Yemek.com

Kimsin Sen: Yemek.com Yemek Editörü Simge’yi Tanıyalım

simge-gungorer-kimdir

Not: Ekip arkadaşımız, canımız Simge mis kokulu tariflerini Yemek.com'a miras bıraktı ve kısa bir süre önce ekibe veda etti. Bıraktığı tüm nefis hikayeler, tarifler, video ve püf noktaları için ona bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Pek sevgili Yemek.com okuyucuları,

Bugüne kadar kim olduğumuzu bilmeden sevdiniz bizi. Ofisimizden, evinizin salonuna sızdık, mutfağınıza daldık. E çok da sordunuz gizli kahramanlarımızı. Bu hasrete bir son verelim dedik. Ekip üyelerini bir bir sıkıştırmaya, merak edilenleri sormaya karar verdik.

İlk olarak en miniğimiz Cemre'yi, ikinci bölümde Yemek.com videolarının perde arkasındaki kahramanı Tugay'ı, geçtiğimiz hafta ise Yemek.com'un biricik reklam satış yöneticisi Ekin'i sorguya çektik.

Sorularımızla işinden alıkoyduğumuz isim bu kez Yemek Editör'ümüz, nam-ı diğer Food Editor’ümüz Simge Güngörer Manacıoğlu oldu. Bu bölümümüz aşırı dozda yemek içeriyor, şimdiden uyaralım.

Minnoş not: Sizin de ''Kim bu Yemek.com, ne yapıyorlar, ne ediyorlar?'' gibi sorularınız varsa aşağıdaki kutucuğa yorum olarak bırakın. Sizin yerinize seve seve ekibimizi sıkıştıralım.

Selam Simge. Isınma turları ile başlıyoruz. Kimsin sen, ne yer, ne içersin?

simge-gungorer-kimdir-1

Ben Simge. Doğma büyüme İstanbullu, köklerinde Akdenizliyim. Lise yıllarımda dansöz olmak ya da psikoloji okumak arasında gidip gelirken, kendimi Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi okurken buldum (hem de tam burslu!). Sonrası ver elini kurumsal hayat; çalışırken de bir yandan işletme master'ı yaptım. Sonrasında ise 6,5 sene süren kurumsal hayatımı noktalayıp, kendimi aşçılık dünyasının içine attım. Şimdilerde Yemek.com'un Food Editor'üyüm.

Peynirsiz bir hayat, kedim Fea'sız bir ev, çikolatasız bir an düşünemeyenlerdenim.

Bir saniye, merak ettik şimdi. Kurumsal hayatı bırakıp, aşçı olma sürecin nasıl oldu?

simge-gungorer-kimdir-6

Upuzun bir hikaye dinleyeceksin şimdi, hazır ol.

Hiç kolay olmadı, öncelikle onu söyleyeyim. Çocukluğumda pek yemek yemiyordum ben, hatta hayatta kalabilecek kadar ancak yemek yermişim. Annem de bana yemek yedirebilmek için kırk takla atarmış.

Ama sonra işler değişti. Çalışan anne çocuğu olduğum için orta okul zamanı sık sık mutfağa girmeye başladım. Lise döneminin başlarında ise hep bir kafem olsun istiyordum. Ama tüm şartlar beni kurumsal hayata itti. Bir şeylerden uzaklaşmak için kendimi mutfağa atmaya, sevdiklerime yemek yapmaya başladım. Mutfak önlüğüm ve ben mutluyduk.

Daha sonra hayatınızı sorgulamaya başlıyorsunuz. ''Yapmak istediğin şey bu mu Simge?'' dedim ve tam bu sırada bacağım kırıldı. Kader resmen. Evde durduğum süreç boyunca, daha çok kendimle vakit geçirdim ve daha çok mutfakla ilgilendim. Sonra en yakınlarımın da desteğiyle istifa edip, sil baştan başladım ve aşçılık kursuna yazıldım.

Dedikleri kadar zor mu aşçılık eğitimi, 1 çuval patates soyduruyorlar mı?

Çok sevene hiç zor değil valla. Verseler onu da soyardım ben. Ama televizyonlarda gördüğünüz kadar toz pembe hiç değil. E biraz sabır şart tabii. Bu işin piri olan insanlardan eğitim aldım. Çok şanslıyım o konuda. Arkasından da bir lokantada stajyerlik bile yaptım. Ama maddi anlamda insanı sarsıyor, ona sonuna kadar katılıyorum.

Peki Simge mutfak dışında neler yapar? Mutfaktan çıkıyorsun arada, değil mi?

simge-gungorer-kimdir-5

İşte mutfak, evde mutfak. Nadiren çıkıyorum ne yalan söyleyeyim.

Çok arkadaşım var benim, çıktığım zamanları genelde onlarla geçiriyorum. Onlarla planlarımız yine yemek üzerine oluyor.

Ailesi ile fazla vakit geçirenlerdenim. Anneciğimle sürekli keşif halindeyiz. İstanbul trafiğine göğüs gerip, güzel lezzetlerin peşinden gidiyorum. Rahatlamak için yoga yapıyorum. Evim Bostancı sahiline yakın. Çıkıp, uzun uzun yürüyüşler yapıyorum. Müzik dinlemeyi, dans etmeyi de inanılmaz seviyorum.

Her yemeği de beğenmezsin sen şimdi. Ama soralım yine de, vazgeçemediğin 3 mekan neresi?

Müzedechanga'nın bende yeri bambaşka. Rakı-balık hastası bir insan olduğum için İstanbul'un en iyi mezecilerinden Eleos'u ayrı seviyorum. Cemre gibi ben de Moda Saklı Köşk'e bayılıyorum.

Hadi biraz iş konuşalım. Neler yapıyorsun Yemek.com'da?

simge-gungorer-kimdir-4

Oreo'lu irmik tatlısındaki eller de benim, makarnalı dev köftedeki de. Fırında kremalı patatesle akşama ne yapsak derdinize çözüm bulan da benim, katmer poğaça ile sabah kahvaltınıza konuk olan da.

Yemek.com'da yemekler artık benden soruluyor kısacası.

"O yemekleri kim yiyor" diye çok soru alıyoruz. İlk ağızdan dinleyelim o zaman nasıl bitirdiğimizi.

Ah ah neler geliyor başıma video çekerken. Çekimi bitirmeden hazırladıklarımız bitecek diye korkuyorum bazen

Çekim aşamasında Tugay ve Alişan, üç çiğ köfte boyutunda lokmaları mideye indiriyor zaten. Çektikten sonra ekibe getirene kadar meraklı bakışlara maruz kalıyoruz. Bir kısmı yolda gidiyor. Sağ salim ekibe ulaştırdığımda da, "diyetteyim, bir kaşık alayım ben" deyip, 30 saniyede bitiriyorlar.

Tugay'la çalışmak nasıl bir duygu? En çok hangi tarifleri çekerken keyif aldınız?

Tugay adeta bir ressam, adeta bir sanatçı. Estetik kaygıları depreşti mi kaç kere baştan çektiriyor bana. Mesela noodle tarifinde çok eğlendim, etimekli tiramisu da aynı şekilde çok keyifliydi.

Ta taam! Şimdi sırada özel hayat var. Parmağındaki yüzüğe bakılırsa bir adamın gönlü yemeklerle fena tavlanmış sanırım?

simge-gungorer-kimdir-3

Doğru bildin. Bayağı yemekle tavladım eşimi.

Annemle havuz kenarında oturuyorduk. Ben kitap okuyorum, annem güneşleniyor. Sonrasında adamın biri havuza atıyor kendini. Öyle bir atıyor ki, üzerimiz başımız sırılsıklam oluyor. Daha sonra gelip, annemden ve benden özür diliyor. Tabii bu kibarlıkla annemin gözüne giriyor. Daha sonra havuzdaki ortak arkadaşlarımız sayesinde tanışıp, yemeğe çıkıyoruz.

Yemek sırasında ağzımdan, ''Ben çok mutlu olduğumda yemek yapıyorum.'' diye bir cümle kaçırmışım. Eşim Tolga da bunu yazmış aklının bir kenarına. Geçirdiğimiz güzel akşamdan şeftalili vişneli crumble yaptım. Ve bir kutunun içinde ona hediye ettim. Mutlu olduğum için yaptığımı anlamış. O tatlı, o havuz herşeyin başlangıcı oldu bizim için. Hayal arkadaşımla 3,5 senedir beraberiz.

Daha çok deşerdim bu hikayeyi ama işin var. Dedikodu yapalım istiyorum Simge’cim. Sence kim, senin hakkında neler demiştir?

Dünya tatlısı bir ekibiz biz. Sevgiden demişlerdir ne demişlerse.

Tugay, ''Elini bir türlü düzgün sokamıyor şu videolara.'' demiştir.

Batuhan, ''Simge'nin tüm isteklerini alın Allah aşkına'' demiş olabilir.

Mert, aynen şu ses tonu ile ''Simge ha-yat-ım-daaaa bu kadar güzel bir yemek yemedim. Devam.'' demiştir kesin.

Alişan, yine yemeğe dalıp, yorumsuz kalmıştır.

Ekin, ''Simge ben diyetteyken yapma şu yemekleri.''demiştir.

Sen, ''Büyüyünce Simge olucam.'' demişsindir minik kuzum.

Ufuk, 'Bir şikayet etmesin artık.'' demiştir.

Zeynep, en çok beni seviyor. Duygu ve Emre yorumsuz kalmıştır bana karşı, daha çok yeni katıldılar aramıza.

O zaman son soru: Kurumsal hayatı bırakıp aşçılığı tercih eden biri olarak okurlarımıza bir tavsiyen olur mu?

simge-gungorer-kimdir

Hayallerinizin peşinden koşun. Size "yapamazsın" diyenleri asla dinlemeyin, neyi seviyorsanız onu yapmaya çalışın. Durmayın.

Hayallerinizin peşinden koşarken bacağınızı kırın. Havuz kenarında kitap okuyun, sevdiğiniz adama/kadına crumble yapın.

Ha bir de, kedi alın arkadaşlar.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!