MENÜ

Yemek.com

YAZI GÖNDERMEK İÇİN
/

Şaşırtıcı Hikaye: 1 Ay Boyunca Şeker, Tahıl ve Süt Ürünü Tüketmeyen Kadın

Şimdiye kadar belki de hiç duymadığınız çok farklı bir denemeyle karşınızdayız bu kez.

Evet, bugüne kadar beslenme düzenini ve programını değiştiren ve çeşitli denemeler yapan birçok insanın ilham veren ya da şaşırtan hikayelerini paylaşmıştık sizlerle. 1 ay boyunca her gün boş mideye su içmeyi deneyen de vardı, 60 gün boyunca bıkmadan usanmadan Hindistan cevizi yağı tüketen de. Hatta çok zararlı olduğunu bildiğiniz şekeri hayatından 3 ay boyunca tümden çıkaran adamın ilhamı bol hikayesini de eminiz hatırlayacaksınız.

Ama bu kez yapılan denemenin kapsamı oldukça geniş. Kendi beslenme düzeni üzerinde nefis ama bir o kadar da zorlu bir deneme yapan Christine, hayatından sadece tek bir ürünü ya da ürün grubunu çıkarmıyor. Şekeri, alkolü, tahılları ve süt ürünlerini ve soyayı bırakıyor. Üstelik buna 1 ay boyunca devam ediyor.

Christine bu süreçte neler mi yaşıyor?

Buyurunuz, daha fazla merakta bırakmadan başlayalım.

Christine, hayatından memnun olmadığını fark edince beslenme düzenini değiştirmeye karar veriyor...

instagram

New York'ta yaşayan, yazarlık ve yoga eğitmenliği yapan, üstüne bir de iki çocuk annesi olan Christine, başlarda çok da kötü bir beslenme ya da egzersiz düzenine sahip değilmiş aslında. Düzenli olarak yoga ve meditasyon yapmaktan asla vazgeçmeyen, az da olsa sebze yemeye çalışan, obezlikle yakından uzaktan ilgisi olmayan bir insanmış.

Gelin görün ki kıyafetlerinin dar gelmeye başladığını, egzama nedeniyle cildinde kızarıklıklar oluştuğunu, ruhsal ve fiziksel olarak kendisini iyi hissetmediğini fark edince işler değişmiş. Çok daha geç olmadan bu gidişata bir son vermeye karar vermiş.

Bu kararı vermesinin nedeni de sadece kendinde hissettiği ve gördüğü olumsuzluklar değilmiş tabii. Christine'in aklının bir köşesinde hep ailesinin sağlık geçmişi, birçok yakınını kanserden, babasınıysa henüz 42 yaşındayken kalp krizinden kaybetmesi varmış.

Tüm bunlar bir araya gelince, Christine kendisi için oldukça zorlu olacak ama aynı zamanda birçok olumlu sonuç alacağı bir yola adım atmaya karar vermiş.

Karşısına çıkan çeşitli denemeleri uygulamaya çalışsa da olaylar hiç de istediği gibi sonuçlanmıyor...

christinemyu

Daha sağlıklı bir hayata adım atmak için kolları sıvayan Christine, yaptığı araştırmalar sırasında karşısına çıkan birçok yöntemi denemeye çalışmış. Mesela, en büyük bağımlılığı olduğunu düşündüğü şekeri bırakmaya karar vermiş önce ama uyguladığı tüm şeker detoksları maksimum 1 gün sürüyor, ardından kendini çikolata yerken buluyormuş.

Üstelik stres yaptıkça daha çok atıştırmalık yemeye, daha önce bir avuç yediği cipsi bir pakete çıkarmaya, kendini daha çok hamur işine ve pastalara vermeye başlamış.

Christine, uygun zamanı ve beslenme programını bulduğundaysa hayatı çok daha farklı bir hal almaya başlıyor...

redbookmag

Neyse ki başarısız denemelerinin onu pes ettirmesine izin vermeyen Christine, uzun araştırmaları sonucu kendisi için uygun ancak bir o kadar da zorlu olan bu beslenme programını buluyor. Bu programa göre hayatından şekeri, alkolü, tahılları, süt ürünlerini, bakliyatları, mısırı ve soyayı çıkarması gerekiyor. En azından 1 ay boyunca bu şekilde beslenme konusunda kesin kararını verdiğindeyse kolları sıvıyor ve hazırlıklarını yapıyor.

Christine yaptığı o hazırlıklarıysa şöyle anlatıyor:

"Diyete başlamadan önceki hafta sonu, şampiyonlar gibi yiyeceğim bir yemek planladım. Bu beslenme düzeninde her ana ve ara öğünde ne yiyeceğimi biliyordum. Baş ağrısı, susuzluk, yorgunluk gibi şeylere kendimi hazırladım. Kocamdan ve çocuklarımdan sessizce özür diledim."

Şeker, tahıl ve süt ürünleri kullanmadan geçirdiği ilk günler tahmin ettiğinden kolay geçiyor...

instagram

Evet, inanması güç olsa da azimli kadın, başladığı bu birçok şeyden yoksun beslenme düzeninin ilk haftasında neredeyse hiçbir sıkıntı yaşamamış. Christine, tahmin ettiğinden kolay geçirdiği bu sürede çokça moral depoladığını söylüyor ve ekliyor:

"İlk gün olaysız geçti. Sonra ikinci gün, üçüncü gün derken birinci haftayı atlatmıştım. Üçüncü ve dördüncü gün, bütün gün uyumak istememin dışında büyük bir olay yoktu. Baş ağrısı da yoktu. Canım hiçbir şey yemek istememişti. Bedenim ona nihayet iyi davrandığım için bana teşekkür ediyordu belki de."

Ancak Christine, yaşadığı zorlukları da tüm içtenliğiyle anlatmayı ihmal etmiyor...

instagram

"Onuncu günde bir 20 gün daha dayanıp dayanamayacağımı bilmiyordum. Tek yaptığım yemek, alışveriş, yemek hazırlama, yemek pişirme gibi özlediğim şeyleri düşünmekti. Bu kadarını kaldırabilecek kadar enerjim var mıydı?

Sadece bu da değil, 30 günlük yolculukta tek başımaydım.

Ben tavuk, kavrulmuş sebze ve yumurta yerken kocam ve çocuklarım makarnaları, pizzaları, tatlıları, pastaları yemeye devam ediyordu. Önceden hazırladığım kesilmiş meyveler, havuçlar, dilimlenmiş dolmalık biberler beni yemek planına odaklı tutuyordu ama onların yemeklerinden tatmamayı kendime sürekli hatırlatıyordum."

Ve mutlu son: Christine, 30 günlük zorlu denemesinin sonuçlarını bir bir almaya başlıyor!

instagram

"30 günün sonunda daha önce hiç hissetmediğim kadar iyi hissediyordum kendimi. Kan şekerim ve enerji düzeyim daha dengeliydi ve artık eskisi kadar susamıyordum. Şeker veya atıştırmalık istemiyordum. Düşüncelerim daha açıktı ve kendimi daha berrak hissediyordum. Kıyafetlerim tam da istediğim gibi duruyordu. Egzamam tamamen geçmemişti ama kızarıklıklar gözle görülür derecede azalmıştı.

Bir ay boyunca sağlıklı yemekler yediğim için şeker ve karbonhidrat bağımlılığım kalmamıştı. Kendime güvenim artarken stresim azalıyordu ve yaşamımdaki duygusal iniş çıkışlarla başa çıkmanın yolunu bulmuş gibiydim. Daha önce düşündüğümden daha dayanıklı olduğumu öğrendim. Yeme şeklimi değiştirerek kendimi daha çok seveceğim hiç aklıma gelmezdi."

Christine, istediği sonuçları aldığı bu 1 aylık sürecin ardından beslenme düzeninde ufak oynamalar yapmayı da ihmal etmiyor tabii...

instagram

1 ay boyunca birçok yiyecekten mahrum bıraktığı vücudunu bu sürecin ardından biraz daha özgür bırakıyor ve ara ara kaçamaklar yapmayı ihmal etmeyeceğini, pasta ve hamur işlerinden sonsuza kadar uzak durmayacağını söylüyor Christine ve ekliyor: "Bundan sonra da 'gerçek' yemekleri hayatıma daha çok dahil edeceğim ve buna uygun programlar yaparak ailemi de bu işe dahil edeceğim. Kendim ve ailem için en iyisini yapmak için uzun süredir sahip olduğumdan daha güçlüyüm."

Ne diyelim, öyle herkesin uygulamaya cesaret edemeyeceği bir düzeni sağlıkla, mutlulukla tamamlayan Christine'e bizden de kocaman alkışlar.

Söylemeden geçmeyelim, bu ve benzeri uygulamaları yapmadan önce kendinizi çok iyi tanımalı ve doktorunuzdan mutlaka tavsiye almalısınız. Aksi halde, beklediğiniz güzel sonuçları almak yerine sağlığınızı tehlikeye atabilirsiniz, aman diyelim.

Kaynak: redbookmag

İZLEDoyamayanlar için bir de videomuz var!

Yorumlar

0 yorum yapılmış

Vallahi Bırakmayız, Bir Tabak Daha?