Akide Şekeri

Osmanlı'ya Uzanan Köklü Geçmişiyle: Akide Şekeri

Favorilerime
Ekle

Çocukluğunu özleyenlerin geriye dönüp baktığında ilk hatırladıkları arasında mendil içinde akide şekerleri mutlaka vardır. Anneannelerin, babaannelerin ve dedelerin torunlarını mutlu etmek için evdeki camlı büfede kapaklı zarif bir kase içerisinde sakladığı şekerlerdir onlar. Rengarenk, her daim lezzetli, torunlarının pek bir sevdiği.

Hele bayram geldi mi güzelce giyinip süslenip gidilen ziyaretlerde büyüklerin elleri öpülür, mis gibi kokan mendilin içinde verilirdi akide şekerleri. Kaç nesil o şekerler için heyecanlanarak büyüdü.

Bugünün çocukları da o tatlı heyecandan uzak kalmasın, çocukluğumuzun ağız tadı akide şekerini tanısın diye, akide şekerinin hikayesini anlattık bugün size.

Hep birlikte, afiyetle...

İçindekiler

  • İlk akide şekeri ne zaman yapıldı?

 
Akide Şekeri

Akide şekerinin hikayesi 16. yüzyıla kadar uzanır. Akide kelimesinin kökeni "akit" yani "bağlılık" demek. Bu bağlılık da Osmanlı'da devlete olan bağlılığın sunulması olarak ortaya çıkıyor ilk olarak. Eskiden "kelle şekeri" olarak da bilinen akide şekeri, her ne kadar son yüzyılda halktan büyük rağbet görse de ilk olarak yeniçerilerle meşhur oluyor.

Peki nasıl mı?

Osmanlı'da yeniçeriler ulufelerini almak üzere Topkapı Sarayı'na gelir. Her geldiklerinde de ikram edilen çorba, yemek ve zerdeyi ulufelerini aldıktan sonra yerler. Ulufelerini alan ve aldıkları tutardan memnun kalan yeniçeriler de padişaha olan bağlılıklarının (akitlerinin) devam ettiğini ifade etmek için akide şekeri ikram eder. Her ne kadar Yeniçeri Ocağı II. Mahmut tarafından 1826 yılında kapatılsa da Yeniçeriler tarihe akide şekerinin ününü artırmak gibi bir detayla da yazılıyorlar.

Ayrıca şuraya da küçük bir detay düşelim: 19. yüzyıla kadar top şeklinde yuvarlak olsa da 19. yüzyılla birlikte kesilip şekil verilerek bugünkü halini almış.

  • Akide şekeri nasıl yapılır?

Akide Şekeri

Çok basit bir lezzet gibi görünse de yapımı meşakkatlidir akide şekerinin. Aynı zamanda 500 yaşında bir şeker olduğu için yapımında yeni dokunuşlara da imza atılmış zamanla.

İlk olarak şekerin sıcak suyla eritilip yuvarlak mermer tezgahlar üzerine dökülerek şekil verilmesiyle yapılır akide şekeri.

Ardından lokumlarıyla ve akide şekeriyle ünü bugüne kadar gelmiş Hacı Bekir, farklı bir yorum getirir çocukluğumuzun mutluluk sebebine. Kelle yani akide şekerini havanla döver ve eritir ilk olarak. Ardından içine meyve özleri ve kuru yemişler karıştırıp elle yoğurur. Ortaya çıkan bu "hamuru" da uzun bir çubuk haline getirip yan yan (havuç keser gibi) keser. Akidenin bugünkü şekli ise daha sonra ortaya çıkacaktır.

Bir de mühürlü akideler vardır. Altıgen şeklinde ortası çukur ve o çukurlukta "Maşallah" yazan akidelere de mühürlü akide denir o zamanlar.

Şimdilerde ise daha farklı yapılıyor. Tercihen bakır kazan içinde suyla birlikte toz şekerinin kaynayıp içindeki suyun uçmasıyla pişirme başlıyor. Ardından içine bal, kuru yemiş, meyve parçacıkları gibi kişinin isteğine göre malzemeler ekleniyor ve soğumaya bırakılıyor. Soğumaya başlayan şeker macununa çubuk biçiminde şekil verilip macun, küçük parçalara ayrılıyor.

  • Akide şekeri nasıl saklanmalı?

Akide Şekeri
 
Sadece bayramlarda değil, mevlit, doğum, ölüm gibi diğer günlerde de misafirlere ikram edilen akide şekeri havaya pek dayanamıyor. Bu yüzden hava almayan, ağzı kapalı kutularda, tercihen de cam kavanozlarda saklamanız, şekerinizin ömrünü uzatır, bayramlarda minikleri sevindirir.

Bazı şeyler sadece yiyecek değil, bir kültürdür.

Mutfağın kültürü yok olmasın.

Afiyet olsun.


Doyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?