MENÜ

Yemek.com

YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Tarihi, Faydaları ve Yapılışıyla Sıcak Ekmeğin Kardeşi, Pilavın Kadim Dostu: Tereyağı

Pencerenin arkasında oturup, cama vuran damlaları, hatta belki lapa lapa yağan karı izlersin. Sabahın ilk saatleridir. İnsanların bir yerlere yetişme telaşı, kırılan şemsiyeler vardır sokaklarda. Hayat, havaya rağmen güzeldir! Miden kazınır hafiften. Tıpkı yıllar önce annenin, anneannenin yaptığı gibi bir çay koyarsın önce. Onları yad ederek bir dilim ekmek çıkarırsın. Hafif kızartıp üzerine biraz tereyağı sürdün mü, demli bir çay doldurdun mu ince belli bardağına keyfine diyecek yoktur. Tereyağının hafif hafif damağında eriyişi, çayın sıcaklığı, yaşayacağın o minik nostalji... Hepsi mutluluğa sebeptir işte.

Yemek yerken mutlu olmayı başaran insanlarız biz. Tıpkı simide, zeytinyağına, zeytine duyduğumuz aşk gibi... Bu kez tereyağının içindeki mutluluğu bulacağız. Sıradan bir anımızı bile keyifli kılacak bu lezzetin hikayesini bilmeli, diyetisyenlere biraz kafa tutup yararlarını dünyaya anlatmalı, sofralarımızın onur konuğuna daha bir sevgiyle sarılmalıyız.

Bu yolculuk sizsiz olmaz. Tereyağının, geleneğin, lezzetin peşine düşelim hep birlikte. Başlayalım mı?

Binlerce yıl öncesine ışınlanıyoruz: Tereyağının tarihçesi

blog.library.ipswich.qld.gov.au

Her şeyden önce tereyağının tarihini bilelim diyoruz. İnsanlık tarihi kadar eski yiyeceklerden biri zeytinyağıysa, bir diğeri tereyağıdır diyebiliriz. Kadim dostumuzun ilk yapılışıyla ilgili kesin bir tarih yok. Hatta tesadüfi bir şekilde çıktığına dair rivayetler var. Ama çıkış noktasının koyun, inek gibi hayvanların evcilleştirilmesiyle başladığına dair kanıtlar çok fazla.

Tereyağının varlığına dair ilk ve en eski kanıt ise milattan önce 3500-3100 yıllarına, Sümerler'e dayanıyor. O döneme ait olduğu kanıtlanan taş kabartma, inek, yayık ve kapların içinde toplanmış sütler resmedilmiş. Buradan hareketle o yıllardan beri süt ve süt ürünlerinin, hatta tereyağının tüketildiği sonucuna varılıyor.

Bazı Mısır papirüslerinde de tereyağına dair kanıtlara rastlamış tarihçiler. Gelelim bilinen eski çağlara. O dönemlerde Avrupa'nın yerlileri tereyağını, Kuzeyli barbarların yiyeceği olarak anıyormuş. Ortaçağ'a kadar bu durum değişmemiş Avrupa halkı için. Barbar yiyeceği demiş, el sürmemiş ve benimsememişler uzun süre.

Daha sonraları tereyağının içine tuz eklenmiş. Ve tuzlu yağ, ticari bir ürün haline dönüşmeye başlamış. Avrupalılar, onu soslarının içine, yemeklerine, tatlılarına kullanmaya başlamışlar.

Tüketmek için ehliyet lazımmış: Tereyağının yükselişi

Tereyağı, Avrupa mutfağına girdikten sonra değer kazanıyor haliyle. Ciddi bir ticaret ürünü olunca da ortaya bambaşka hikayeler çıkıyor. Rivayete göre; Papa'nın Güney bölgesinde yaşıyor olması durumları değiştiriyor. O dönemde tereyağı satmak için insanlar hep Güney bölgelerini tercih ediyor. Ama tezatlık bu ya, insanların sadece sıvı yağ tüketmelerine izin veriliyormuş o dönemde. Sadece aristokratlara ve krallara ''tereyağı yeme ruhsatı'' satılıyormuş. Tereyağı, öylesine değer kazanmış.

Aksine Doğu mutfaklarında başta tereyağı olmak üzere tüm süt ve süt ürünleri sıkça kullanılırmış. Özellikle Hint mutfağında ilaç niyetine kullanıldığı bile olmuş vakti zamanında. Mutfağımızda da önemli bir rolü var. Yıllar yılı yörükler tarafından yaylalarda yapılan tereyağı, saray mutfaklarının vazgeçilmez lezzeti olmuş. Zeytinyağı ve diğer çiçek yağlarından hep daha fazla tüketilmiş. Geleneğimize, damarlarımıza işlemiş tadı, kokusu.

Ama yükselişin asıl yeri Avrupa olmuş.

Yeniden dönelim oraya. 18.yüzyılın sonralarında Fransa'da artık ''tereyağının girmediği hiçbir sos, sostan sayılmamaya başlanmış''. 19 yüzyılda ise tereyağı, teknolojik gelişmelerle tanışmış ve paketlenmiş tereyağları raflardaki yerini almaya başlamış.

Sütün en mis kokulu hali: Tereyağı nasıl yapılır?

Sıra geldi tereyağının yapım aşamalarını anlatmaya. Klasik yöntemlerle yapılan ve en lezzetli olanların başında yayık yöntemi geliyor. Öncelikle sütler mayalandırma yöntemiyle olgunlaştırılıyor. Olgunlaştırılıp, dinlendirilen sütler yayıkların içine konuluyor. İçine bir miktar soğuk su ekleniyor. Bu süreç içerisinde eklenen su, sütün içindeki laktik asidin ortaya çıkmasını sağlıyor. Çalkalandıkça da yağ molekülleri birbirine tutunuyor.

Üzerinde toplanan yağların yoğunlaşması ile de ''yayık tereyağı'' elde ediliyor. Kısacası tereyağı dediğimiz güzellik, sütün kaymağının yoğunlaşmış, kıvam almış hali. Sütün tüm güzel ve faydalı yağlarını da içinde bulunduyor. Bu yöntem tereyağı üreten büyük şirketlerde de kullanılıyor. Tabii eski yöntem yayıklarla değil, yepyeni yayık makineleri ile süreç çok daha hızlı ilerliyor artık.

Tuzlu tereyağı ve tuzsuz tereyağı olmak üzere iki farklı şekilde tereyağı üretiliyor. Tuzsuz tereyağı, tereyağının en doğal ve ilk hali. Açık beyaz bir renge ve daha yumuşak bir dokuya sahip. Tuzlu tereyağına nazaran daha az dayanıklı. Tuzlu tereyağı, tereyağının tuz eklenerek dayanıklı hale getirilen tereyağı çeşidi. Saklanma koşullarına uyulursa çok uzun süre dayanabiliyor.

El emeğiyle daha nefis: Evde tereyağı nasıl yapılır?

revolutionarypie.com

Peki, evde tereyağını nasıl elde edebiliriz? Bu sorunun birden fazla yanıtı var. En klasik yöntemlerden birini anlatarak başlayalım. Ev yapımı bir yoğurdunuz, bir adet cam kavanozunuz varsa hemen koyulun işe. Yoğurdun üzerinde biriken kaymakları cam kavanozun içine koyun. Üzerine de soğuk su ekleyin. En az 4 parmak kadar boşluk bırakın. Ardından ağzını sıkıca kapatın ve çalkalamaya başlayın. 15 dakikanın sonunda yağlar üzerinde toplanmaya başlayacaktır. Ardından içine birkaç küp buz ekleyin ve birkaç dakika daha çalkalayın. Karışımı bir tülbetten geçirerek süzdürün. Üzerinde kalan güzellik ev yapımı tereyağınız olacaktır. Dolapta bir süre dinlendirdikten sonra yeniden suyunu süzüp, afiyetle tüketebilirsiniz.

Bir diğer yöntem de kremayı, süt kaymağını ya da yoğurt kaymağını içine soğuk su ilave ederek mikserle çırpmak. Yine aynı temelde süt ya da yoğurt kaymağını hatta kremayı önden hafifçe çırpın, o yoğunlaşmaya başlayacaktır.

Ardından içine soğuk su ilave ederek çırpmaya devam edin. İyice yoğunlaşan tereyağınız yenmeye hazır! Biraz dolapta bekletip, kıvamını yoğunlaştırdınız mı hele, tadından yenmez!

Diyetisyenler kızmasın ama: Tereyağının faydaları

Diyet yapanların koşarak uzaklaştığı, ''Tereyağlı mı, aman biz almayalım'' dedikleri güzelliğin faydalarında sıra. Duyunca bir daha evinizde eksik etmeyeceğinize, eksik etmeyenlerin de daha bir keyifle yiyeceğine eminiz.

Tereyağı, hayvansal bir gıda türü. Bu yüzden diğer yağlardan hop diye ayrılıyor. Çünkü içerisinde protein var. Yeter mi, yetmez! Yemelere doyamadığımız bu güzellik içinde birçok vitamini barındırıyor. A, E ve D vitaminleri yönünden de oldukça zengin. Bunlara ek olarak kanserin en büyük savaşçılarından biri olan K2 vitaminine de sahip.

Mineral ve fosfor da tereyağının içinde fazla fazla mevcut. Doymuş yağ oranı yüksektir kendisinin. Vücutta tokluk hissi yaratır. Margarine oranla daha doğal bir yapısı bulunur. İçinde özellikle doğal yöntemlerle üretilmişse kimyasal herhangi bir şey bulunmaz. Bu nedenle kalp krizine sebebiyet verme ihtimali de düşük.

Peki, böylesine yararlı bir besin nasıl oldu da yasaklı besinler listesine girdi dersiniz? Tereyağı, kalori değeri yüksek bir besin. Fazla miktarda tüketildiğinde kilo alımına sebebiyet verebiliyor. Yine fazla miktarlarda tüketildiğinde kolesterol yükselttiği gibi bir gerçek de mevcut. Dozunda tüketildiğinde ise düşürmeye bile yardımcı oluyor. O yüzden siz iyisi mi çok fazla tüketirken dikkatli olun. Her şeyin fazlası zarar sevgili dostlar. Hele sağlık sorunlarınız varsa mutlaka bir doktora danışın miktarları konusunda, olur mu?

Neredeyse her şey: Tereyağı nerelerde kullanılır?

Kurabiyelerden, soslara, pilavlardan, keklere, et yemeklerine, sebze sotelerine, omletlere kadar yediğimiz her şeyin içine misler gibi girebiliyor tereyağı. Ama tereyağıyla yapıldığında lezzeti katlanan tarifler de yok değil.

Neler onlar derseniz şu yazıya göz atın bizce: Tereyağı ile Yapıldığında Lezzetini 10’la Çarpan 10 Yemek

Kullanım alanlarına geri dönecek olursak bu konuda size minik birkaç ipucu bile verebiliriz. Örneğin; ağızda dağılan, nefis yumuşaklıkta hamurlar yapmak isterseniz mutlaka içine tereyağı ekleyin. Sonra gelsin yumuşacık kekler, ağızda dağılan kurabiyeler... Yine yumuşacık poğaçalar yapmak isterseniz hamuruna içine eritilmiş tereyağı ya da oda sıcaklığında tereyağı ilave edebilirsiniz.

Tereyağınızı etle kullanmak istiyorsunuz diyelim. Etinizi mühürledikten sonra son aşamada üzerine tereyağı ilave edin. Bırakın üzerinde usul usul erisin. Tadına doyum olmayan bir güzellik çıksın ortaya.

Sadece bu kadar mı? Çaylarınızın içine bir miktar tereyağı ilave ederek tadına boyut atlatabilirsiniz. Yemelere doyamadığınzı tereyağı ve bal ikilisinden bir maske yaparak yüzünüze sürebilir, nefis bir maske hazırlayabilirsiniz. Daha ne olsun? Mis gibisin tereyağı.

Uzun lafın kısası çizilmiş en lezzetli tablonun son vurucu darbesisin sen tereyağı. İşte tam olarak akışına hayran kaldığımız şeysin sen!

Haydi, şimdi ona daha çok sarılma ve sevme zamanı.

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

undefined yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?