Yemek.com

Şimdilerde Hayatımızda Eskisi Kadar Olmayan 11 Mutfak Terimi

manset-eski-terimler

Ne şanslıyız ki mutfağımız kadar mutfak terimlerimiz de çok zengin, çok renkli. Yokluktan tarifler yaratan atalarımız, kelimelerden de mutfak alışkanlıkları yaratmış. Şimdilerde pek çoğuna dair hiçbir fikrimiz yok. Belki yöresel deyişlerinde bu kelimeleri barındıran bölgeler vardır, kim bilir. Ancak çoğu mutfak dolaplarının en ücra köşelerine kaldırıldılar.

Şimdi o dolabı açma ve mutfağı yeniden canlandırma zamanı. Bakalım bu kelimelerden kaçını biliyorsunuz, kaçıyla ilk defa karşılaşıyorsunuz.

Eğer büyüdüğünüz ya da halen yaşadığınız yerde bu kelimeler kullanılıyorsa yazın bize, kelimeleri birlikte duyuralım.

Şimdilerde yumuşatmak: Börttürmek

rehber.uzmantv.com

Börttürmek kelimesi, börtmek fiilinden geliyor. Kabarmak, şişmek anlamına gelen börtmek, konu mutfak olunca haşlamak, yumuşatmak anlamına geliyor. Mesela sebzeler ve gıdalar… Börttürülen sebzeler az haşlanarak yumuşatılırdı.

Şimdilerde soğanı yağla öldürmek: Kösültmek

kosultmek-yemek-terimleri

Nasıl ki binanın temeli varsa, yemeğin de yağda ölmüş soğanı vardır. Bu çok temel başlangıç noktası için tabii ki eskilerin de bir deyimi vardı: Kösültmek. Öfkesi yavaş yavaş sönmek, hızını almak, yılmak, pısmak gibi anlamlara gelen kösülmekten gelen kelime, aslında tenceredeki veya tavadaki soğanın halini pek bir güzel anlatıyor.

Harlı ocağın üstünde kızan yağın içinde kavrulan soğan, tam da kelimenin anlamı gibi yavaş yavaş rengini kaybeder, ölür ve yemeğe hazırlanır. Sadece kösültmek değil, parpalamak da yine aynı anlama gelir. Eski zamanlarda ikisi de soğanı yağda kavurmak için kullanılan kelimelerdi.

Şimdilerde gıdayı ateşten geçirmek: Alazlamak

http://www.haberturk.com/saglik/haber/1145026-fazla-tuketilen-kirmizi-et-kansere-yol-aciyor | haberturk.com

Aynı zamanda vücutta kızarıklık ve şişme belirtileriyle bir hastalık olarak da bilinen alazlamak fiili, mutfakta gıdaları ateşten geçirmek anlamına gelir.

Bu ister sebze olsun, isterse et; gıda ateşte biraz tutulur veya bir yüzü alevden geçirilirse tam olarak o gıda alazlanmış olur. Şimdilerde de gıdaları ateşte tutmayı severiz. Yani adı değişse de alışkanlığı hiç değişmedi.

Şimdilerde yağ kavurmak: Yağ tavlamak

http://www.yogurtkitabi.com/2012/04/haslama-tavuk-kofte-ve-pilav.html | yogurtkitabi.com

“Altını iyice açtığınız tencerenin içine yağı koyun. Harlı ateş üstünde yağı bir süre döndürdükten sonra…” diye başlar tarifler.

Ateş, tencere/tava ve yağın bir araya gelmesiyle ilk düdük çalınmış, yarış başlamıştır. Sonra sırayla malzemeler gelir, yemek her bir malzemede iyice var olur. İşte ilk baştaki o yağı döndürme kısmı yağın kavrulmasını sağlar. Yağ tavlanır, üstüne yeni malzemeler gelir.

Şimdilerde ufalamak, iki elle ovalamak: Övelemek

Soğanlı Salçalı Sulu Erişte Tarifi

Tarihin en güzel taraflarından biri de aynı topraklarda farklı zamanlarda yaşamış insanların da tıpkı senin gibi benzer mutfak alışkanlıkları geliştirdiğini ama onlara bambaşka isimler verdiğini görmektir. Sen köftenin içindeki bayat ekmeği “ufaladım” diye anlatırsın komşuna, on yıllar önce yaşayan, “öveledim” der.

Şimdilerde çok küçük doğramak: Çintmek/çentmek/çirtmek

gidatarimhayvancilik.com

“Kıyma, yumurta, bayat ekmek, kimyon, tuz koyduktan sonra çinttiğiniz/çenttiğiniz/çirttiğiniz maydanozu da ekleyin ve yoğurun” desek maydanozu ne yapacağınızı anlamak kolay olmayabilir ama eskiden de çok kullanılan kelimelerdi.

Nereden mi anlıyoruz? Üç farklı kelimenin aynı anlama gelmesinden. Çok ince ve küçük küçük doğramak anlamına gelen çintmek/çentmek/çirtmek bir yerde kulağınıza çalınırsa şanslısınız, artık biliyorsunuz.

Şimdilerde hamurun şerbeti çekmesi: Şurubunu içmek

nadidetarifler.com

Şurubunu içmek deyiminin özellikle bayramlarda çok kullanıldığını tahmin etmek zor değil. Zira evi dolup dolup taşıracak misafirlere bir baklava, bir kalburabastı veyahut bir revani ikram etmeden olmaz. Eh bu tatlıların ortak özelliği de hamurunu ayrı pişirmek, şerbetini ayrı hazırlamaktan ibarettir.

Tabii hamurun da şerbeti içine alması, yani şurubunu içmesi gerekir. Hamur şurup denilen şerbeti içti mi, mis gibi ev yapımı tatlı misafirlere sunulmak üzere hazır demektir.

Şimdilerde şekerin suyla kaynaması: Ağdalamak

ozgurari.blogspot.com.tr

Madem bayram dedik, misafir ağırladık, şerbetli tatlılar ikram ettik, konuyu bölmeden devam edelim. Hamuru fırında pişen tatlılın şerbeti de tencerede hazırlanır.

Ölçüsüne göre şeker ve su eklenen tencerenin altı harlı açılır, şekerin su içinde kaynayarak şerbetin koyulaşması beklenir. Bu koyulaşmaya da ağdalaşma denir. Ağda kıvamına gelen şerbet, oldu ya da oluyor demektir. Tatlı yapan eli maharetli teyzelerimizin pek sevdiği sözlerdendir.

Şimdilerde daha ince ve kıvamlı olması için çırpmak: Özemek

ozemek-mutfak-terimleri

Akşama kuru fasulye pilav yaptınız. Yanına şöyle güzel bir cacık iyi gitmez mi? Önce yoğurdu özeleyin.

Geçmiş yıllarda yaşıyor olsaydınız ne demek istediğimizi hemen anlardınız. Şimdilerde ince ve kıvamlı olması için çırpmak anlamına gelen özelemek, özellikle yoğurt için sık kullanılan bir mutfak terimiydi. Cacık, çorba gibi yiyecekler için yoğurt önce özelenir, o bildik kıvamlı haline bürünürdü.

Şimdilerde sulandırmak: Curultmak

curultmak-eski-yemek-tarifleri

Ezogelin çorbası yapanların zaman zaman başvurduğu masum bir hiledir curultmak. Şimdi böyle anlatınca size herhangi bir şey ifade etmemiş olabilir ancak yoğun kıvamlı yemeklerinize su ekleyerek onları sulandırmak ve seyreltmek desek, eminiz şıp diye anlayacaksınız.

Sulandırmak kelimesinin karşılığı olan ve eskiden çok kullanılan curultmak, mutfaklarda koyu kıvamlı gıdaları seyreltmek için zamanında kullanılan ve bir süre sonra emekliye ayrılmış bir terim.

Bonus: Şimdilerde süzmek için kullanılan tülbentten geçirmek

pecetedennotlar.com

Bugün mutfakta yemek yapan dünün çocukları için tülbentten geçirmek sözünün net bir karşılığı var ancak yeni gelen nesil bu sözün geçmişini tam olarak yakalayamayabilir. Yani aslında tam olarak eşikte diyebiliriz bu söz için. Zamanı geçti, geçecek. Az kaldı.

Eskiden ninelerimizin kenarında köşesinde hep olduğu ve süzgeç gibi gereçler pek sık kullanılmadığı için aynı zamanda bir mutfak gereciydi tülbentler. Süzülecek, tanesinden ayrılacak çorbalar veya sıvılar tülbentten geçirilir, pürüzsüz ve tanesiz hale böyle gelirdi.

Doyamayanlar için bir önerimiz daha var!