Yemek.com

Hemen Yan Masada Mutlaka Bulunan 12 Ofis Çalışanı Tipi

girltwenty20 - ofis yemek alışkanlıkları

Ofis çalışanları olarak günümüzün iyi bir kısmı yiyecek ya da içecek tüketmekle geçiyor. Sabah kalkıp kahvaltısını evinde eden arkadaşlarımızın yanı sıra büyük bir çoğunluğu yolda aldığı sandviçi ofiste yiyor.

Saat ilerledikçe karınlar guruldamaya, midelerden sesler gelmeye başlıyor derken ve öğle yemeği. Öğle yemeği üzerine içilen kahveler yerini akşam 5'e doğru "acıktım ben" kabusuna bırakıyor. 5 atıştırmalıklarından sonra eve doğru yol alan ofis çalışanı kendisini evde yemek masasında buluyor.

İşte bir ofis çalışanının bir günlük yemek alışkanlığı tam olarak böyle hayat buluyor. Peki siz, biz, onlar olan bu kişiler kimler? Biliyoruz ki onları yakından tanıyorsunuz.

Not: Bize de çok tanıdık geliyor. :P

1. Kahve içmeden ayılamayanlar

Bu arkadaşlardan istisnasız her ofiste var, sabah ofise geldiğinde ilk konuştuğu kişi çalışma arkadaşı değil kahve makinesidir. Ayılabilmesi için önce kahvesini içmesi gerekir. Eğer kan değerlerinde yeterli oranda kahve saptanmazsa ilk kahveyi içine kadar ofiste ruh gibi gezinir.

2. Hayatın anlamını meyve ve türevlerinde bulanlar

Şimdi açıklıyoruz; elma, portakal, kivi, mandalina, muz, kuru kayısı, kuru incir, kuru dut... İşte tahmin ettiniz. O her yerden meyveyle ilgili bir şey çıkarabilen çalışma arkadaşıyla karşı karşıyasınız. Günün farklı saatlerine ayırdığı meyveleri, sağlıklı beslenme takıntısı ve normal bir yiyecekten alacağının iki katını kuru meyvelerden aldığı bir ekosistemi vardır.

3. Son yemek seçiciler

Nur Yerlitaş'tan, Ivana Sert'ten ve hatta Uğurkan Erez'den daha beterdir bu dostlar. BE-ĞEN-MEZ-LER! Öğle yemeğinde nereye gitseler beğenmeyecek bir şey bulurlar, catering'se ona zaten düşmanlar. Evden getirseler yemek soğur. Aman efendim olur da beğenecek bir şeyler bulurlarsa bu kez de masa düzenine takarlar. BBG'nin Eray'ı mısınız acaba siz?

4. Sebze halinde ömrünü geçirenler

Kuru meyveci arkadaşımızın sebze versiyonudur kendisi. Dolabında sebze bulundurmak yerine restoranlarda ya da yemekhanede ana yemeği geçip doğrudan sebzelere geçiş yapar. Amanını da zeytinyağlı fasulye, amanını da kuzukulağı derken tabak tabak değil Afrika ormanlarına döner.

5. Nöbetçi öğretmen gibi dolaşan çaycılar

Kahve içenler vs. çaya aşık olanlar. Günün her saati bilgisayarın yanında duran çay bardağı muhtelif zamanlarda doldurulur. Sallama olur, demleme olur, yasemin olur, yeşil çay olur. Yeter ki çay olsun. Arabanın benzinine karşılık onun fahri yakıtı çaydır. Çayla çalışır. O yüzden bir şey rica edilecekse Esra Erol'daki gibi çaya davet edilir.

6. Akşam 5 acıktımcıları

Öğle yemeği geçti, yemekler yendi. Saat 13:00 - 14:00'dan sonra işe adapte olundu olunmadı, saat oldu 17:00. E zaten gün bitmiş. Olmaz! Saat 5 denildi mi hafiften bir mide gurultusu çöker mideye. 5 acıktımcıları sizin mide sesinizi 70 km öteden duyar var şunu söyler: Abi sipariş verelim mi? Vermeyelim deseniz kızar, verelim deseniz bunlar size hep lök lök kalori.

7. Dalga dalga üçüncü dalga kahveciler

Sabah kahvecileri ve öğretmen çaycılardan ziyade bu arkadaşlarımız evden teçhizatlarını getirirler. Ofise en uygun olan french press olduğu için ilk taşınan alet de kendisi olur. Bir de keyiflerine göre çekirdek kahveden kahve çektirip her seferinde ofisi mis gibi kahve kokuturlar. Kendilerinden kahve almak için arada küçük rüşvetler vermek gerekebilir. Mesela çikolata!

8. Kuru kahveci müdür efendiler

Gün içinde çok yüz göz olmadığınız, olsanız da birlikte yemek yemediğiniz müdürler, müdür yardımcıları, patronlar, direktörler. Hepsi birer kuru kahveci müdür efendidir. Kahveleri ne hazır kahve ne de dalga dalga Avrupa french press'tir. Tek telefon "tırrrttt"ıyla söylenen Türk kahvesidir. Genel olarak orta şekerlidir. Yanındaki lokumu ya da çikolatayı da tek seferde lüpletendir.

9. Lisedeki alışkanlıkla "çıkışa gel"ciler

Ofisin en aktif insanlarıdır bu arkadaşlar. Bir türlü duramazlar oturmaları gereken yerlerine. Öğle yemeğinde yaldır yaldır dışarı koşan, akşam çıkışta yanına en az üç kişiyi takandır. Daha öğlen henüz yemekten dönülmüşken çıkışta neler yapılabileceğinin hesabı sarar onu. Kim gelir yanına? Gez, göz, arpacık! Seni seçtim Ercan.

10. Maratona girse ilk elenecek dopingçiler

Masa, laptop, mouse, notluklar, kalemler, fındık ezmesi, fıstık ezmesi, kaşıklar, çatallar... Dünya olimpiyat şampiyonasına göbek dalında katılmak üzere hazırlanan arkadaşımızla çoktan tanışmışsınızdır. Masası adeta doping deposudur. Canı isterse kaşıklar, canı isterse ikram eder ama en çok 5 acıktımcı'ları yemek siparişi verirken nispetle fındık ezmesini kaşıklayandır.

11. Bireysel emeklilik Sodexo'cuları

İşten artmaz, dişten artmaz, Sodexo'dan artar diyenlerdir. Yatan aylık paranın bir kısmını daima kartın içinde bırakmayı kendine görev edinir. Gittikçe büyüyen o bakiye sonunda geçerli süpermarketlerden un, yoğurt, su, domates olarak kendisine geri döner. Bir gelişmiş versiyonu emekli maaşını Sodexo'dan çıkarmak isteyendir.

12. Adsız happy hour'cular

Haftanın son günü yorgunluklar tavan yapmışken enerji dolu birisini görürseniz bilin ki o happy hour'cudur. Akşam partilemeye gidecek, gitmeden önce hafif demlenecektir. Eğer kendi şirketinde happy hour yoksa kankasının şirketine gidip gecenin havasına girecektir. Bira şişelerinin yavaş yavaş ortadan kaybolmasının sebebidir. Sizle sohbet edip sizin bira hakkınızdan yiyendir, adsızdır.

Şimdi hemen yanınızda oturan kişiye bakın ve kaç numara olduğunu düşünün.

Var mıdır size tanıdık gelen başka -cular, -cılar? Paylaşsanız ya.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!