Yemek.com

Fast Food Aşklara, Atanamayan Fuck Buddy’lere Selam Olsun!

tinder-match

Sizin nasıl alışkanlıklarınız var, bilmiyorum. Benim sıradan alışkanlıklarım olduğu kesin. Çoğu insanın benim alışkanlıklarımı ve huylarımı yaşadığımız döneme ait bulmadığını biliyorum ama normal karşılanmama durumundan zerre mutsuz değilim, sıradan alışkanlıklarımla sakin sakin yaşamaya alıştım.

Birçok insanın tersine zamansız, plansız olmayı seviyorum. Eskiden bulunduğum ortama uyum sağlamaya çalışırdım, sonra vazgeçtim ve merhaba “Alice’in Harikalar Diyarı”.

Hiçbir şey düşünmeden saatlerce gökyüzüne bakabilirim, bulutlardan şekiller çıkarıp kendi kendime gülebilirim, denizin kenarında dalgaları sayabilirim. Canımın istediği an ayakkabılarımı bir köşeye fırlatıp parkta sokak köpekleriyle sağa sola koşturabilir, onlarla kucaklaşabilirim, merhaba "saf sevgi"…

Sayısını unuttuğum kitapların arasından en sevdiğim kitabı seçip yazarın o sayfaları yazarken ne hissettiğini düşünebilir ya da kitaptaki karakterin yerine kendimi koyup “ben olsaydım ne derdim, ne yapardım” diye kendimi düşünürken bulabilirim.

Bunlar hepimizin yapabileceği şeyler biliyorum ama kimse mola vermek istemiyor ve nedense tuhaf olan ben oluyorum. Etrafımdaki herkes çok hızlı yaşıyor. Hep bir yerlere yetişmek zorundalar! İşe gidiyorlar, işten çıkıyorlar bir akşam salsa kursuna, öteki akşam spora gidiyorlar, ondan sonraki akşam kesin bir açılış ya da konser var. Mutlaka ya nefes terapisine ya da pilatese gidecekler, trendleri takip etmeden olmaz. Bir şeyler yapalım mı desen "ajandama bakayım, döneyim" diye cevap veren insanlar var. Yahu CEO musun, NATO Başkanı mısın hayırdır diyesim geliyor. Çok tuhaf değil mi?

Oysa bir büyüğümüz ne demiş...

Hayat siz plan yaparken başınıza gelenlerdir.

Yarın başımıza ne geleceğini (hele ki bu ülkede) bilmeden plan yapmak kadar kötü bir alışkanlık olamaz. İşte bu hıza, doyumsuzluğa ve plana alışan bir dolu insan da kendilerine sanal sürprizler yaratmak için uğraşıyor.

Nasıl mı?

Bu hayattaki en büyük sürpriz aşktır ve biz insanoğlu aşkı her yerde ararız. Önce şansımızı salsa kursunda deneriz, baktık salsa olmuyor, sağlıklı yaşamak için tüm gün nefes almayan bir plazadan çıkıp başka bir plazaya geçeriz ki spor yapalım belki arada aşık oluruz. Olmadı mı, o zaman biraz müzik dinleyelim canım, bu boşluğu yoksa nasıl kapatacağız. A, o da mı olmadı hadi bir açılışa gidelim de sosyalleşelim, yeni birileriyle tanışalım. Aşk bu, nereden geleceği belli olmaz ama değil mi?

Bir de üstüne dating aplikasyonu indirdin mi, tamamdır. Her gidilen yerde açılan online dating aplikasyonlarında, hiç tanımadığınız insanları sadece fotoğraflarına ve infosuna bakıp, iki - üç saniyede değerlendirip sağa sola fırlatarak belki aşkı bulursunuz… Sağa fırlattıklarınız belki bir merhaba der, sonra birlikte salsaya ya da konsere gidersiniz, eğlenirsiniz, sevişirsiniz.

Peki, ya sonra?

Hayat hızla akıyor, hiçbir şeyi kaçırmamalısınız. Beğenip sağa fırlattığınız daha çok kadın/erkek var, belki en iyisini bulabilirsiniz süper market ya burası, neden olmasın? Hem siz en iyisini hak ediyorsunuzdur. O yüzden hiç vakit kaybetmeden sabah ilk iş online dating aplikasonunu açıp bu arayışa hız katmanız gerekir.

İşte böyle böyle insanlar avucunuzun içinden sağa sola kayar ve bir bakmışsınız hala yalnızsınızdır. Peki sizce, neden? Hiç düşündünüz mü?

İşte bu yazı dizisi sizin için geliyor! Fast food aşıklar ve aşkı fast food tüketen insanlar, atanamayan fuck buddy’ler… Her hafta sizin için online dating aplikasyonlarında yaşanan aşk hikayelerini kaleme alacağım ama önce bana söz verin; siz de uzanıp bulutlardan şekiller çıkaracaksınız, sahile inip dalgaları sayacaksınız, o elinizden hiç düşürmediğiniz telefonu sessize alıp en sevdiğiniz kitabı baştan okuyacaksınız ve sadece kendinizle baş başa kaldığınız bu güzel anların keyfini çıkaracaksınız.

Anlaştık mı?

Pazartesi online dating dolandırıcılarını sizin için yazacağım. Bu yazıyı kaçırmamanızı tavsiye ederim. Dolandırılan kadınların başına gelenlere inanamayacaksınız. Beni sağa atın. Kıps. Kib, bye.

İZLE
Doyamayanlar için bir de videomuz var!
Belki bana “yan masa dinlenir mi, ne kadar ayıp” diyebilirsiniz, hiç sorun değil. Her ne kadar arkadaşınıza anlatıyor olsanız da içten içe anlattığınız şeyi herkesin duymasını istiyorsunuz, itiraf edin.