Yemek.com

Robin’s Kitchen: Sanat Atölyesi Tadında Renkli Bir Mutfak

Robin's Kitchen Şefi Bilal Mert

Harika gün batımlarına imzasını atan küçük bir teras katı... Gün karanlığa büründüğünde daha da görkemli görünen Galata Kulesi manzarasına eşlik eden küçük de olsa Topkapı Sarayı ve Boğaz Köprüsü...

Renkli mi renkli, kararında yemek sunumları birer sanat eserini andıran Robin’s Kitchen’a Yemek.com olarak konuk olduk. Şef Bilal Mert yönetimindeki mutfaktan çıkan Robin’s Kitchen tariflerinin reçetelerini sizler için not aldık.

Robin's Kitchen Teras Manzarası

Fotoğraf: Özgür Bakır / Robin's Kitchen Teras Manzarası

İngilizlerin milli bir kuşu var, duyanlarınız olmuştur. “European Robin” diyorlar ona. Bizim serçeleri andırdığına bakmayın siz. Turuncu ve kahveye çalan renkleriyle göz alıyor onlar. Tek eşli ve koruyucu olarak biliniyorlar. İstanbul’un en başarılı şef restoranlarından biri olan Robin’s Kitchen da adını buradan alıyor. Yenilikçi tavrıyla açıldığı ilk günden bu yana tek olmaya oynuyor, yerel akımları sahiplenip minik dokunuşlarla farklılaştırıyor.

Hayli genç ve dinamik şef Bilal Mert, ressam edasıyla çalışıyor mutfakta. Yemek sunumlarını ön plana çıkartacak geniş tabaklar kullanmayı tercih ediyor. Sipariş verdiğiniz her dakika mutfak ekibinin ellerinde tuvale dönüşüyor o tabaklar. Sosundan garnitürüne tabağa konuk olacak yenilebilir her ürünün bir yeri var. O az pişmiş bonfile son dakikada bir adım öteye kaymıyor yani. Titiz bir çalışmayla menü değişikliği öncesinde yapılan çekimlerde karar veriliyor buna. Tabiat bu tabaklarda yaşatılıyor, menü düzenli aralıklarla değişiyor.

Robin's Kitchen Tabak Sunumlarından Örnekler

Fotoğraf: Özgür Bakır / Robin's Kitchen Tabak Sunumlarından Örnekler

Alışılagelmişin dışında kalan sos ve garnitürler için bile sipariş değişikliğine gidebilirsiniz burada. Mantar püresini deneyimlemek için levrek söyleyebilirsiniz örneğin. Firik pilavlı bonfile siparişi verip erik püresine aşık olabilirsiniz. Ahtapot carpaccio sayesinde dilim dilim mideye indirebilirsiniz bir bütün ahtapotu. Bu ve bunun gibi lezzetlerde küçük mevsimsel değişiklikler yapılsa da viski ilavesiyle hazırlanan et tartar, maş fasulyesiyle servis edilen midye ve vongole, yoğurtlu patlıcan püresiyle merhaba diyen Ege kokulu kabak çiçeği dolması rüştünü çoktan ispat etmiş, övgülerini almış lezzetler.

Deniz ürünlü fettucini hayli zengin, porçini mantarı püresi-pancar ve armut üçlüsüyle sunulan ördek göğsü ev sahibi tatlardan. “Yeni Anadolu Mutfağı” adı altında bizi biz yapan tatların yeniden yorumlanması olarak adlandırıyor bu sunumları Bilal Mert. Rengarenk ve farklı kokteyllerle destekliyor menüsünü.

Tadım menüsü seçeneğiyle hem göze hem de farklı tat arayan midelere hitap ediyor. Tatlı seçenekleriyle de bu kompozisyonu tamamlıyor. Kabaklı ıspanak dondurması, ekşi elma peltesi ve mercanköşk tozlu krakerlerle servis ediliyor. Meyveli birleştirilmemiş tart, renkli kişiliğiyle yayılıyor tabağa. O bildiğimiz sütlaç bile Nutellalı dondurma ve siyah çikolatalı mustan yapılan kıtırları yanına alıp geliyor karşınıza.

Galata’da Duo otelin üst katında kalan Robin’s, İstanbul siluetinin tadını çıkartmak isteyenleri kendine çekiyor. Gün batımlarıyla göz alıyor. Belirtmekte yarar var, Robin’s mutfağında çay ve kahve servisi yapılmıyor, en azından bir yemeklik ya da tatlılık vakit ayırın kendinize.

Şefi Tanıyalım: 1987 İzmir doğumlu şef Bilal Mert, Yeditepe Üniversitesi İngilizce İşletme eğitimi sonrası mutfağa kaydırdığı kariyerini Londra Le Cordon Bleu Grand Diplome'de perçinlemiş. Kısa da olsa Ulus 29 mutfağında bulunup Cipriani ve Palmarine'de çalıştıktan sonra menüsünü de oluşturduğu Robin’s Kitchen mutfağına hayat veriyor.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
Marmara Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Pişman olmadı ancak mezun olduktan sonra bir de MSA'da uzun dönem aşçılık eğitimi aldı. Medya sektöründe, birçok yemek dergisi ve kitabında çalıştı. Hali hazırda kendine sakladığı tarifler var. Mutfakta bekleniyorsunuz!