Yemek.com

Hala Nefes Alıyorken Giremeyeceğiniz Tek Kafe: Vampir Kafe

vampir-kafe-manset

Bir yanı hala Edward ve Bella'da olanlar, Stefan, Elena ve Damon'ın aşk üçgeninde kaybolanlar, "Biz vampir evrenininin eskilerindeniz; Angel ve Buffy ile büyüdük" diyenler, Brad Pitt ve Tom Cruise'dan daha yakışıklı vampir olmadı diye övünenler (bkz: Interview with the Vampire, 1994) ya da Trueblood'ın pek bir modern vampir yorumunu sevenler; yaklaşın, sizin için nefis bir yer anlatacağız: Ginza Cafe.

Ginza Cafe, dünyanın ilk vampir konseptli kafesi. O yüzden diğer adı da Vampir Kafe. Tek bir cümleyle özetleme cüretine girersek: Sanki Ginza Cafe Dracula'nın evi ve siz ona akşam yemeğine davetlisiniz.

tabut-yemek

Mekana girmeden bir süre bekliyorsunuz, sizi her an boynunuzdan bir ısırık alacakmış gibi duran vampir bir garson karşılıyor ve masanıza geçmek için yürümeye başlıyorsunuz. Ortam, yalnızca mumla aydınlatılan, tamamen kırmızı rengin hakim olduğu, içeride dev bir tabutun olduğu, yemeklerin tabut tabaklarda geldiği, sosların hac şeklinde döküldüğü ve müzikleriyle "Acaba gerçekten vampir olsam böyle mi hissederdim?" dedirten bir ruh hali veriyor.

vampir-kafe-ginza

Ölmeden önce giremeyeceğiniz tek kafe özelliği taşıyan Ginza Cafe, tabii ki bir Japon eseri. En güzel konsept kafeler arasında da yerini alır.

Kendilerini daha net anlatan şöyle de bir video var.

Bir gün oralarda görüşmek dileğiyle!

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!