseri ortaya çıktı. Avlanarak beslenen insanlar, av etlerini ateşin yakınına koyduğunda etlerin daha uzun süre dayandığını ve aynı zamanda aroma kazandığını fark etti ve bunu bir gelenek haline dönüştürdü. Böylece ortaya tütsüleme yöntemi çıktı.

Gıdayı ateşsiz pişirme yöntemi olan tütsüleme, peynir, balık, et gibi çeşitli gıdalara uygulanabiliyor. Eski zamanlarda klasik yöntemlerle uygulanan tütsüleme, artık çeşitli cihazlarla daha kolay bir biçimde yapılabiliyor.

Aslında ne kadar bildik: Pişirme

turkcebilgi.com

Eski çağlarda çok bilinen bir gıda saklama yöntemi de pişirerek saklamaydı. Örneğin Orta Asya’da sonbaharda kesilen hayvanın eti küçük parçalar halinde doğranır, pişirilir ve küplerde saklanırdı. Bu ete kavurma denirdi. Bu gelenek, Anadolu’da hala devam eder. Hatta kurban bayramlarında kavurma yapıp bir kısmını buzluğa atanlarımız çoktur.

Pişirmeye bir başka örnek de yufka ekmeğidir. Anadolu’da ekmek deyince akla gelen yufka; buğday unu, su ve tuz ile hazırlanan hamurun zar gibi açılması ve ateş üstündeki sacda pişirilmesiyle yapılır. Yufkadan tek seferde çok sayıda yapılarak daha sonraya saklanması ise pişirerek saklamaya Anadolu’da iyi bir örnektir.

Çok bildik: Dondurma

saklama-yontemi-dondurma

Aslında en basit yöntemlerden biridir gıdaları dondurarak saklamak. Bu kadar eski ve bildik olması, dondurma işinin eski zamanlarda da kolay olduğunu göstermiyor. Öyle ki milattan önce çöl sıcaklarının yaşandığı eski Mısır’da donmuş su bulmak bir nimetti ve sırf soylulara donmuş su sağlamakla görevli köleler mevcuttu. Yüzlerce toprak kabın içine su konur ve gecenin soğuğunda kabın üstü hafif bir buz tabakasıyla kaplanırdı. Daha sonra bu buz alınır ve yiyecekler bu buzla soğutulurdu.

Yüzyıllar sonra yani 13. yüzyılda Marco Polo Uzak Doğu’ya gidince gıdaların daha uzun süre saklanabilmesi için dondurma yöntemini öğrendi. Yani milattan önce başlayan bir gelenek, yüzyıllar içerisinde kıtalara yayıldı ve günümüzde de en çok kullanılan yöntemlerden biri haline geldi.

Güneş sağ olsun: Kurutma

kelimecik - tarhana

Gıdaların bozulmasına neden olan bakterilerin, nemli ortamda çoğaldığı malum. Bu nemli ortamı yok etmek için gıdayı salamura yapabildiğiniz gibi aynı zamanda kurutabilirsiniz de. Kurutma yöntemiyle gıdanın içerisindeki su miktarını %75 oranında azaltabilir, böylece gıdanın ömrünün daha uzun olmasını sağlayabilirsiniz.

Eski zamanlarda çok daha basit yöntemlerle, güneşin altında yapılan bu kurutma işlemi, artık günümüzde teknolojik cihazlar sayesinde daha kısa sürede ve daha fazla gıda ile yapılır. Fasulye, mısır, domates gibi çeşitli gıdalar kurutma yöntemiyle daha uzun süre sofralarımızda yer alır.

Yokluktan doğdu: Konserve

evimizde

Napolyon savaşlarında gıda sorunu baş gösterince, farklı çözüm yolları aranmaya başlandı. Etin kurusu ve salamurası, yanında reçel ve peynirle yenirken imkanlar daha da zorlaşınca durum iyice kötüleşti ve çözüm için bir yarışma düzenlendi. Et ve sebzelerin besin değerini koruyarak en uzun süre taze tutabilene 12 bin frank ödül verilecekti. Ve işte konserve, 1810 yılında Nicolas Appert tarafından böyle bulundu.

Şimdi ise neredeyse pek çok şeyin konservesini bulmak mümkün. Balıktan bakliyata, sebzeden bitkilere kadar çok çeşitli gıdaları konserve tüketebiliyoruz. Konserve denizciler ve kampçılar için de çok iyi bir alternatiftir. Zor anlarda kurtarıcı, kısıtlı zamanlarda yardımcıdır.

Yalnız katı gıdalar: Bal ya da zeytinyağı içinde saklama

http://www.anneboyutu.com/Yazar-Detay.aspx?ArtId=97 | anneboyutu.com

Buzdolabının olmadığı dönemlerde kullanılan bir yöntem de katı gıdaları bal ya da zeytinyağı içinde saklamaktır. Bal öyle bir besin ki, üstünden yıllar geçse bozulmaz. Aynı şekilde zeytinyağı da zamana bunca direnebilen ender gıdalardan biri olarak müthiş bir koruyucudur. Bunu bilen eski zaman insanları da tıpkı bal gibi zeytinyağını da hem yemek, hem de gıda saklama olarak çok tüketirdi. Katı gıdalar, bal ve zeytinyağı ile bozulmadan uzun süreler korunurdu.

Mevsimden yararlanma: Kar içerisine gömme

pixabay.com

Diyelim kış geldi, hava buz gibi, kar var. Gıdaların bir kısmı salamura yapıldı ve kurutuldu. Geriye kalan ise birkaç yiyecek. Peki ne yapılacak? Doğaya dönülecek ve mevsimin nimetlerinden yararlanılacak. Henüz buzdolabı teknolojisini bilmeyen eski uygarlıklarda yiyecekler, kumaşlara sarılarak ya da kaplar içerisinde toprağa gömülürdü.

Burada bir güzellik daha var; kar olmadığı zamanlarda da patates, havuç gibi besinler, taze kalması için toprağa gömülür ve besinlerin toprağın serinliğiyle taze kalması sağlanırdı. Toprak, ürünlerini yine kendi korur, insanlığa taze taze sunmaya devam ederdi.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!