Yemek.com

Belki Elf’leri Bile Görebilirsiniz: Limonlu Bahçe

limonlu-bahce-manset-2

Yol kenarı, hemen hemen her yerde bulabileceğiniz, jenerik şeklinde tanımlayabileceğimiz ve onlarca franchise'ı bulunan mekanlardan sıkılmamış olabilirsiniz. Ayaküstü oturmalara, bir yarım saat wi-fi kullanmalara uygunlardır. Lakin asla farklı hissetmenizi sağlamazlar. Neredeyse sizin tercihiniz değildir çünkü. Bildiğiniz karşınıza çıkmıştır.

Bugün arkasından konuşacağımız Limonlu Bahçe, öyle karşınıza çıkacak bir yer değil. Kendisiyle tanışmak için bildiğiniz emek harcamanız gerekiyor. Galatasaray Lisesi'nden sola dönüp, aşağıya, Tophane'ye doğru 200 metre yürüdüğünüzde; sağda Limonlu Bahçe tabelasını görüyorsunuz. Her şeyiyle "Ben Beyoğluluyum" diyen bir apartmandan içeriye giriyorsunuz.

Bir tabela daha görüp, aşağıya iniyorsunuz. İç sesinizin "Bir terslik çıkmasa bari, nereye gidiyoruz biz?" diye sorduğu esnada uzunca bir koridorda yürürken buluyorsunuz kendinizi. Koridoru bitirdiğinizde, arkanızda 3-4 adet Limonlu Bahçe tabelası ve şehrin o bütün gürültüsünü geride bırakıyorsunuz. Zira bahçeye adımınızı attığınız anda elf diyarından bir kartpostal sizi karşılıyor.

Limonlu Bahçe'ye adını veren limon ağaçlarının gölgesinde bir yere oturun ve bu kez manzaraya bakan değil de manzaranın ta kendisi olun.

Şehrin gürültüsünden uzak kelimesini klişe olsun diye kurmadık. Gerçekten masaya oturduğunuz anda şehirden izole olmayı başarıyorsunuz. Bu başarı için harcadığınız tek efor da arkanıza yaslanmak. O dakikadan sonra duvarların arkası sizin için Napoli de olabilir, Dubrovnik de hatta Bahçelievler'de bile hissedebilirsiniz kendinizi.

Limonlu Bahçe tam donanımlı, papyonlu garsonların dolaştığı, ağır restoran bir yer değil. Ancak bu yemeklerinin güzel olmadığı anlamına gelmiyor. Tam aksine gerçekten leziz dokunuşları var. Özellikle tavuk şinitzeli ve tortelli'si enfes. Yemekleri bir yana, Limonlu Bahçe'nin gizli silahı içeceklerinde. Buzlu kahvesi fena değil, frozen'ı muazzam. Ayrı bir cümleyi hak eden limonatası ise, gölgesinde oturduğunuz ağaçların da, bardağın içine konan nanenin de, o masaya gelinceye kadar yürüdüğünüz yolun da hakkını veriyor.

Limonlu Bahçe'ye dair tüm detayları vermeye çalışırken yaptıkları şikeden ya da hileden bahsetmemek olmaz: Kediler. Evet, bahçe teker teker çalıp evinize götürmek isteyeceğiniz serserilerle dolu. Hem de çok nazlılar. Birazcık seviyorsunuz, hemen yan masaya gidiyorlar.

Ayrıca duyumlarımız arasında bahçenin kaplumbağalara da ev sahipliği yaptığı vardı ama biz gittiğimizde tanışamadık kendileriyle.

Son söz olarak da fiyatlardan bahsedelim. Bir mekanın pahalı olması (eğer lahmacuna 80 TL vermiyorsanız) göreceli bir kavramdır. Ancak Limonlu Bahçe'nin çok pahalı bir yer olmamakla birlikte öğrenci mekanı tadında ucuz olmadığını belirtelim.

Özellikle hafta sonu ziyaret etmek isteyenlerin rezervasyona ihtiyacı olacağını, rezervasyon yaptırmak isteyenlerin şurayı ziyaret edebileceğini söylemeden geçmeyelim.

Limonlu Bahçe'ye nasıl gidilir?

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
Fırından yeni çıkmış mozzarella peyniri, ızgara bonfilenin üstünde uzanan karamelize soğan kadar lezzetli şeyler yazmak isterdim.