MENÜ

Yemek.com

YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Daha Ekonomik Alışveriş Yapmak İçin İhtiyacınız Olan 11 'Süper' İpucu

Daha önce süpermarket hileleri diye bir şey duymadıysanız, hazırlanın, şu fani hayatınızda şaşıracak birkaç şeyiniz daha olacak.

Süpermarketlerle, bakkalların arasındaki kansız savaşta bakkalların tarafında olduğumuzu daha önce söylemiştik. Lakin her ne kadar bakkalların yanında olsak da herkes gibi süpermarkete gidiyoruz. Kuvvetle muhtemel gitmeye de devam edeceğiz.

İşi süpermarket hileleri kısmında anlatmak kolaylık. Bir de daha terimsel anlatımı var: Planogram. Açalım: Süpermarket düzenleme sanatı. Eğer bunun ne olduğunu ve ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsanız, her eve geldiğinizde "Süpermarketten almak istedim bir tane, eve geldim 1000 tane" dersiniz.

Peki neler yapmalı?

Alışverişin abecesidir bu, aç karnına para harcanmaz

Geri kalan ömrünüzde en fazla 1-2 kez yediğiniz şeyleri sepetinizde görmemek için aç karnına süpermarkete gitmeyin annem, gitmeyin gülüm.

Elinde kocaman bir "Alınacaklar listesi" yoksa, büyük alışveriş sepeti alma

Trafiğe çıksa bir şeridi dolduracak şekilde büyük yaparlar alışveriş sepetlerini. İlk olarak, çantanı, ceketini koy içine isterler. Rahat rahat alışveriş yapabilesin böylece. Sonra da doldur isterler ardına bakmadan. Gaza gelirsin, o koca sepeti dolduracağım diye hiç kullanmayacağın ürünler alırsın. Eğer birkaç şeye ihtiyacın varsa yalnızca, küçük sepetlerden al yeter.

Eğer o ürüne gerçekten ihtiyacın olsaydı, evde aklına gelirdi

Süpermarket hilelerinden bir tanesi de "Her yer reyon, her yere reyon"dur. Yani nereye bakarsan bak satın alınacak bir şeyler görürsün. Bu da toplamda yüzlerce ürün görmen demek. Bu kadar ürünü gördükten sonra daha fazla satın almak ister, ihtiyacın olduğunu düşünmeye başlarsın. Hatırlatalım, ihtiyacın olsaydı evde aklına gelirdi.

Göz hizandaki ürünler en pahalı olanları, aşağı ya da yukarı bak

Bu planogram dediğimiz zımbırtı der ki dünya üzerinde belirlenmiş bir ortalama satış boyu var: 1.60. Bu da birçoğumuzun eğilmeye ya da kafamızı kaldırmaya gerek duymadan orta raflardaki ürünleri görmemizi sağlayan boy. Daha da açık anlatalım: Ucuzunu aradığınız mısır unu ya yukarıdaki rafta ya da aşağıdaki.

'Sağdan sağdan' vuracaklar, dikkat et

İnsan, ilk olarak sağ tarafta olanı algılamaya meyillidir. Sırf bu nedenle alışveriş merkezlerine giriş kapısı sağ taraftadır çoğu zaman. Alışverişe sağ taraftan başlanır. Ve yine sırf bu nedenle aynı iki üründen daha pahalı olanı sağ taraftadır.

Klişe ama söylemeden geçmeyelim, 10=9.99

Eski reklam, yeni roman yazarı Frederic Beigbeder, bütün sistemi eleştirmek için yazdığı (arada bir ismi değişen) kitabına 9.90 ismini vermiştir. Bütün o eleştirileri tek başına ifade etsin diyerek. İşte bu kadar güçlüdür aslında bu küsurat konusu. Sen daha ucuz sanırsın ama değildir. Hem görsel anlamda hem de gerçekten. Hangimiz 1 kuruşu ararız ki sahiden?

Bir daha bak, o üründe 'gerçekten' indirim var mı?

İndirim konusundaki hassasiyetimiz, mağaza camında 3 senedir "Kapatıyoruz, zararına satışlar" yazan esnafları beraberinde getirdi. Seviyoruz kısacası. O yüzden 1.69'dan, 1.63'e düşen indirimler, daha fenası 1.49'dan 1.59'a 'çıkan' indirimler oluyor. Bunlar hep sana "Ucuza aldım ama çok" dedirtmek için. Kanma.

İhtiyacın olan ürünlerin yerini sor, "Ben o reyonun sorumlusu değilim hanımefendi" dese de sor

Şimdi bu niye ki diyebilirsiniz, demeyin. Çünkü süpermarketler günlük ürünleri mümkün olduğunca girişten uzaklara koyar. Çünkü amaç orada bütün marketi gezdirmektir. Size yepyeni ihtiyaçlar çıkarmaktır. Girin, ihtiyacınız olan ürünün yerini sorun. Alın ve çıkın.

Zekiler kabul edelim, ince görüyorlar

supermarket-hileleri-capraz-pazarlama-orkid-ulker

Nasıl mı? Birbiriyle bağlantılı olabilecek ürünleri yan yana koymak gibi. Görsel her şeyi anlatıyor zaten.

Etrafındaki mükemmeliyetçi yapı seni aldatmasın, vazgeçtiğin yerde bırak o ürünü

Bazılarımızda vardır bu huy. Sepete attığımız çikolatayı almaktan vazgeçeriz. Ancak çikolata reyonundan uzaktayızdır artık ve geri gitmek zor geliyordur. İşte öyle bir anda, olduğunuz reyona bırakın o çikolatayı. Diyelim ki onu yapmadınız. O zaman unutmayın, kasada da istediğiniz üründen vazgeçebilirsiniz.

Aç karnına alışveriş yapmayın demiş miydik?

Kısa bir deney yapalım, küçük bir soru soralım: Starbucks'ın önünden geçerken aldığınız kokuyu anımsıyor musunuz? A: Evet, B: B şıkkı diye bir şey yok. Çünkü koku 5 duyu arasında en kutsanmış olandır, en güçlü hafıza ondadır. Kokunun başı çektiği pazarlama çeşidi ise, duyu pazarlamasıdır. Duyu pazarlaması der ki "Ürünü satamıyorsan kokusunu sat, döner dolaşır, mutlaka satın alır". Bu yüzdendir fırın reyonundan geçerken taze ekmek kokusunu almanız. Dayanamayıp 5'li ekmek satın almanız.

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0 yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?