Yemek.com

Floransa’da Gezilecek ve Afiyetle Keşfedilecek 5 Lezzet Durağı

tuscanfeeling - floransa'da gezilecek yerler

Fahri gezicibaşımız Ezgi Kırmızı Floransa'nın sevilen sokaklarından bildiriyor.

“Ben seyahat etmeyi, seyahat ederken de farklı tatlar denemeyi çok seviyorum.” diye bir cümle yazarak başlıyordum bu yazıma. Yazdığım an fark ettim, bunu kim sevmez ki?

Elbette tüm dünyayı gezmedim, gittiğim her yerde bütün restoranlara girip çıkmadım. Ama her gittiğim şehirde, daha kalacağımız otel bile belli değilken elimde “Nerede ne yenir?” sorusunun cevabını barındıran bir liste oluyor. Hatta bu işi o kadar abarttım ki, rotamda veya planımda olmayan ülkelerin ve şehirlerin bile halihazırda bir listesi var elimde; okudukça, gördükçe notlar alıyorum bir gün gittiğimde yiyeceğim diye.

İşte Floransa listesi de aynen böyle oluşmuştu. Floransa’ya yalnızca iki defa gittim aslına bakarsanız. Ama bazı şehirlere girdiğiniz anda orada yaşayabileceğinizi hissedersiniz, bu güzel İtalyan şehri de bana aynen bu duyguyu hissettirdi.

Küçük olması benim için hiç ama hiç engel teşkil etmiyor. Hele bu kadar lezzetli restoranları, kahveleri, tadı damağımda tatlıları varken… Cümlenin sonunu unutturacak lezzetlerle bezeliyken…

Tiramisu mutlaka denenmeli: Gilli

Sanırım listeye Gilli’yle başlamak zorundayım. Bu dünya güzeli kafe için Floransa’nın en meşhur kafesi diyebiliriz aslında. Bu açıdan bakınca kulağa baya klişe gelse de olmazsa olmazların arasında yer alıyor. Gilli’deki tatlılar, lezzetli kahveler, aperativolar, spritziler bir yana, mekanın tarihi dokusu ve hatta kokusu içeri girdiğiniz anda sizi mest ediyor.

Üstelik İstanbul’da olsa el yakacak fiyatlara sahip olmasını beklediğiniz bir lokasyona konuşlanmış ve lüks bir ambiyansa sahipken euro’yu kendi kurumuza çevirdiğimiz zaman bile İstanbul’un daha pahalı kaldığı bir mekan olma özelliğiyle kendisini bana daha da çok sevdiriyor.

Tabii içeri giren ya da after work’te dışarıda masalarda içkilerini yudumlayan birbirinden şık İtalyan erkeklerini (evet, kadınlardan çok daha şık olduklarını söylemek zorundayım) izlemek de bir stil blogger’ı olarak benim için ayrı bir göz zevki. Gilli’ye gitmişken özellikle bir tiramisu yemeden kalkmayın. Tiramisu ile yıldızınız çok barışmıyorsa bile Gilli tiramisu’su favorileriniz arasına girecektir eminim.

Orta çağa dönüş yapılmalı: Trattoria Nerone

Gelelim hayatımda yediğim en iyi akşam yemeği top 5 listesine üst sıralardan giriş yapan bu restorana. Öncelikle uyarmalıyım, gidecek olursanız rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim. Üstelik akşam yemeği her saat servis edilmiyor, önceden saat konusunda bilgi edinmenizde fayda var.

Trattoria Nerone orta çağ dekorasyonuna sahip, dışarıdan minicik görünen ama içerisi oldukça geniş bir restoran. Üstelik menüsü de oldukça çeşitli. Biz kalabalık bir ekip olarak gittiğimiz için ben menüdeki farklı yemekleri tatma imkanı bulmuştum. Ama kesinlikle önereceğim ana yemek; bu yöreye özgü olan Florentine Steak olacak. Bu bir çeşit T-bone olan kırmızı et o kadar mükemmeldi ve pişimi de o kadar yerindeydi ki neden restoranı bu kadar meşhur kıldığı hakkında aklınızda en ufak bir soru işareti kalmıyor. Bifteğin yanında gelen fırında sarımsak soslu patates ise yine dillere destan.

Ayrıca restoranın tüm makarnaları da birbirinden güzel ve taze malzemelerle hazırlanmış; ev yapımı makarna şeklinde servis ediliyor. Özellikle restoranın spesiyallerinden Penne Alla Nerone’yi denemeden ayrılmayın.

Dondurmanın keyfi çıkarılmalı: Gelateria Santa Trinita

Aslında ben İtalyan tipi dondurmadansa daha ağdalı, Maraş tipi dondurmayı tercih edenlerdenim. Ama söz konusu Gelateria Santa Trinita olduğunda aynı şeyi söyleyemiyorum.

Burası Floransa’nın en meşhur dondurmacılarından biri. Tahmin edebileceğiniz gibi yüzlerce dondurmacı var ve aslında pek çoğu da ortalamanın üzerinde. Ama bu gelateria taptaze meyve ve sütlerle hazırlanmış, doğal ve tam 38 çeşit dondurmasıyla pek çok insan gibi benim de kalbimi fethetti.

Dondurmada biraz geleneksel davranıp genellikle alıştığımız lezzetlerden çikolata ve çilekli dondurmaları tercih ediyor olsam da Santa Trinita’da yediğim kahveli ve susamlı dondurmayı hayatımda yediğim en güzel dondurmaların arasında sayabilirim.

Dönüldüğünde herkese anlatılmalı: Gusta Pizza

Klasik İtalyan tipi pizzanın master’ı! Floransa’ya iki gidişimde de uğradığım ve bundan sonra da her seferinde uğrayacağımdan emin olduğum pizzacı! Menüde yalnızca 7 çeşit pizza seçeneği ve mevsime ya da güne göre spesiyaller oluyor.

Mekan oldukça basit döşenmiş olup içeride büyük ve uzun masalar yer alıyor. Odun ateşinde, taptaze ve organik malzemelerle pişen pizzanızı ve yanında servis ettikleri ev yapımı lezzetli şarabı tadarken; masanızı muhtemelen başkalarıyla paylaşmak durumunda kalacaksınız. Hatta bir masada oturuyorsanız şanslısınız; çünkü her daim o kadar kalabalık oluyor ki masa bulmak için biraz beklemek gerekebiliyor.

Dert etmeyin, pizzanızı ve şarabınızı alıp yakınlarda bir bankta da bu lezzetin keyfini çıkarabilirsiniz. Üstelik fiyat-kalite oranı o kadar tatmin edici ki her gün bu pizzacıya uğrama isteği yaratıyor.

Öncekilerle karşılaştırılmamalı: Mercato Centrale

Her şehirde mutlaka uğradığımız şehir pazarları turu elbette Floransa’da da devam etti. Duomo’ya çok yakın bir lokasyonda yer alan bu pazar iki katlı, dev bir alana kurulmuş.

Alt katı klasik bir pazar olan ve gözünüzün alabildiğine meyve, sebze, peynir ve et ürünlerinin bulunduğu, üst katında ise sıra sıra tatlıcı, kahveci, pizzacı hatta mini bir Eatlaly’nin yer aldığı bir cennet niteliğinde.

Her şeyin taze ve steril olması, aradığınız ve aramadığınız her türlü gıdaya ulaşabileceğiniz bu pazardan ayrılmadan mutlaka tadımlık peynir ve meyve – sebze almalısınız. Sonra da üst katını gezip bir yorgunluk kahvesi içmeniz şart!

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!