Yemek.com

Ferdi Carrefour’dan Modern Zamanlara Ağıt: “Ben Bu Yazıyı Diyetisyenlere Yazdım”

canan-karatay-fotograf

1933 Chicago doğumlu gururumuz Ferdi Carrefour, Yemek.com için yazdı.

Sabah kahvaltısında peynirin kibrit kutusu büyüklüğündeki kısmını ayırıp kalanını yiyen insanlardık, zeytini avuçla atmazdık ağzımıza belki ama bahsettiğiniz 3-4 taneyi de ciddiye almamız beklenemezdi. Bizim gibi insanları üzdünüz sevgili diyetisyenler. Kafamızı karıştırdınız; kalorisi yoktur, nasılsa kimse de yasaklamadı diye sehpayı, kombiyi yemeyi düşündürttüğünüz acı dolu zamanlar oldu. Mutlu musunuz?

Kendi aranızda hemfikir olup, bir çeşit manifesto yayınlasanız ona da razıydık, yapmadınız. Biriniz et yemeyin dedi, diğeriniz etten başka bir şey... Ekmek yiyene hasetle, kinle yaklaştınız; gururlarıyla oynadınız. Lahana suyu içen insana duyduğunuz saygının yarısını ekmek yiyene duymadınız, statü kaygınızı kaloriye vursak 5000 kilometrelik yürüyüşle ancak erir. Ağzında ekmek varken ağlamak çok kötü bir his, bilmezsiniz. Üstelik görüntü olarak da estetik değil. Hiçbir şeye değilse estetiğe saygınız olsaydı keşke, sadece onu önemseseydiniz. Kırdınız.

Anneleri evlenmeden önce 49 kilo olan, genel anlamda en fazla bi' 5 kilo fazlaya sahip insanlardık, üzdünüz sevgili diyetisyenler. Pazartesi sabah 9'da başlanıp, 11 civarı biten diyetlerin günahı sizin. Gece "şimdi yiyeyim, yarın sabah yeniden başlarım nasılsa "deyip sinsi sinsi, adeta bir yengeç gibi yanlayarak buzdolabının önüne aktığımızda yakalanmaktan korktuğumuz sevgilimiz, eşimiz değil sizdiniz. Raflarda ne var ne yok diye bakmak için eğildiğimizde "sana gece yemek yok demedim mi?" diyerek ensemize ekmek tahtasıyla, elektrikli süpürgeyle girişeceğinizi sanmanın ürkekliğinin hesabını hanginiz verecek? Siz hiç, evde çıtırtı duyunca ağzınızdaki lokmayı düşürdünüz mü? Ben bir kere düşürdüm. Kör oldum.

Haşlanmış lahana, haşlanmış tavuk eti, haşlanmış mısır, görüntü olarak rahmetli Bob Ross'u andırdığı için zaten mesafeli olduğumuz fakat sizin ısrarla haşlayarak yeyin dediğiniz brokoli, şekersiz çay, yağsız yoğurt... Size kalsa o aşk destanları Leylasız Mecnun, Tahirsiz Zühre, Adnansız Bihter, haşlanmış Behlül gibi olurdu muhtemelen, iyi ki edebiyat yapmamışsınız. Kalemininizden kalori damlardı. Bizden esirgediğiniz kalori.

Yine bir diyetin eşiğinden dönmüş, yine kendine yenilmiş, yine kafası karışmış biri olarak yazıyorum size bu satırları. Bir elimde hamburger köftesi var şu an mesela ve ağzım soğan halkalarıyla dolu. Dudaklarımın kenarı ketçap, mayonez... Halimi görseniz, çocuklarınıza "onunla oynamayın" diye tembih eder, katıldığınız TV programlarına götürüp allah diyen muhabbet kuşu muamelesi yaparak ona buna gösterirdiniz. Sağlık olsun. Ekmek yemiyorum en azından. Belki bu sizi biraz olsun mutlu eder. Tüm arkadaşlarıma seslenmek istiyorum yerinize:

"Allahını seven ekmek yemesin beyler!".

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
3 yorum yapılmış
2016-11-05 13:20:17
evet evet kesinlikle abarttılar. biz de bilmediğimizden inandık hepsine, kafamızı karıştırdılar.
2014-10-16 01:51:19
bir yazı yazıyorsanız önce araştırma yapın lütfen. bahsedilen hususlar diyetisyenlerden değil KENDİNİ DİYETİSYEN SANANLARdan kaynaklanıyor. Çelişki varsa bu yüzden. Yoksa gerçek bir diyetisyen kişinin HERHANGİ BİR ÖZEL HASTALIĞI YOKSA ekmek, et, süt, yumurta, sebze , meyve ... yasaklamaz. Diyet kişiyi aç bırakmak demek değildir kişinin ihtiyacı olan besin değerlerinin tam bir sekilde karşılanmasıdır. NE EKSİK NE FAZLA. o yüzden diyet bireyseldir. DİYETİ DİYETİSYEN YAZAR.
2014-10-15 12:16:06
Ben bu nedenle korkumdan iki kere diyetisyen randevusu iptal ettim şahsen. O buzdolabı önü atıştırmaların vicdan azabının da hiç bir şey yerini tutamaz...