Yemek.com

Siz Daha Hiç Kahvaltı Yapmadınız: Privato Cafe

privato-kafe-girisi-manset

Kahvaltıya doymak nedir bilir misiniz diye sorsam, sanırım dolu dolu bir tek bizim insanımız anlatabilir. Bazı ülkeler tek bir tabak içerisine bir dilim peynir, bir göz yumurta, 3-5 zeytin ve 1,5 dilim kızarmış ekmek verdiğinde, sinirlenen yine bizim insanımız olur. Kalori hesabı yaparak benzer bir menü yiyenlere sözüm yok tabii ki.

Ben kahvaltının mutlulukla ilgisini yıllardır araştıran biri olarak, sadece evde değil dışarıda da kahvaltı servisi yapan yerleri bulur, gider ve turist gibi inceleyerek yerim. Arkadaşlarla buluşacaksam sabah saatlerini tercih eder, annem İstanbul’a geldiğinde ne yapsam dediğimde sabahın köründe onu uyandırır ve son birkaç yıldır da doğum günü pastası kesmek yerine kızarmış ekmek üzerine reçel sürerim.

Bu doğum günümde de Privato Café’yi kurban seçtik ve 10 kişi toplandık, mekandaki tek yuvarlak masada doğum günü kahvaltısını yaptık.

Yazımın başında da dediğim gibi, kahvaltıya doymak nedir bu mekanda açık açık yaşıyorsunuz. Her şeyden önce masaya gelen tabakları gördüğünüzde, daha ağzınıza bir lokma atamadan gözünüz doyuyor. Ayrıca kahvaltılıkları bir kenara bırakalım, çay bile estetik geliyor. İçerken hüpletebileceğin İngiliz fincanları umarım bir tek beni mutlu etmiyordur. (İnce belli bardak isterim derseniz o da var tabii ki.)

Fotoğraf: Sevcan Çelik

Fotoğraf: Sevcan Çelik

Çaydan birkaç yudum aldıktan sonra "artık bir çay, kızarmış ekmek biraz da peynir aman efendim ne güzel yenir, daha fazlasını da istemem" diyorsunuz ve olan oluyor.

Dostlar benden tavsiye, mekanın kahvaltı servisi tek bir tabakta veya serpme kahvaltı anlayışındaki gibi minik minik kaplarda yapılmıyor. Bu nedenle servis başlayana kadar masaya elinizi kolunuzu koydunuz koydunuz, tabağınızı bardağınızı geniş geniş yerleştirdiniz yerleştirdiniz, yoksa her yeri 'kahvaltı' işgal ediyor.

İlk soğuk ürünler servis ediliyor, acı biberli çökelek peyniri, beyazından otlusuna, dinlenmişinden kızarmışına diğer peynirler, zeytinyağında sizi usul usul beklemiş siyah ve yeşil zeytinler ve ah o reçeller... Mevsimine göre erik, şeftali, dut, elma, kivi hangileri varsa onu getiriyorlar. Ortalama 7-8 tabak soğuk yiyecekler servis edildiğinde, siz şoku hızlı atlatıp yemeğe başlamaya bakın. Çünkü 5-6 dakika geçmeden o tabakların üzerine üzerine sıcak servisleri yapıyorlar. Tam kaymak sürdüğünüz ekmeğin üzerine bal eklemek için tabağa uzanırken, hoop yetkili abi o bal tabağının üzerine sucuklu yumurtayı, peynirli böreği, menemeni, tatlı-tuzlu krepleri ardı ardına koyuveriyor.

Mekan küçük, özellikle hafta sonları saat 9’da bile dolu. Pazar sabahı "kim uyanır da bu saatte gider" demeyin, müptelaları var bu mekanın. Bir de tabii ki turist arkadaşlar için ideal bir deneyim. Bu nedenle rezervasyon yaptırmayı tavsiye ederim. 45 dakika diğerlerini beklerken sinir krizine girip bana cümleler hazırlamanızı istemem.

Kişi başı sabit ücret ödeyerek, öncesinde ne ödeyeceğini bilerek rahat rahat da yiyorsun. Sadece içecekler ücrete dahil değil.

Ben kuytu köşe, ulu orta demeden kahvaltı mekanlarını teftiş ederken, siz de Privato Café ile benim deneyimime ortak olabilirsiniz. Zaten gittim diyen varsa da yorumlara açığız.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
1 yorum yapılmış
2014-10-08 18:33:36
Geçen yıl bir hipster Alman öğretmenimin zoruyla gitmiştik Cafe Privato'ya. İlk bakışta mekan küçük, kesin pahalı ve lezzetsizdir diye homurdandık ama çook haklısınız hem masamız hiç boşalmadı hem de her şeyin tadı harikaydı. Gerçekten de biz o zamana kadar hiç kahvaltı yapmamışız! (: