MENÜ

Yemek.com

YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Bayram Tatilinde İstanbul'u Adım Adım Gezmek İsteyenlere 11 Harika Rota

Bayram tatili gelmişken sizde de haliyle “ne yapsak, nerelere gitsek” gerginliği ufak ufak başlamıştır. Özellikle şehir dışına çıkamayacaklara, çeşitli aile ziyaretleriyle bütünleşeceklere önerilerimiz var. Çünkü koskoca bayram ev ev dolaşarak geçmez!

Bu mis tatil günlerini değerlendirmek, kaliteli zaman geçirmek için sıvadık kolları, çıkardık listeyi!

Şehrin en turistik meydanlarından büyüleyici hanlarına, gözü gönlü açacak mimari yapılardan doğaya dokunabileceğiniz bostanlara, korulara, kulüplere kadar pek çok şahane adresler burada:

En turistik olanıyla başlayalım: Eminönü Meydanı

flickr

Bayramda aileden, eşten dosttan fırsat kalmayıp şehir dışına çıkamıyorsanız siz de kendi şehrinizin turisti olun. Mısır Çarşısı’na gidin mesela, çeşit çeşit baharatlardan alın. Çarşının arkasındaki hanları keşfedin.

Coffeetopia’ya gidip bir kahve molası verin. Sonra çıkın oradan Yeni Camii’ye gidin, fotoğraf çekin. Meydandaki kuşlara yem verin. Karnınız mı acıktı? Köfteci Yaşar, Virgina Angus, Kral Kokoreç, Çiğ Köfteci Ali Usta ne güne duruyor! İlla nostalji yapacaksanız sahile yanaşın, Galata’nın eşsiz manzarası önünde balık ekmek yiyin.

Yoksa sen hala gitmedin mi: Büyük Valide Han

uzakrota

17.yüzyılda Kösem Sultan tarafından yaptırılan, James Bond’un aksiyonlu motosiklet sahnesiyle ününe ün ekleyen Eminönü’ndeki han fotoğrafçıların yeni rotası.

Siz de büyüleyici yarımada, Boğaz ve Galata manzarasına sahip çatısıyla artistik fotoğraflar çekebilir, uzun uzun bu güzelliği seyre dalabilirsiniz.

Mimari keşiflere çıkalım: Fener - Balat

ayasofyamuzesi

Vaktinde Balat’ın samimiyet kokan kahvaltı mekanlarını ve Balat’a gidenlerin mutlaka uğraması gereken mekanları sizlerle paylaşmıştık. Şimdi bu tarih kokan semtte görülmeye değer mimari yapıları sıralıyoruz. Çünkü söz konusu Fener-Balat rotasıysa keşfedilecek çok şey var, çok!

Cumbalı evler başta olmak üzere Fener Rum Patrikhanesi, Kırmızı Mektep olarak da bilinen, tarihi 1454 yılına dayanan Fener Rum Erkek Lisesi, Kariye Müzesi, hala ibadete açık olan Moğolların Meryemi Kilisesi’ni yazın bir kenara! Sonra İstanbul’daki en eski sinagog olan Ahrida Sinagogu, Maraşlı Rum İlköğretim Okulu, Sveti Stefan Bulgar Kilisesi, hayat ışığı anlamına gelen Or-Ahayim Yahudi Hastanesi’ni de mutlaka listeye eklemeli.

Huzur, biraz huzur: Fethi Paşa Korusu

otelkurdu

Kafa dinlemek, kalabalıktan uzaklaşmak, sessizliğin doyasına tadını çıkarmak hakkımız! Koru ve parklar da bu arzumuz için biçilmiş kaftan. Özellikle İstanbul’da Fethi Paşa Korusu gibi bir güzellik varken oraya doğru yol alabilirsiniz mesela!

Üsküdar’dan Kuzguncuk’a uzanan koruda yürüyüş yapabilir, Boğaz manzarasının tadını çıkarabilir, çimenlere uzanıp kitap okuyabilir ya da hemen yanı başınızdaki tesislerde çay molası verebilirsiniz.

Eski zamanlara giden bir geçit gibi: Hazzopulo Pasajı

ajanstabloid

İstiklal Caddesi’ndeki Aznavur Pasajı’nı bilen bilir. İşte hemen onun yanında minnacık bir girişi olan, girişinde de oyuncakların, aksesuarların, hatta seyyar içli köftenin satıldığı Hazzopulo Pasajı görülmeye değer. Çünkü içinde kocaman avlusu, kitapçıları, ikinci el kıyafetlerin, tasarım giysilerin satıldığı minik dükkanlar var.

Pasajı iyice kolaçan ettikten sonra Mustafa Amca Jeans’de oturup çay, Türk kahvesi içmeli. Tabureleri pek rahat olmasa da en sıcak sohbetler burada yapılıyor.

Pasajın arka kapısı da Pera’ya açılıyor, zamanınız bolsa Pera’daki güzellikleri, binaları, mekanları da keşfetmeli.

Söylemesek olmazdı: Adalar

mapio

Tatile gidemiyorsak tatilde gibi hissettiren adalarımız var! Pek çok turist ve tatilcinin akın edeceği Büyükada hariç diğer adalar önerimizdir.

Mesela sessizlik isteyen arkadaşlar Sedef Adası’nda bitebilir. Club Ada Sedef plajından denize girebilir, muhteşem manzaralar eşliğinde günü batırabilir.

Favorimiz Burgazada’ya öyle günü birlik gidilmez. En azından bir gün kalmalı. Kalpazankaya’yı keşfetmeli, Sait Faik Abasıyanık’ın şimdilerde müze olarak hizmet veren evini ziyaret etmeli, bir ada klasiği bisiklete binmeli. Sinem Dondurma’da krokanlı dondurma yemeli, Fincan Café’nin balıklarının tadına bakmalı.

Heybeliada’yı da es geçmek olmaz! Adanın en tepesine konumlanmış Ruhban Okulu’nu ziyaret etmeli. Endişeye mahal vermeyin, okul halka açık. Epey pedallayıp yorulduktan sonra; hem vintage ürünlerin satıldığı hem de bir kahve molası verip ağzınızı tatlandırabileceğiniz Luz Café&Shop’ta biraz oturup dinlenmeli. Kafenin yanındaki Evden Reçel isimli minik dükkandan leziz reçeller almalı. Borani, roka salatası, patlıcan salatası, ahtapot, iskorpit güveç gibi leziz mezeleri olan Heymola ise son durak olarak belirlenmeli.

Sanki İstanbul'da değilsin gibi: Kuzguncuk Bostanı

cizenbayan

Bu bayram, şehrin en dokunulmamış semtlerinden Kuzguncuk’u keşfetmek için büyük fırsat! Daha öncesinde mekanlarıyla andığımız bu tarih kokan semte, bu defa mahallelinin yıllardır sahip çıktığı bostan için gitmeli.

Mahallelinin dönemlik kurayla kendi küçük bahçelerine sahip olduğu, ekip biçtiği, sebzeler meyveler yetiştirdiği bu bostan 115 parsellik.

Neler var neler yok gördükten sonra kendinizi oracıkta çimlere atabileceğiniz, kitap okuyabileceğiniz, sohbet edebileceğiniz çim amfi de var.

Şehrin gürültüsünden doğanın orta yerine: Atatürk Arboretumu

adimda

Şehirden kaçışın bilindik adresi Belgrad Ormanları bir kez daha rotamızda. Bu kez koşup ter atmak, kalori yakmak yok, Atatürk Arboretumu’na gidip şahane atmosferi doyasıya yaşamak var.

Piknik yapmak, fotoğraf çekmek, bitki ve ağaçlarla haşır neşir olmak, kısacası doğaya dokunmak isteyenler böyle gelsin. Hem sonbahar kapıdayken ağaçlardaki renk geçişini yakından görmek bizce paha biçilemez.

Huzur bulurken 2000’e yakın bitki türünün yaşadığı arboretumda birçok şey de öğrenebilirsiniz çünkü her ağacın, her bitkinin, her çiçeğin önünde türleri yazıyor.

Günübirlik gidenin doyamadığı yer: Tuzla Yat Kulübü

tuzlayatkulubu

“Şehirdeki Gizli Cennet” motto'lu Tuzla Yat Kulübü, kendinizi Ege’de, Bozburun’da hissederek yelken yapabileceğiniz bir yer.

İlla yelken yapacaksınız diye bir şey yok tabii. Hafta sonları erken saatlerde başlayan açık büfe kahvaltıları şahane. Anne keki, yumurtalı ekmekler, ev poğaçaları, yöresel peynirlerle gününüzü gün edebilirsiniz. Bahçesinde yoga yapabilirsiniz. Lebiderya konumuyla ruhunuzu doyurabileceğiniz bu mekanda, tüm gün öyle sessiz sessiz otursanız bile olur.

Şehre dönmek istemezseniz kulübün apart evlerinde kalın. Zaten öyle kolay kolay ayrılabileceğiniz bir yer değil.

Yaza veda edemeyenlere: Kilyos ve Şile kıyıları

istanbulpropertyservices

İçinizde yazı öyle kolay kolay yedirtmeyenler, mavi serin sularla bir türlü vedalaşamayanlar varsa yanaşsın. Bayramda kendinizi atacağınız kumların, şezlongların adreslerini veriyoruz!

Plajların en eğlencelisi, en partileyeni Kilyos’taki Suma Beach sizi bir Çeşme’ye götürür, getirir.

Daha çok huzur arayanları ise yine Kilyos’taki Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından işletilen BurcBeach paklar.

"Hem kulaç atalım, hem de rakı balık yapalım” diyenleri ise direkt Uzunya Beach’e alalım.

Şile’den, Şile’nin yumuşacık kumundan, pek hırçın denizinden vazgeçmeyenlere ise Aqua Beach’i öneriyoruz.

Bu plajlar size hitap etmediyse; daha fazlasını şurada bulabilirsiniz.

Hayranlığın katlanarak artar: Küçüksu Kasrı

valentinadesantis

Boğaziçi’nde Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde yer alan kasır, 1996’dan bu yana müze olarak ziyarete açık.

Bu bayram gözü gönlü açmak isteyenlere duyurulur; kabartmalarına, süsleme motiflerine, havuzuna, merdivenine, sanat eserleriyle dolu oda ve salonlarına mest olacaksınız. Ortaköy Camii, Ihlamur Kasrı, Dolmabahçe Sarayı, Adile Sultan Kasrı gibi şahane yapıların da mimarı olan Nikoğos Baylan Kalfa’ya olan hayranlığınız artacak.

Ayrıca kasrın içindeki restoranda kahvaltı yapabilir ya da kahve molası verebilirsiniz.

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0 yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?