Yemek.com

Önce Ruhunuzu Sonra Karnınızı Doyurabileceğiniz 8 Müze Restoranı

muze-restoranlari

Müze kütüphanelerinde restoranlarında vakit geçirmenin epey keyifli olduğunu bilmeyen yoktur. Sergiler gezilir, söyleşiler dinlenilir, atölye çalışmalarına dahil olunur. Sonrasında, yine çıkasınız gelmez, etkinlik sırasında iki lafı bir araya getirip konuşamadığınız arkadaşınızla çene çalmak istersiniz. İşte bunun da cevabı, müze içindeki bir şeyler içip atıştırabileceğiniz mekanlardır.

Hazır kış da geliyorken; insanlar yavaştan sinema salonları ve galerilere çekilecekken, İstanbul Modern, Sakıp Sabancı Müzesi, Pera Müzesi gibi hafta sonu ya da iş çıkışlarınızda gidilecekler listenize eklemeniz gereken müze veya galerilerin restoranlarını sizin için derledim. Olur da gezmekten ayaklarınıza kara sular iner, şuradan şuraya gidecek haliniz kalmaz ise karın doyurmalık, keyif yapmalık bu restoranlar aklınızda olsun!

Deniz havası sevenlere: İstanbul Modern Restaurant

İlla sergi söyleşi etkinlik vs. olmasını beklemeyin. Canınız deniz görmek istediği zaman hemen atın kendinizi buraya. Hem Boğaz havasını almak için Bebek, Arnavutköy’e de gitmeye gerek yok, burası epey merkezde.

Bienalin, fashion weeklerin, bir sürü serginin mekanı olmuş İstanbul Modern’in içinde yer alan bu mekanın mutfağından Türkiye ve Dünya yemekleri çıkıyor. İster bol sohbetli bir kahvaltı için isterseniz de romantik bir akşam yemeği için gidin. Pizza ve ev yapımı makarnalarını menüde en çok tercih edilenlerden.

Hem gitmişken İstanbul Modern’in koleksiyonuna kattığı eserleri görebilir, 31 Aralık’a kadar devam edecek “Sanatçı ve Zamanı” isimli sergiyi dolaşabilirsiniz. Bir de “Biz de Varız!” isimli sinema programına bakmakta fayda var. Sizi epey güzel şeyler bekliyor diyebilirim.

İstanbul Modern Restaurant adres: Kılıçali Paşa Mahallesi, Meclis-i Mebusan Caddesi, Liman İşletmeleri Sahası, No 4, Beyoğlu, İstanbul

Tarihten günümüze: Neolokal

Salt Galata’nın içinde yer alan bu mekan; geleneksel lezzetleri günümüze uyarlıyor ama ne uyarlama! Önce minimalist sunumlarıyla sonra da lezzetleriyle dört köşe olacağınız yemeklerinden bahsediyorum. Kuzu ve pancar borani, lavantalı ahtapot, minekop, kısır ve tartar, ördek sosis, içli köfte, hünkar beğendi, mücver, katmerli dana tirit, palamut ve dahası...

Can yakan tarihi yarımada manzarasına hiç girmeyeyim bile!

Yemek öncesi 29 Kasım’a kadar devam edecek olan “Nereden Geldik Buraya” isimli sergiyi ve Osmanlı Bankası Müzesi’nin kalıcı koleksiyonunu görebilirsiniz. Robinson Crusoe 389’un raflarına da bir bakın, kütüphanenize yenilerini ekleyeceğiniz kitaplar çıkabilir.

Neolokal adres: SALT Galata, Bankalar Caddesi, Karaköy 34420, İstanbul

Manzarası yeter: Müzedechanga

Şu sıra “ZERO: Geleceğe Geri Sayım” isimli sergisiyle adından sıkça bahsettiren Sakıp Sabancı Müzesi’ndeyiz. Yazları terasta, kışları iç mekanda ziyaretçileri ağırlayan restoran 2005’te açıldı. Hatta Wallpaper dergisi tarafından “Dünyanın En İyi Yeni Restoranı” ödülüne bile layık görüldü.

Pazartesi hariç diğer günlerin açık olduğu mekanda çay ve kahvelerinizi içebilirsiniz. Gözlerinizi alamayacağınız manzara eşliğinde romantik bir akşam yemeği de pekala mümkün. Cuma ve Pazar günlerine özel kahvaltıları da epey başarılı.

Picasso, Miro, Anish Kapoor, Monet, Rembrandt gibi dünyaca ünlü sanatçıları İstanbul’a kadar getiren SSM’yi her daim takip etmekte fayda var.

Müzedechanga adres: Emirgan Mahallesi, Sakıp Sabancı Caddesi, No 42, Sarıyer, İstanbul

Sofistike keyiflerin adresi: Pera Cafe

Temalı film gösterimleriyle, koleksiyonuyla ve takibe alınması gereken süreli sergileriyle Pera Müzesi; art deco tarzındaki kafesiyle de gönlümüze taht kurdu.

Pera Müzesi’nin, 1893 yılında inşa edilen ve 1970’lere kadar hizmet veren Hotel Bristol geçmişine ve 1900'lerin Pera'sına gönderme yapan mekanında salatadan sandviçlere, makarna çeşitlerinden ağızlara şenlik tatlılara kadar her şey var.

Hafta sonları kruvasan ve kahveyle güne başlamak isteyenler için de ideal, bir kere mekanın havası yeter.

Pera Cafe adres: Meşrutiyet Caddesi, No.65, Tepebaşı, Beyoğlu, İstanbul

İçinizdeki çocuğa: İstanbul Oyuncak Müzesi - Müze Cafe

Hala çoluk çocuğunu oyuncak müzesine götürmeyen var mı? Eğer öyleyse size Göztepe yolları göründü. Gidenlerin bile bir kez daha gitmek isteyeceği bu müze 2005’te şair, yazar Sunay Akın tarafından kuruldu. Akın’ın 20 yılda 40’ı aşkın ülkedeki antikacılardan toplandığı bu oyuncaklar anne babalara nostalji yaşatırken çocukların da eğlencesi oluyor. Bir hafta sonunuzu ayırmak şart.

Gelelim müzenin şirin mi şirin kafesine. Müzenin alt katındaki kafe, renkleriyle Wes Anderson filmlerini aratmıyor. Müzeyi gezmeden evvel sağlam bir kahvaltı yapmak isterseniz burası harika bir seçim. Kafe ayrıca doğum günlerine de ev sahipliği yapıyor.

İstanbul Oyuncak Müzesi adres: Ömerpaşa Caddesi, Dr. Zeki Zeren Sokağı, No:17, Göztepe, İstanbul

Sergi ve Boğaz havası bir arada: Borusan Müze Cafe

Şimdiki rotamız Borusan Contemporary. 2007’den bu yana Perili Köşk’te faaliyetlerini sürdüren Borusan Contemporary "hem sergi gezeyim, hem Boğaz havası alayım” diyenler için ideal.

Leb-i derya konumundaki köşkün kafesi de tahmin edersiniz ki şahane. Özellikle kahvaltı ve brunch için listenize ekleyiverin.

21 Şubat’a kadar devam edecek Christiane Paul’un küratörlüğünü üstlendiği “Görünen Ardındaki” isimli sergiyi de ziyaret etmeniz şart. Borusan’ın koleksiyonundaki Airan Kang, François Morellet, Daniel Canogar, Kutluğ Ataman, Sol LeWitt gibi sanatçıların eserleri de bir o kadar görülesi. Velilerin radarına alması gereken bir sürü çocuk atölyesi de cabası.

Borusan Müze Cafe adres: Baltalimanı Hisar Cad. Perili Köşk, No:5, Rumeli Hisarı, Sarıyer, İstanbul

Osmanlının günümüzdeki şaşaası: Konyalı Lokantası

Yurt dışından bir arkadaşınız mı geliyor? Ona hardcore yemeklerimizi, tarihimizi mi göstermek istiyorsun? Önce Topkapı Sarayı’na götürüyorsun, sonra da buraya. Topkapı Sarayı’nın içinde yer alan bu mekanın menüsünde Osmanlı ve Türk mutfağının nefis lezzetleri var.

Kebaplarından, Osmanlı şerbetlerinden, baklava çeşitlerinden sonunda da bir Türk kahvesi patlatmadan oradan ayrılmayın.

Mekan Atatürk'ten, İngiltere Kraliçesi Elizabeth II' ye, Pakistan Başkanı Benazir Butto'dan Amerika Eski Başkanı Richard Nixon'a kadar birçok kişiyi ağırlamıştır, ona göre!

Konyalı Lokantası adres: Topkapı Sarayı, Sultanahmet, Fatih, İstanbul

Tarih kokan: Rahmi Koç Müzesi

1994 yılında kapılarını açan ve Tarihi Lengerhane Binası, Tarihi Hasköy Tersanesi, Açık Hava Sergileme Müzesi gibi üç ana bölümden oluşan müzenin birçok da mekanı var.

Klasik otomobillerin sergilendiği galeri içinde yer alan Demlik Kafe’de çay yanına kuru pasta, sandviçler var.

Vapur şeklinde tasarlanmış Fenerbahçe Büfe ya da Nostaljik Coca Cola Kamyonu'nda gezinize mola verip, minik minik atıştırabilirsiniz.

Daha şık bir şeyler arıyorsanız; Rahmi Koç’un kişisel koleksiyonunda bulunan antikalarla dekore edilmiş İngiliz publarını aratmayacak Bar Bar Rossa Pub, tam Haliç kıyısında yer alan Halat Restoran ve Fransız Mutfağı'nın en leziz yemeklerini tadabileceğiniz Cafe du Levant müze içinde yer alan diğer mekanlar.

Rahmi Koç Müzesi adres: Rahmi M. Koç Müzesi Hasköy Cad. No: 5, Hasköy, İstanbul

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!